Küresel haydut Trump yönetimine ve Pentagon’a 3 trilyon doların üzerinde haraç niteliğinde bütçeler aktaran Suud krallığı ve Körfez emirlikleri, saldırı anında "stratejik ortakları" tarafından kaderine terk edildi. ABD’nin bölgedeki savunma sistemlerinin sadece işgalci siyonistleri korumak için programlandığı, Müslüman halkların yaşadığı toprakların ise saldırılara açık bırakıldığı görüldü.

"AMERİKA BİZİ TERK ETTİ" İTİRAFI

Saldırıların ardından El Cezire ekranlarına yansıyan ifadeler, Batı'ya karşı İslam ülkelerinin uyanışı gerçekleşecek mi sorularını akla getirdi. Üst düzey bir Suudi yetkilinin yaptığı şu açıklama, batı kuklası yönetimlerin düştüğü zilleti özetler nitelikteydi:

"Amerika bizi terk etti! Savunma sistemlerini sadece İsrail'i korumaya odakladılar. Kendi askeri üslerine ev sahipliği yapan biz Körfez ülkelerini ise füzelerin ve İHA'ların insafına bıraktılar."

BÖLGE DİKEN ÜSTÜNDE: BATIYA SIĞINANLAR FÜZE YAĞMURUNA TUTULDU!

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte petrol tesislerinin vurulmasıyla sarsılan Riyad yönetiminin yanı sıra; Dubai, Abu Dabi ve Doha’da da patlama sesleri yankılandı. Kuveyt’te sirenler susmazken, halk büyük bir panik içerisinde sığınaklara akın etti. Yıllardır ümmetin birliği yerine emperyalizmin gölgesine sığınanların, fırtına koptuğunda sığınacak bir liman bulamadığı bir kez daha tescillenmiş oldu.

ABD-SİYONİST REJİMİN İRAN SALDIRILARI

Siyonist rejim ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.

İran da siyonist rejimin yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

ABD-siyonist rejim saldırılarında İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Seyit Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili şehit oldu.

İran Kızılayı, ülkeye yönelik bombardımanlarda 555 kişinin şehit olduğunu, 747 kişinin yaralandığını duyurdu.