Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler, özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerle birlikte dünya ekonomisini doğrudan etkilemeye devam ediyor. Enerji arzında yaşanan belirsizlikler, ticaret maliyetlerindeki yükseliş ve bunun Türkiye ekonomisine yansımaları iş dünyasının gündeminde ilk sıralarda yer alıyor. Bu kritik süreçte genç girişimcilerin nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiği de ayrı bir önem taşıyor.

GENÇ HAKSİAD Başkanı Olcay Aral

Biz de tüm bu gelişmeleri, sahadaki yansımalarını ve genç iş insanlarına düşen sorumlulukları, GENÇ HAKSİAD (Hak Sanayici ve İşadamları Derneği) Gençlik Kolları Başkanı Olcay Aral ile konuştuk.

Soru 1: Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeleri ve bunun küresel etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cevap 1: Son dönemde Hürmüz Boğazı'nda ABD-siyonist israilin İran'a yönelik saldırıları neticesinde yaşanan gelişmeler, küresel ticaret ve enerji arzı açısından kritik bir süreci işaret etmektedir. Bir aydan uzun süredir Gemi geçişlerine yönelik kısıtlamaların gündemde olması, yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte ekonomik etkiler doğurmaktadır.

Soru 2: Bu süreçte uluslararası aktörlerin rolü ve siyasi sorumlulukları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Cevap: Bölge ülkeleri başta olmak üzere uluslararası alanda ABD-Siyonist İsrail'e baskı uygulanmalı ve bu savaşı sonlandırmaları sağlanmalıdır.

Trump-Netanyahu şahsi kaprisleri ile tüm dünyanın yaşam standartlarını bozmaktadır.

Soru 3: Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin ekonomik etkileri ve Türkiye'ye yansımaları nasıl olacak?

Cevap: Hürmüz Boğazı, dünya enerji arzının ana damarlarından biridir. Bu hatta yaşanacak her türlü aksama, petrolün daha zor ve daha maliyetli taşınması anlamına gelmektedir. Nitekim bu durumun etkileri şimdiden piyasalara yansımış durumda petrol fiyatlarında artış, lojistik maliyetlerinde yükseliş gözlemlenmeye başlanmıştır. Sürecin uzaması halinde yalnızca enerji değil, üretimden tüketime kadar tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarında ciddi artışlar kaçınılmaz olacaktır.

Türkiye'nin ithalata dayalı bir ekonomik yapısı olduğu için dışa bağımlı bir ülke olması sebebiyle bu tür gelişmelerden doğrudan etkilenmesi söz konusudur. Akaryakıt maliyetlerindeki artış, üretim maliyetlerini, dolayısıyla nihai ürün fiyatlarını artıracaktır.

Örneğin geçen hafta plastik sektöründe çok ciddi fiyat artışları oluşmuştur, diğer sektörlerinde fiyat artışına geçeceği öngörülmektedir. Bu durum sanayiciden esnafa, sade vatandaşın günlük yaşamına kadar geniş bir etki alanı oluşturacaktır. Bu süreci hafife almak mümkün değildir.

Soru 4: Bu süreçte devletin ve iş dünyasının nasıl bir yol haritası izlemesi gerekir?

Cevap: Hükümetin bu süreci iyi yönetmesi ve iş dünyasına yönelik sübvanse edeceği çalışmaları yapması gereklidir.

Özellikle genç iş insanlarının mevcut dönemi doğru okuması büyük önem arz etmektedir.

İçinde bulunduğumuz süreç, rastgele kararlarla ticaret yapılabilecek bir dönem değildir. Nakit yönetiminin korunması, borçlanma kararlarının dikkatle değerlendirilmesi ve maliyetlerin anlık olarak takip edilmesi gerekmektedir. Eski alışkanlıklarla hareket etmek, bu yeni ekonomik gerçeklikte ciddi riskler barındırmaktadır. Yani işlerimizde Muhasebe ve Finansı iyi yönetebilmeliyiz.

