Ramazan ayında beslenme düzeninin doğru planlanmasının hem metabolizma sağlığı hem de günlük yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Diyetisyen Hatice Tepe, özellikle sahur öğününün gün içerisindeki kan şekeri dengesi açısından kritik rol oynadığını vurguladı.
"Sahuru atlamak metabolizmayı olumsuz etkiliyor"
Diyetisyen Tepe, "Sahur öğününü atlamak gün içerisinde kan şekeri dalgalanmalarına, halsizlik ve baş dönmesine neden olabilir. Bu durum uzun vadede metabolizma üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Bu nedenle sahurda yumurta, peynir, yeşillikler, 2-3 dilim tam buğday ekmeği ve sağlıklı yağlar içeren dengeli bir öğün tercih edilmesi, gün boyu tokluk hissinin korunmasına yardımcı olacaktır." dedi.
"Ana yemeğe kontrollü şekilde geçilmesi sindirim sağlığı açısından önemlidir"
İftar öğününde yapılan en önemli hatalardan birinin hızlı ve aşırı yemek tüketimi olduğunu belirten Diyetisyen Tepe, iftara hafif besinlerle başlanması gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti:
"İftarda öncelikle su, hurma veya hafif iftariyelikler ve çorba ile başlangıç yapılmalı, ardından birkaç dakika ara verilmelidir. Bu ara, sindirim sisteminin hazırlanmasına yardımcı olurken aynı zamanda aşırı kalori alımını da önlemektedir. Ana yemeğe kontrollü şekilde geçilmesi sindirim sağlığı açısından önemlidir."
Kızartma, aşırı yağlı ve hamur işi ağırlıklı yemeklerin yerine sağlıklı pişirme yöntemleriyle hazırlanan yemeklerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Tepe, bu tür beslenme alışkanlıklarının hem kilo kontrolü hem de sindirim sistemi sağlığı açısından koruyucu olduğunu kaydetti.
"İftar ile sahur arasında 8-10 bardak su tüketilmeli"
Ramazan ayında sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Tepe, iftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketilmesinin vücut dengesi açısından önemli olduğunu söyledi. Tepe, "Uzun süre susuz kalındığı için iftar ile sahur arasında en az 8-10 bardak su tüketilmesini öneriyoruz. Suyun tamamını iftarda bir anda tüketmek yerine, zamana yayarak ve yudum yudum içmek sindirim sistemi açısından daha faydalı olacaktır." ifadelerini kullandı.
"Gebeler mutlaka doktora danışmalı"
Gebelikte uzun süreli açlık ve susuzluğun anne ve bebek sağlığı açısından risk oluşturabileceğini ifade eden Tepe, "Gebelerin oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir. Uzun süre aç ve susuz kalmak bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle uzman görüşü alınmadan karar verilmemelidir." dedi.
"Gıda israfına karşı dengeli sofralar kurulmalı"
Ramazan ayında gıda israfına da dikkat çeken Tepe, uzun süreli açlığın ardından gereğinden fazla yemek hazırlanmasının hem sağlık hem de kaynak kullanımı açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirtti. Ramazan sofralarının daha dengeli, yeterli ve sağlıklı şekilde planlanması gerektiğini vurgulayan Tepe, bu yaklaşımın hem vücut sağlığının korunmasına hem de gıda israfının önlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Tepe, Ramazan boyunca dengeli ve bilinçli beslenmenin bağışıklık sisteminin korunması, enerji seviyesinin sürdürülebilmesi ve genel sağlığın desteklenmesi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, vatandaşlara sağlıklı ve dengeli bir Ramazan geçirmeleri tavsiyesinde bulundu.




