İTTİHADUL ULEMA Fetva Kurulu, ortak kesilen kurbanlarda niyet birliği şartına ilişkin kamuoyunda merak edilen soruyu yanıtladı. Kurul tarafından yapılan açıklamada, özellikle Hanefî mezhebine göre ortak kurbanlarda ortakların niyetinin önem taşıdığı belirtildi.

Kurulun açıklamasında, Hanefî mezhebine göre ortaklaşa kesilen bir kurbanda ortaklardan birinin yalnızca et elde etmek veya ticari amaçla hayvana ortak olması durumunda diğer ortakların kurban ibadetinin de geçersiz olacağı ifade edildi.

Buna karşın akika, nezir, hedy, ceza kurbanı veya herhangi bir sebebe bağlı olmaksızın sünnet niyetiyle kesilen hayvanlarda niyet birliği şartının aranmadığı kaydedildi.

Fetvada, Hanefî mezhebine göre ibadetlerde niyet farklılığının esas itibarıyla mekruh kabul edildiği, bu nedenle aynı sebeple yedi kişinin ortak kurban kesmesinin daha uygun olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca Hanbelî ve Şafiî mezheplerinin görüşlerine de yer verildi. Bu mezheplere göre ortaklardan birinin et niyetiyle kurbana katılmasının diğer ortakların ibadetine zarar vermeyeceği belirtildi.

Kurul, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Hanbelî ve Şafiîler, kurban kesenin niyetinin bir başkasının niyetine etki etmeyeceği görüşündedir” ifadelerine yer verdi.

Fetvada şu ifadeler yer aldı;

Hanefî mezhebine göre ortaklaşa kesilen kurbanlarda taraflardan biri salt et yemek veya satmak maksadıyla hayvana ortak olursa geriye kalanların kurbanı geçersiz olur.

Ancak akika, nezir, hedy, ceza veya herhangi bir sebebe bağlı olmaksızın sünnet olarak kesilen hayvanlarda niyet birliği şart değildir.

Bununla birlikte Hanefilere göre esas itibariyle ibadet olsa da niyet farklılığı mekruhtur; asıl olan aynı sebeple yedi kişinin bir kurbana ortak olmasıdır.

Hanbelî ve Şafiîler ise kurban kesenin niyetinin bir başkasının niyeti üzerine etki etmeyeceği görüşünü benimseyerek, yedi kişiden birinin et maksadıyla hayvana ortak olmasının diğerlerinin niyetine zarar vermeyeceğini belirtir (Şirbînî, Muğni'l-Muhtâc V, 566).