Kuruluş süreci 1945 yılında Londra’da kabul edilen sözleşmeyle başlamış, 1946 yılında resmen hayata geçirilmiştir.

Merkezi Paris’te bulunan UNESCO; Genel Konferans, Yürütme Konseyi ve Sekreterlik olmak üzere üç ana organdan oluşur.

Kuruluş amacı nedir?

UNESCO’nun temel amacı; eğitim, bilim ve kültür alanlarında uluslararası iş birliğini güçlendirmek ve ülkeler arasında yakınlaşmayı sağlamaktır. Bu kapsamda dünya barışına katkı sunmak hedeflenir.

Kuruluş, üye ülkelerde oluşturulan millî komisyonlar aracılığıyla çalışmalarını yürütür ve faaliyetlerini koordine eder.

Görevleri nelerdir?

UNESCO’nun başlıca görevleri arasında eğitimde fırsat eşitliğini desteklemek, bilimsel iş birliklerini geliştirmek, kültürel mirası korumak ve iletişim alanında gelişimi teşvik etmek yer alır.

En bilinen görevlerinden biri, dünya genelindeki önemli kültürel ve doğal varlıkları “Dünya Mirası” listesine alarak koruma altına almasıdır.

Yapısı ve işleyişi

UNESCO’nun en üst karar organı olan Genel Konferans, üye devletlerin temsilcilerinden oluşur ve iki yılda bir toplanır. Bu konferans, kurumun bütçesini belirler ve çalışma programlarını onaylar.

Yürütme Konseyi 58 üyeden oluşur ve alınan kararların uygulanmasını denetler. Sekreterlik ise Genel Direktör yönetiminde faaliyet gösterir ve teknik çalışmaları yürütür.

Türkiye’nin unesco’daki yeri

Türkiye, UNESCO sözleşmesini imzalayan ilk 22 ülke arasında yer alır. 20 Mayıs 1946 tarihinde sözleşmeyi onaylayan Türkiye, örgütün erken dönem üyelerinden biridir.

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 25 Ağustos 1949 tarihinde kurulmuş ve Türkiye’deki resmi temsilcilik görevini üstlenmiştir.

Dünya mirası ve türkiye

UNESCO, dünya genelinde önemli tarihi ve doğal alanları koruma altına alır. Türkiye’de de bu listeye giren birçok önemli değer bulunmaktadır.

Bunlardan bazıları şunlardır:

  • İstanbul Tarihi Alanları

  • Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası

  • Hattuşa

  • Nemrut Dağı

  • Safranbolu Şehri

  • Troya Antik Kenti

  • Göreme Millî Parkı Ve Kapadokya

  • Pamukkale-Hierapolis

Bu alanlar, hem kültürel hem de doğal mirasın korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Muhabir: Ramazan Karaman