Mersin Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kıraat Anabilim Dalı Öğr. Gör. Dr. Muzaffer İnneci, Kur'an-ı Kerim eğitiminin temelinin ailede başladığını vurguladı.

İnneci, bir çocuğun bir konunun ne kadar önemli olduğunu en çok aile ortamında gördükleri üzerinden anladığını belirterek, Kur'an-ı Kerim ile zaman geçirilen bir ev ortamının çocuğun zihninde kalıcı bir değer oluşturduğunu söyledi.

"Anne baba Kur'an-ı Kerim ile zaman geçirirse, evde Kur'an gündelik hayatın bir parçası olursa, çocuk bunun hayatın önemli bir parçası olduğunu anlar. Böyle bir ortamda yetişen çocuğun Kur'an-ı Kerim eğitimi konusunda ayrıca bir nasihate ihtiyacı kalmaz." ifadelerini kullandı.

Kur'an-ı Kerim eğitimi tüm eğitim kademelerinde yer almalı

Kur'an-ı Kerim eğitiminin sadece belirli alanlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten İnneci, eğitimin tüm eğitim kademelerinde yer almasının önemine dikkat çekti.

Anaokulundan başlayarak ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite dahil tüm eğitim süreçlerinde Kur'an-ı Kerim'in yer alması gerektiğini ifade eden İnneci, bunun gençlerin dini bilinç kazanmasında önemli bir rol oynayacağını söyledi.

İnneci, "Bütün eğitim ve öğretim kademelerinde Kur'an-ı Kerim eğitimi önemli bir parça olmak zorundadır. Eğer gençlerimizin Kur'an-ı Kerim ile güçlü bir bağ kurmasını istiyorsak, bu eğitimin sistemli şekilde verilmesi gerekir." dedi.

Osmanlı örneği ve eğitim vurgusu

İnneci, geçmiş dönem eğitim sistemlerine de atıfta bulunarak Osmanlı dönemindeki uygulamaların dikkat çekici olduğunu söyledi.

Eline geçen bir eğitim müfredatı örneğinden bahseden İnneci, ilkokul seviyesindeki öğrencilerin Kur'an-ı Kerim'i yüzünden, tecvid ve mahreç kurallarına uygun şekilde okuyabildiğini ifade etti.

İnneci, "Birinci sınıf öğrencisi otuzuncu cüzün tamamını yüzünden akıcı bir şekilde okuyabiliyordu. Bu sadece dini bir okul değil, genel eğitim sisteminin bir parçasıydı." dedi.

Farklı mesleklerden dünya çapında hafızlar

İnneci, Kur'an-ı Kerim kıraati alanında dünya çapında başarı elde eden bazı isimlere de değinerek, bu kişilerin yalnızca din alanında değil, farklı mesleklerde de önemli konumlarda yer aldıklarını söyledi.

İnneci, kıraatinde öne çıkan isimler arasında yer alan Mısırlı çocuk doktoru Dr. Ahmet Naina'nın, aynı zamanda uluslararası kıraat yarışmalarında dereceler elde ettiğini belirtti.

Bir diğer örnek olarak da Kur'an-ı Kerim mühendisi Abdurrahman Sadien'i hatırlatan İnneci, Sadien'in de Kur'an-ı Kerim kıraati alanında dünya çapında tanınan hafızlar arasında yer aldığını ifade etti.

İnneci, bu örneklerin Kur'an-ı Kerim eğitimine küçük yaşta ve doğru yöntemle başlanması halinde, farklı meslek gruplarından da son derece güçlü, yetenekli ve kıraat alanında zirveye ulaşmış hafızların yetişebileceğini gösterdiğini vurguladı.

"İyi hoca ile başlayan eğitim kalıcıdır"

Kur'an-ı Kerim eğitiminde ilk öğrenmenin kritik bir aşama olduğunu vurgulayan İnneci, doğru hocadan alınan eğitimin kalıcılığı artırdığını söyledi.

İlk öğrenmenin yanlış olması durumunda bunun sonradan düzeltilmesinin zor olduğunu ifade eden İnneci, özellikle kıraat eğitiminde "fem-i muhsin" olarak ifade edilen doğru ve güzel okuyuşa sahip hocaların önemine dikkat çekti.

İnneci, "İlk eğitim çok önemlidir. Yanlış öğrenilen bir bilginin sonradan düzeltilmesi zor olur. Bu yüzden iyi bir hocadan başlamak en doğru yoldur." dedi.

Kıraat ilmi ve icazet geleneği

Kıraat ilminin İslami ilimler içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten İnneci, bu alanın güçlü bir isnat zinciri ve icazet geleneğiyle günümüze ulaştığını söyledi.

Kıraat ilminin Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi vesselleme kadar uzanan bir silsile ile aktarıldığını ifade eden İnneci, bu yapının eğitime güven ve ciddiyet kazandırdığını belirtti.

İnneci, "Bütün ilimlerde bir isnat zinciri vardır. Ancak kıraat ilmi Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi vessellem'den başlayarak Hazreti Cebrail'e ve oradan da Allah'ın kelamına dayanan bir silsile ile aktarılır." ifadesini kullandı.

Teknoloji ve Kur'an-ı Kerim eğitimi

Teknolojik gelişmelerin eğitim süreçlerine önemli katkılar sunduğunu belirten İnneci, yapay zeka ve mobil uygulamaların Kur’an öğreniminde destekleyici araçlar olarak kullanılabileceğini ifade etti.

Kur'an-ı Kerim okuma ve öğrenme süreçlerini kolaylaştıran dijital uygulamaların faydalı olduğunu söyleyen İnneci, buna rağmen temel eğitimin mutlaka bir hoca nezaretinde olması gerektiğini vurguladı.

İnneci, "Teknoloji faydalı ama yeterli değildir. Özellikle kıraat eğitiminde iyi bir hoca eşliğinde öğrenim şarttır." dedi.

"Kur'an-ı Kerim sadece bilgi değil, ahlak ve edep kazandırır"

Kur'an-ı Kerim eğitiminin sadece okuma becerisi kazandırmadığını ifade eden İnneci, aynı zamanda ahlaki gelişim açısından da önemli bir rol oynadığını söyledi.

Öğrencilerin yalnızca bilgi değil, edep, ahlak ve davranış biçimini de hocalarından öğrendiğini belirten İnneci, bu yönün eğitimin en önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti.

Son olarak İnneci, "Biz hocalarımızdan sadece ilim değil, edep ve güzel ahlak da öğreniriz. Kur'an-ı Kerim eğitimi bu yönüyle çok daha geniş bir anlam taşır." şeklinde konuştu.

Kaynak: İLKHA