Prof. Dr. Öztürkmen, son yağışlarla birlikte bölgede yaklaşık 70 milimetre civarında bir su birikiminin oluştuğunu belirterek, bunun sevindirici olduğunu ifade etti. Yağışların henüz uzun yıllar ortalamasına ulaşmadığını dile getiren Öztürkmen, buna rağmen mevcut durumun tarım açısından umut verdiğini vurguladı.
Yağışların hem yeraltı sularını beslediğini hem de bitkisel üretim için önemli bir can suyu niteliği taşıdığını kaydetti.
Soğuk hava tarım için gerekli
Soğuk havanın tarımsal üretim açısından bir riskten ziyade gereklilik olduğuna dikkat çeken Öztürkmen, birçok bitkinin sağlıklı gelişimi ve verim artışı için belirli bir süre soğuğa ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Kar yağışının toprak yüzeyinde örtü oluşturarak don riskini azalttığını ifade eden Öztürkmen, bölgede aşırı düşük sıcaklıklar yaşanmadığı sürece tarımsal açıdan ciddi bir zarar beklemediğini belirtti.
Sebze üreticilerine uyarı
Yağış ve soğuk havanın meyvecilik açısından risk oluşturmadığını, bitkilerin uykuda olduğu bu dönemin meyve bahçeleri için olumlu geçtiğini dile getiren Öztürkmen, yeni filizlenen sebzeler ve hububat için ise dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Toprak neminin artmasının mantari hastalıkları tetikleyebileceğini vurgulayan Öztürkmen, sebze üreticilerinin yapraklarda renk değişimi ve gövdede yumuşama gibi belirtileri yakından takip etmesi gerektiğini ifade etti.
Ezbere gübrelemeden kaçınılmalı
Bitki bağışıklığının güçlendirilmesinin önemine değinen Öztürkmen, aşırı yağışların topraktaki gübreyi yıkayabileceğini, soğuk havanın ise bitkinin besin alımını yavaşlattığını söyledi. Bu nedenle ezbere gübrelemeden kaçınılması, toprak analizi yapılması ve toprak ısınana kadar gübre uygulamasının ertelenmesi gerektiğini belirtti. Yağışlarla havadaki azotun toprağa karıştığı yönündeki yaygın inanışın bilimsel olarak gübreleme ihtiyacını ortadan kaldırmadığını da sözlerine ekledi.
Planlı üretim ve iklime uyum vurgusu
Öztürkmen, drenaj sistemlerinin açık tutulmasının, planlı sulama yapılmasının ve iklime uyumlu tohumların tercih edilmesinin önemine dikkat çekti. Tarımsal sigortanın da artık zorunluluk haline geldiğini ifade eden Öztürkmen, iklim koşullarındaki ani değişimlerin dikkate alınarak üretim planlaması yapılmasının çiftçilerin kârlılığını doğrudan etkileyeceğini söyledi. Tarımda atılacak doğru adımların verimi artıracağını, yanlış uygulamaların ise sezon başında çiftçiyi zarara sokabileceğini vurguladı.




