Dünya Altın Konseyi'nin (World Gold Council) yayımladığı son rapor, merkez bankalarının altın rezervlerindeki değişime ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koydu. Rapora göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk beş ayında gerçekleştirdiği toplam 81 tonluk net altın satışıyla, dünyada en fazla altın satan merkez bankası oldu.
Raporda, TCMB'nin mayıs ayında gerçekleştirdiği 3 tonluk satışla birlikte yılbaşından bu yana toplam net satış miktarının 81 tona ulaştığı belirtildi. Aynı dönemde Rusya Merkez Bankası'nın da 34 tonluk net altın satışı gerçekleştirdiği kaydedildi.
Dünya genelinde ise merkez bankalarının altına ilgisinin sürdüğü görüldü. Verilere göre, mayıs ayında merkez bankaları rezervlerine toplam 41 ton net altın ekledi. Altın alımlarında Polonya ve Çin ön plana çıktı.
Polonya Merkez Bankası, mayıs ayında 18 ton altın satın alarak en fazla alım yapan ülke oldu. Böylece ülkenin yılbaşından bu yana gerçekleştirdiği net altın alımı 64 tona, toplam altın rezervi ise 614 tona yükseldi. Polonya'nın uzun vadede altın rezervlerini 700 tona çıkarmayı hedeflediği ifade edildi.
Çin Merkez Bankası da mayıs ayında 10 ton altın alımı gerçekleştirerek rezervlerini üst üste 20'nci ay artırdı. Çin'in 2026 yılı toplam altın alımı 25 tona ulaşırken, resmi altın rezervlerinin yaklaşık 2 bin 331 ton seviyesinde olduğu belirtildi.
Orta Asya ülkeleri de altın rezervlerini artırmaya devam etti. Özbekistan mayıs ayında 9 ton altın alarak yılın ilk beş ayında toplam 33 tonluk alıma ulaşırken, Kazakistan aynı dönemde rezervlerine 20 ton net altın ekledi. Singapur ise Eylül 2025'ten bu yana ilk kez aylık bazda rezerv artışına giderek mayıs ayında 4 ton altın satın aldı.
Dünya Altın Konseyi'nin 2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Araştırması'na göre, merkez bankalarının altına yönelik ilgisi güçlü şekilde devam ediyor. Araştırmaya katılan merkez bankalarının yüzde 89'u küresel altın rezervlerinin önümüzdeki 12 ay içinde artacağını öngörürken, yüzde 45'i kendi altın rezervlerini artırmayı planladığını bildirdi. Bu oran, araştırmanın gerçekleştirilmeye başlandığı tarihten bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu.





