Uzun ve yoğun bir sınav sürecini geride bırakan adayları tebrik eden Özvar, tercih döneminin sınav kadar önemli olduğuna işaret ederek gençlere ilgi ve yetenekleri doğrultusunda karar vermeleri çağrısında bulundu.

Doğru yapılmış bir tercihin güçlü bir başlangıç noktası, nitelikli bir eğitim çevresi ve mesleki hayata hazırlanmak için önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Özvar, "Bugün vereceğiniz karar elbette hayatınızın bütün safhalarını belirlemeyecek. Ancak doğru yapılmış bir üniversite tercihi size güçlü bir başlangıç noktası, nitelikli bir eğitim çevresi ve mesleki hayatınıza hazırlanabileceğiniz değerli fırsatlar sunar." dedi.

"Tercihinizi sadece bugüne göre yapmayın"

Dünyada çalışma hayatının büyük bir dönüşümden geçtiğini belirten Özvar, yapay zekâ, biyoteknoloji, kuantum teknolojileri, siber güvenlik, yeşil dönüşüm, dijital üretim ve finansal teknolojiler gibi alanların yeni meslekleri ortaya çıkardığını söyledi.

Bugün üniversite tercihi yapan bir gencin yaklaşık 40 yıllık çalışma hayatına hazırlandığını ifade eden Özvar, bu süreçte teknolojilerin değişeceğini, bazı mesleklerin ortadan kalkacağını ve çok sayıda yeni çalışma alanının ortaya çıkacağını dile getirdi.

Bu nedenle adayların tercih yaparken yalnızca mezuniyet sonrasında hangi işi yapacaklarını değil, seçecekleri programın kendilerine değişen şartlara uyum sağlayabilecek bilgi, beceri ve yetkinlik kazandırıp kazandırmayacağını da sorgulamaları gerektiğini vurgulayan Özvar, "Tercihinizi aceleyle, yalnızca çevrenizde duyduğunuz görüşlere veya o yıl popüler görünen programlara bakarak yapmayın. Kendinizi tanıyın, programları dikkatle inceleyin ve uzun vadeli düşünün." çağrısında bulundu.

"Yükseköğretimi geleceğe hazırlıyoruz"

Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda kapsamlı bir dönüşüm süreci yürüttüklerini belirten Özvar, yükseköğretim sistemini değişen teknoloji, üretim modeli ve iş gücü ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırdıklarını söyledi.

"Sizleri yalnızca bugünün değil geleceğin dünyasına hazırlayacak bir yapı kuruyoruz. Geleceğin dünyasında en değerli diploma, kendini sürekli geliştirebilen insanın sahip olduğu birikim olacaktır." diyen Özvar, Türkiye yükseköğretiminin 208 üniversitesi ve yaklaşık 7 milyon öğrencisiyle güçlü bir akademik ekosistem oluşturduğunu, üniversitelerin araştırma, girişimcilik ve üretim kapasitesiyle gençlere küresel ölçekte rekabet edebilecek bir eğitim ortamı sunduğunu ifade etti.

"Diploma tek başına yeterli değil"

Çalışma hayatında artık yalnızca diploma sahibi olmanın yeterli olmadığını belirten Özvar, iş dünyasının alan bilgisinin yanı sıra deneyim, takım çalışması, problem çözme, dijital yetkinlik ve iletişim becerilerine sahip mezunlar beklediğini söyledi.

Bu doğrultuda kısa süreli stajlar yerine bir veya iki dönem süren iş yeri temelli eğitim modelini yaygınlaştırdıklarını ifade eden Özvar, öğrencilerin eğitimlerinin önemli bir bölümünü işletmelerde, fabrikalarda, sağlık kuruluşlarında, laboratuvarlarda ve kendi alanlarıyla ilgili kurumlarda geçirdiğini belirtti. Gaziantep, Konya, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara'da yürütülen pilot uygulamanın 185 program ve yaklaşık 120 bin öğrenciyi kapsadığını kaydeden Özvar, organize sanayi bölgesi meslek yüksekokullarının mezunlarında istihdam oranının yüzde 90'ın üzerine çıktığını söyledi.

"Ön lisans programlarını da mutlaka değerlendirin"

Robotik sistemlerden siber güvenliğe, dijital üretimden enerji, sağlık, savunma sanayisi, ilaç üretimi, akıllı tarım ve lojistiğe kadar birçok alanda nitelikli teknik insan kaynağı ihtiyacının hızla arttığını belirten Özvar, adaylara güçlü uygulama altyapısına sahip ön lisans programlarını da dikkatle değerlendirmeleri çağrısında bulundu.

"Önemli olan programın süresi değil, kazandırdığı bilgi, beceri, deneyim ve çalışma hayatıyla kurduğu ilişkidir." diyen Özvar, geleceğin üretim dünyasında nitelikli teknikerlerin kritik roller üstleneceğini vurguladı.

"Ailelere çağrı, yurt dışına gideceklere uyarı"

Yurt dışında eğitim görmeyi planlayan adaylara da seslenen Özvar, tercih edilecek üniversitenin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınıp tanınmadığının eğitime başlamadan önce mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, tanınmayan yükseköğretim kurumlarından alınan diplomalara denklik verilmesinin mümkün olmadığını hatırlattı. Ayrıca hiçbir üniversite veya program için önceden "denklik garantisi" verilemeyeceğini vurguladı.

Ailelere de önemli mesajlar veren Özvar, çocukların tercihlerini geçmiş dönemlerin meslek algısına göre değil ilgi ve yeteneklerine göre şekillendirmelerine destek olunması gerektiğini belirterek, "Gençlerimizi dinleyelim; rehberlik edelim fakat baskı kurmayalım." çağrısında bulundu.

Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Özvar, "Sizler yalnızca kendi geleceğinizi değil Türkiye'nin geleceğini de inşa edecek kuşaksınız. Biz sizlere güveniyoruz. Hayalleriniz büyük olsun." ifadelerini kullandı. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA