Sağlık

Ramazan'da doğru beslenmenin 3 temel kuralı

Ramazan ayında sahur, iftar ve iftardan sonraki sürecin doğru planlanmasının önemine dikkat çeken Diyetisyen Pelin Ceceli, protein ağırlıklı beslenme, yeterli su tüketimi ve dengeli tabak modelinin sağlıklı bir oruç süreci için belirleyici olduğunu söyledi.

Abone Ol

Batman'da İLKHA mikrofonuna değerlendirmelerde bulunan Diyetisyen Pelin Ceceli, Ramazan ayında yapılan beslenme hatalarına karşı uyarılarda bulundu.

Sahurdan iftara, su tüketiminden fiziksel aktiviteye kadar birçok konuda önemli tavsiyeler paylaşan Ceceli, kan şekerinin dengede tutulmasının sağlıklı ve konforlu bir Ramazan için temel şart olduğunu vurguladı.

Uzun süren açlık ve susuzluk nedeniyle metabolizma hızında değişimler yaşanabileceğini belirten Ceceli, bilinçsiz ve dengesiz beslenmenin hem kilo kontrolünü zorlaştırabileceğini hem de halsizlik, baş ağrısı ve sindirim problemlerine yol açabileceğini ifade etti.

Ramazan ayında doğru besin seçimi, porsiyon kontrolü ve öğün planlamasının büyük önem taşıdığını dile getiren Ceceli, özellikle sahurun atlanmaması gerektiğinin altını çizdi.

"Sahur mutlaka yapılmalı"

Ceceli, "Ramazan ayında üç ana noktaya mutlaka dikkat edelim. Sahur, iftar ve iftardan iki saat sonrası. Oruç tutacak herkes mutlaka sahura kalkmalı. Sahurda protein içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. Yumurta, süt, yoğurt ve tuzsuz peynir gibi besinleri tüketmeye özen gösterelim." ifadelerini kullandı.

Pelin Ceceli

"İftarı hurma ve çorbayla açın, ara verin"

İftarda hızlı ve kontrolsüz yemenin en büyük hatalardan biri olduğuna dikkat çeken Ceceli, şunları kaydetti:

"İftarı bir hurma ve bir kase çorba ile açtıktan sonra 10–15 dakika ara vermek sindirimimiz için oldukça kıymetlidir. Ardından tabağımızda çeşitliliğe önem vermeliyiz. Sebze, protein ve tam tahıllardan zengin bir tabak hazırlamanızı öneririm. Aşırı yağlı, tereyağlı ve kızartılmış yiyecekler yerine tencere yemekleri, ızgara ya da fırın yemekleri tercih edilmelidir. Protein tüketimine dikkat ederken sebzeyi ihmal etmemeliyiz. Çoğu zaman protein ve karbonhidrata odaklanıp sebzeyi geri planda bırakıyoruz; oysa tabağımızda mutlaka sebze de yer almalıdır."

"İftardan iki saat sonra ara öğün yapılabilir"

İftardan sonraki sürecin de doğru planlanması gerektiğini belirten Ceceli, "İftardan iki saat sonra bir avuç çiğ kuruyemiş, kuru meyve veya taze meyve tüketilebilir. Haftada bir-iki gün canımız çok tatlı istediğinde sütlü tatlılara yer verilebilir. Yürüyüş de çok önemlidir. İftardan yaklaşık iki buçuk saat sonra hafif tempolu bir yürüyüş yapmak hem fiziksel aktiviteyi artırır hem de enerji harcamamıza yardımcı olur." dedi.

"İftar ile sahur arasında en az 2 litre su"

Sıvı tüketiminin önemine vurgu yapan Ceceli, "İftar ile sahur arasında en az 2 litre, yani yaklaşık 10 su bardağı su içilmesini öneriyorum. Bu dönemde sıvı kaybını en aza indirmek çok önemlidir. İftarda yapılan en büyük hatalardan biri, uzun süren açlığın ardından yemeğe çok hızlı başlamaktır. Çoğu zaman besinleri yeterince çiğnemeden hızlıca tüketiyoruz. Bunun yerine daha yavaş ve dengeli ilerlemek gerekir. İftarı çorba ve hurmayla açıp verilen kısa ara sindirim sistemimiz için oldukça faydalıdır." şeklinde konuştu.

"Kan şekerini dengede tutmak en önemli nokta"

Sahurun metabolizma üzerindeki etkisine de değinen Ceceli, "Sahur önceliğimiz olmalıdır. Sahur, metabolizmamızı gün içinde oruca hazırlar. Bu süreçte yeterli su içmek ve protein açısından zengin beslenmek önemlidir. Aksi takdirde kas kaybı yaşanabilir. Son olarak en önemli noktalardan biri kan şekerini dengede tutmaktır. Kan şekeri ne kadar dengede olursa, Ramazan ayını o kadar sağlıklı ve konforlu geçiririz. Bu üç temel noktaya özellikle dikkat edelim." ifadeleriyle sözlerini tamamladı.