Gazze Şati Mülteci Kampı'nda başlayan hayatı, hapis, sürgün, siyasi mücadele ve savaşlarla şekillenen Heniyye, HAMAS Siyasi Büro Başkanlığı'na kadar yükselerek Filistin direnişinin en etkili isimlerinden biri oldu.
Dünya Müslümanları ve Filistin halkı bugün, şehadetinin ikinci yılında yalnızca bir siyasi lideri değil ömrünü Filistin davasına adamış, mücadelesiyle milyonlarca insanın hafızasında yer edinen bir önderi anıyor.
Filistin direniş hareketinin önemli isimlerinden İsmail Abdüsselam Ahmed Heniyye, 31 Temmuz 2024'te İran'ın başkenti Tahran'da gerçekleştirilen suikast sonucu şehit edildi. Heniyye, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın yemin törenine katılmak üzere Tahran'daydı. Heniyye, geride sabır, kararlılık ve Filistin davasına adanmış bir mücadele mirası bıraktı.
"Ebu'l-Abd" künyesiyle tanınan Heniyye, hayatı boyunca Filistin davasının siyasi, diplomatik ve toplumsal alanlarda savunuculuğunu yapan bir isim olarak öne çıktı. Onun hayatı, mültecilik, kuşatma, hapis, sürgün ve savaşlarla şekillenen Filistin tarihinin önemli bir bölümünü yansıttı.
Mülteci kampından liderliğe uzanan hayat
İsmail Heniyye, 29 Ocak 1962 veya 1963'te Gazze Şati Mülteci Kampı'nda dünyaya geldi.
Ailesi, 1948'de yaşanan Nekbe sırasında Filistin'in Al-Cura bölgesinden (bugünkü Askalan) sürülerek Gazze'ye yerleşmek zorunda kaldı.
Mülteci kampında geçen çocukluğu, Filistin halkının yaşadığı sürgün ve mahrumiyetlerle iç içe oldu.
Heniyye, küçük yaşlardan itibaren işgalin ve kuşatmanın etkilerini yaşayarak büyüdü.
UNRWA okullarında başlayan eğitim hayatını Gazze İslam Üniversitesi'nde sürdürdü. Arap Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Heniyye, üniversite yıllarında öğrenci hareketleri içerisinde aktif rol aldı.
Gençlik yıllarında başlayan mücadele
1987 yılında başlayan Birinci İntifada döneminde Filistin siyasi hareketleri içinde daha aktif hale gelen Heniyye, aynı yıl kurulan HAMAS'ın ilk kadroları arasında yer aldı.
Filistin davasına bağlılığı nedeniyle siyonist rejim tarafından birçok kez alıkonuldu.
1988 ve 1989 yıllarında hapis cezalarına çarptırılan Heniyye, 1992 yılında yüzlerce Filistinliyle birlikte Lübnan'a sürgün edildi.
Sürgün döneminin ardından Gazze'ye dönen Heniyye, HAMAS'ın kurucu liderlerinden Şeyh Ahmed Yasin'in en yakın çalışma arkadaşlarından biri oldu.
Şeyh Ahmed Yasin'in özel kalem müdürlüğünü yapan Heniyye, hareketin siyasi çizgisinin şekillenmesinde önemli görevler üstlendi.
HAMAS'ın siyasi yüzü ve Filistin yönetimindeki rolü
2006 yılında gerçekleştirilen Filistin yasama seçimlerinde HAMAS'ın elde ettiği başarı sonrası İsmail Heniyye, Filistin Başbakanı olarak görevlendirildi.
Heniyye, görevi boyunca ağır ambargo, siyasi baskılar ve kuşatma altında yönetim sorumluluğunu üstlendi. Gazze'nin ekonomik ve insani krizlerle karşı karşıya kaldığı dönemde halkla iç içe bir yönetim anlayışı sergiledi.
Onun döneminde Gazze'de sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlerin devam ettirilmesi için çalışmalar yürütüldü.
Heniyye, siyasi mücadele ile toplumsal sorumluluğun birlikte yürütülmesi gerektiğini savundu.
Kendisini anlatan en önemli ifadelerden biri şu sözleri oldu: "Bir elimizle okullar ve hastaneler inşa ederken, diğer elimizle işgale karşı direnmeye devam edeceğiz."
