Türkiye, 6 Şubat 2026 tarihinden itibaren sınır ötesi e-ticarete yönelik yeni kısıtlamaları yürürlüğe sokmaya hazırlanıyor. Resmi gerekçe “vergi kaybını önlemek ve yerli üreticiyi korumak” olarak açıklansa da, yurt dışından düşük tutarlı alışveriş yapan vatandaşlar için düzenlemenin ciddi mağduriyet yaratacağı belirtiliyor.

7 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre, posta veya hızlı kargo yoluyla getirilen ticari olmayan ürünlerde uygulanan 30 avroluk gümrük muafiyeti tamamen kaldırılacak. Böylece bugüne kadar küçük tutarlı alışverişlerde uygulanan vergisiz alışveriş imkânı sona erecek.

Karar, Türkiye’de e-ticaret sektörünün rekor büyüme yaşadığı bir dönemde alındı. Resmi verilere göre sektör, 2023 yılında yüzde 115 artışla 57,47 milyar dolarlık hacme ulaşırken, 2024’te yaklaşık 90 milyar dolara çıktı. Bu rakamlar, Ticaret Bakanlığı, ETİD ve TOBB iş birliğiyle düzenlenen E-Ticaret Haftası’nda kamuoyuna açıklandı.

Yeni düzenlemeye göre yalnızca ilaçlar ve gıda takviyeleri, tek gönderide 1500 avroyu aşmamak şartıyla gümrük muafiyetinden yararlanabilecek. Bunun dışındaki tüm ticari olmayan ürünler, tutarı ne olursa olsun tam gümrük vergisine tabi tutulacak.

Vergi oranları da dikkat çekiyor. Avrupa Birliği ülkelerinden gelen ürünlere yüzde 30, diğer ülkelerden yapılan alışverişlere ise yüzde 60 gümrük vergisi uygulanacak. Kitaplar ve bazı kültürel ürünler için ayrıca yüzde 20 ek vergi öngörülüyor. Düzenleme, başta Shein ve Temu olmak üzere uluslararası e-ticaret platformlarından yapılan küçük siparişleri doğrudan etkileyecek.

“Esnaf Korunuyor” tartışması

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, muafiyetin kaldırılmasını yerli esnaf ve sanayici açısından olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Avdagiç, yurt dışından gelen ucuz ürünlerin iç piyasada haksız rekabet yarattığını savundu.

Başakşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Firas Şabbu ise devletin bu düzenleme ile, düşük vergili ya da muaf gönderiler nedeniyle her yıl kaybedildiği belirtilen milyarlarca liralık vergi gelirini telafi etmeyi hedeflediğini ifade etti. Şabbu, kararın uluslararası ticaret anlaşmaları ihlal edilmeden alındığını vurguladı.

Ancak eleştiriler, düzenlemenin esas yükünü yine tüketicinin sırtına bindirdiği yönünde yoğunlaşıyor. Uzmanlara göre, özellikle düşük gelir grubundaki vatandaşların uygun fiyatlı ürünlere erişimi zorlaşacak, küçük alışverişler dahi yüksek vergi yüküyle karşılaşacak.

Tüketici ne kazanıyor?

Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte, yurt dışından yapılan alışverişlerde fiyatların ciddi şekilde artması bekleniyor. Vergi kaybını önleme gerekçesi öne çıkarılsa da, düzenlemenin vatandaşın alım gücü üzerindeki etkisi tartışma konusu olmaya devam ediyor. Sektör temsilcileri, e-ticaret hacminin 2026’da 100 milyar doları aşmasının beklendiğini belirtirken, tüketiciler için “ucuz alışveriş” döneminin fiilen sona erdiği yorumları yapılıyor.