Tedarik zinciri ve stok yönetimi bu süreçte kritik başlıklar arasında yer almaktadır. İşletmelerin ne aşırı stok yaparak finansal kaynaklarını kilitlemesi ne de ürün temininde zorluk yaşayacak seviyeye düşmesinin riskine girmemelidirler. Özellikle enerjiye bağlı ürün gruplarında maliyet artışlarının devam etmesi muhtemeldir. Bu nedenle alternatif tedarik kanallarının oluşturulması ve planlı hareket edilmesi zorunluluk haline gelmiştir.

GENÇ HAKSİAD Başkanı Olcay Aral

Soru 5: Kriz dönemlerinde ortaya çıkan fırsatlar ve riskler nasıl yönetilmeli?

Cevap: Öte yandan, kriz dönemleri aynı zamanda önemli fırsatları da beraberinde getirmektedir. Piyasada oluşan boşluklar, hazırlıklı ve doğru analiz yapan girişimciler için yeni alanlar açmaktadır. İthal ürünlerin zorlaşması yerli üreticiyi öne çıkarırken, kur artışları ihracat açısından avantaj sağlayabilmektedir. Ancak bu fırsatlar plansız adımlarla değil, stratejik ve hesaplı yaklaşımlarla değerlendirilebilir.

Ticarette cesaret, belirsizlik ortamında gözünü kapatarak hareket etmek değil, riskleri analiz ederek doğru zamanda doğru adımı atmaktır. Mevcut dönemde yapılacak hataların telafisi zor olabilir. Bu nedenle her adımın bilgiye ve analize doğru bir fizibiliteye dayalı olması gerekmektedir.

Kriz dönemlerinde ortaya çıkan fırsatçılıklara da dikkat çekmek isterim. Fahiş fiyat uygulamaları ve toplumun zor durumundan faydalanma anlayışı ne ticari etikle ne de değerlerimizle bağdaşmaktadır.

Ticaretin temeli; Helâl kazanç, dürüstlük, sözünde durmak ve güven inşa etmektir. Unutulmamalıdır ki, maddi kayıplar telafi edilebilir, ancak güven kaybı çoğu zaman geri kazanılamaz.

Ahlaklı bir duruş ve Ahlaklı bir tüccar HAKSİAD gençliğinin temelini oluşturur.

Ticaretin de büyüdüğü gibi çevresindeki gençlerin elinden tutan, destek olan ve hayırlı çalışmalarda da öncülük eden olacaktır.

Soru 6: HAKSİAD Gençlik'in hedefleri ve genç iş insanlarına önerileriniz nelerdir?

Cevap: HAKSİAD Gençlik Kolları olarak hedefimiz; Okuyan, analiz eden, risk yöneten ve aynı zamanda ahlaki değerlerinden taviz vermeyen bir genç iş insanı profili oluşturmaktır. Gençlerimizin sadece izleyen değil, sahada aktif rol alan bireyler olması gerektiğine inanıyoruz. HAKSİAD Gençlik olarak her zaman genç girişimcilerin yanında olacağız.

Önümüzdeki süreç zorlu olacaktır. Ancak zorlu dönemler, güçlü ve basiretli iş insanlarını ortaya çıkarır.

Aslında bizim nesil şanslıdır çünkü bizden önceki büyüklerimiz finans okuryazarlığını çok iyi başardılar. Kendi işlerinde çok zor şartlarda ve kısa zamanda büyük başarılar elde ettiler. Biz HAKSİAD gençler olarak büyüklerimizin tecrübesine, deneyimine ve bilgisine başvurarak bu şansımızı iyi değerlendirmeliyiz.

Bu nedenle gençlerimize son olarak şunu söyleyebilirim.

Daha dikkatli, daha hesaplı, yapılacak yatırımlarda işin uzmanları ile istişare ve danışmayı da uygulayarak ama aynı zamanda cesur olmalarıdır. Korkmadan, ancak bilinçli adımlarla ilerlemeleri büyük önem taşımaktadır. Başarı ve büyüme beraberinde gelecektir inşallah.