Siyasi Büro Başkanlığı ve diplomasi dönemi
İsmail Heniyye, 2017 yılında HAMAS Siyasi Büro Başkanlığı görevine seçildi. Bu dönemle birlikte hareketin uluslararası temaslarında daha görünür bir rol üstlendi.
Doha merkezli çalışmalar yürüten Heniyye; bölge ülkeleri, İslam dünyası temsilcileri ve uluslararası aktörlerle temaslarda bulundu.
Filistin meselesinin dünya kamuoyunda daha fazla gündeme gelmesi için siyasi ve diplomatik girişimlerde bulundu.
Heniyye, bir yandan Filistin halkının haklarını savunurken diğer yandan ateşkes, esir takası ve insani yardım görüşmelerinde önemli roller üstlendi.
Aksa Tufanı sürecinde liderlik
7 Ekim 2023'te başlayan Aksa Tufanı süreci ve ardından Gazze'ye yönelik saldırılar, Heniyye'nin liderliğinin en kritik dönemlerinden biri oldu.
Gazze'de yaşanan ağır saldırılar, yıkım ve insani kriz karşısında Heniyye, Filistin halkının yanında durmaya devam etti. Savaşın en ağır günlerinde yaptığı açıklamalarla halkına sabır ve kararlılık çağrısı yaptı.
2024 yılında üç oğlu ve torunlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda aile ferdinin saldırılarda şehit edilmesi, Heniyye'nin yaşadığı en büyük acılardan biri oldu.
Ancak Heniyye, kişisel kaybına rağmen mücadelesinden vazgeçmedi. O süreçte yaptığı açıklamalar, Filistin halkının hafızasında yer etti:
"Evlatlarımızı kaybettik ama davamızı değil. Kan, zaferin en sadık şahididir."
Bu sözleri, onun için mücadelenin sadece siyasi bir tercih değil, inandığı bir dava olduğunu gösteren ifadeler olarak değerlendirildi.
Şehadet: Bir liderin ardından kalan miras
31 Temmuz 2024'te Tahran'da gerçekleştirilen suikast sonucu şehit edilen Heniyye'nin ölümü, Filistin halkı ve dünya Müslümanları arasında büyük yankı uyandırdı.
Heniyye'nin cenaze töreni Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleştirildi. Törene çok sayıda siyasi lider, temsilci ve binlerce kişi katıldı. Filistin bayraklarıyla yürüyen kalabalıklar, Heniyye'ye veda etti.
Onun şehadeti, Filistin davasına adanmış bir ömrün son halkası olarak değerlendirildi.
Heniyye'nin İran İslam İnkılabı eski Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamaney ile vedalaşması sırasında söylediği belirtilen şu sözleri de son mesajları arasında yer aldı:
"Gitmek bir şeydir ama yeni biri mutlaka gelir."
Bu ifade, mücadelenin kişilerle sınırlı olmadığı, bir dava anlayışının nesiller boyunca devam edeceği yönündeki mesajı olarak yorumlandı.
"Geri dönmeyin" mesajı
İsmail Heniyye'nin hayatı boyunca verdiği en güçlü mesajlardan biri kararlılık ve sabır oldu.
"Bu yol kolay değil ama hak yoldur. Yürümeye devam edin. Sakın geri dönmeyin." sözleri, onun siyasi anlayışının temelini oluşturan ifadeler arasında gösterildi.
Heniyye, Filistin halkının yaşadığı acıları yalnızca anlatan değil, bu acıların içinde yaşayan bir lider olarak tanındı. Mülteci kampından başlayan hayatı, Filistin siyasi hareketinin en üst noktalarından birine uzandı.
Filistin davasında sembolleşen isim
İsmail Heniyye'nin mirası, siyasi mücadele, sabır, diplomasi, direniş ve Filistin davasına bağlılık kavramlarıyla anılıyor.
O, yalnızca bir siyasi lider değil zor zamanlarda halkının yanında duran, ailesini ve kendisini bu davanın bir parçası olarak gören bir önder olarak hatırlanıyor.
Şehadetinin ardından Heniyye'nin adı, Filistin sokaklarında bir hatıra ve mücadele sembolü olarak yaşamaya devam ediyor.




