Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Levent Ödemiş, mezuniyet töreni sonrası yaptığı değerlendirmede hukuk eğitiminin zorlu ancak öğretici bir süreç olduğunu belirtti. Adaletin her zaman eşitlik anlamına gelmediğini ifade eden Ödemiş, hukukçuların hakkı gözeten, vicdanlı ve topluma örnek bireyler olması gerektiğini söyledi. Ayrıca Gazze'de yaşanan insan hakları ihlallerine ve uluslararası hukukun işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ödemiş, gençlere hukuk fakültesini tavsiye etti.

Levent Ödemiş
Okulun okunmasından kazanılmasına kadarki süreçten bahseden Ödemiş, “Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisiydim. Bugün Elhamdülillah mezun olduk. Dört yıllık bir yolculuğun sonuna geldik. Bahsettiğim gibi üniversite dört yıllık bir üniversite, dört yıllık bir bölüm. Tabii meşakkatli bir yolculuktu bizim için. Kimi zaman üzüldük, kimi zaman sevindik. Sınav dönemlerimiz zorlu geçiyor. Hukuk fakültesi malumdur, dersleri zor olan, kitapları kalın olan bir bölüm. Okuması, kafa yorması, anlaması ve yorumlaması zor bir bölüm. Tabii bugün biz bunu bitirdiğimiz için Elhamdülillah mutluyuz bu noktada. Bir noktaya vardığımızın bir göstergesidir bu. Bugün mezuniyet töreni belki ama bizim için biliyoruz ki yeni başlangıçların bir öncüsüdür bu.” dedi.
Adalet kavramının haklıya hakkını teslim etmek olduğunu belirten Ödemiş, “İnşallah Rabbim bu dakikadan sonra adaletin hak yolda tecelli etmesi için bizleri de sebep kılar. İnşallah adaletin bir nebze bile olsa yerini bulmasında bir imzamız olur. Adalet kavramı, herkesin belki kendi içinde farklı yorumlayacağı bir şey. Belki lügatte bunun bir karşılığı da var. Fakat adalet kavramı, haklıya hakkını teslim etmektir aslında. Her zaman, her ortamda eşitliği sağlamak adalet değildir.” şeklinde konuştu.
Eşitlik kavramını örneklendirerek açıklayan Ödemiş, “Adalet kavramını çok güzel bir örnek var bu konu hakkında. Mesela iki tane kardeş var. Kardeşlerden birisi sakat, yürüyemiyor. Diğer kardeşin ise herhangi bir sıkıntısı, sağlık problemi yok. Gün geldiğinde bunlar sırayla ekmek almaya gidecekler. Eşitlikten bahsedecek olursak, bunların sırayla ekmek almaya gitmesi, markete gitmesi eşitliktir. Fakat birinin sakat olduğu durumunu da göz önüne alırsak bu adalet değildir. Ne yapılacak? Devamlı birisi gidecek. Yani aslında adalet, her şartta eşitliği sağlamak değildir. Olması gereken durumda eşitliği sağlamaktır. Şartların eşit olduğu yerlerde eşitliği sağlamaktır. Onun dışında duruma göre, olaya göre farklı yorumlanabilir.” ifadelerini kullandı.
Avukatlık mesleğinin sadece maddi değil, uhrevi olarak da düşünülmesi gerektiğinin altını çizen Ödemiş, şunları söyledi:
“Biz bugün mezun olduk. İnşallah bu bölüme dair meslekleri icra edeceğiz. Bunun için çaba göstereceğiz. Tabii ki fakülteyi bitirdikten sonra hâkimlik, savcılık sınavları var, avukatlık sınavları var. Kaymakam olabilirsin, devletin önemli yerlerinde yönetici olabilirsin. Tabii burada aslında topluma bir rol model de olabilirsin. Çünkü sen tabiri caizse rafta bir insansın. Millet sana bakarak bir şeyleri yorumlayacak. Sen bugün adaletin temsilcisiysen, sana bakarak adaleti yorumlayacaklar. İnşallah biz de yapmış olduğumuz meslekte, örnek veriyorum avukatlık olabilir, hak yolda hakkı savunarak devam etmek istiyoruz. Millete yardım etmek istiyoruz. Bu işin sadece maddi menfaat değil de uhrevi anlamda da insanların kurtuluşuna vesile olacak şekilde onlara yardımcı olmak istiyoruz.” dedi.
Gazze'de yaşanan zulme karşı sessizliğe tepkisini dile getiren Ödemiş, “Gazze'de yaşanan insani kriz hepimizin malumudur. israilin orada yıllardır, geçmişten beri gelen zulmü söz konusu, katliam ve soykırım söz konusu, hukuk diliyle söyleyecek olursak. Tabii bu durumda uluslararası hukukun devreye girmesi gerekiyor. Nedir? Avrupa Birliği hukukudur, uluslararası sözleşmelerdir gibi bu tür sözleşmelerin aslında biz çok da uygulanmadığını görüyoruz. Madem uygulanmıyor, neden var o zaman? Bunun amacı nedir? Avrupa Birliği mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi mesela bu konuda hiç mi takipçi olmuyor? Oradaki soykırımı nasıl görmezden gelebiliyoruz?” şeklinde konuştu.

Müslüman kardeşlerinin bu bölümleri tercih etmesi gerektiğini vurgulayan Ödemiş, “Hukuk gerçekten okunması zevkli, öğrenilmesi zevkli bir bölüm. Kazanılması, okunmasından daha kolay derler hukuk fakültesi için. Ben buna sonuna kadar katılıyorum. Gerçekten hukuk fakültesini okumak, kazanmaktan daha zor. İnşallah bu konuda vizyonu olan, merhameti olan, insanlık duygusu gelişmiş olan, Müslümanca yaşamayı bilen insanların bu bölümü okumasını ben kesinlikle tavsiye ederim ve isterim. Neden? Bugün hukuk fakültesinin içinde de görüyoruz; mezun olanlarda da gerçekten insanlıktan nasibini almamış kişilerin bu mesleği icra etmeye aday olduğunu görmek bile bizi derinden üzüyor aslında. Vizyonlu, ileri görüşlü, merhamet duygusu oturmuş, olgun ve karakteri oturmuş kişilerin bu bölümü okumasını kesinlikle tavsiye ediyorum.” dedi.
Ayrıca sözlerinin sonunda üniversiteye başlayacak olanlara dua ve temennide bulunan Ödemiş, “Asla şuna kafa takmayın. Hukuk fakültesini okumak çok zor. Evet, doğrudur, zordur. Fakat her yerde her zorluk var zaten. Siz bunu göze alacaksınız ki bir yerlere gelebilesiniz. Üniversite sınavına çalışan veya girmiş kardeşlerime de inşallah diyorum. Allah gönüllerindekini nasip etsin. Niyetleri hukuk fakültesini okumaksa inşallah Rabbim onlara nasip etsin. Onların iyi bir insan olmasına, adaletli bir insan olmasına vesile olsun. Allah yardımcıları olsun diyorum. Okumalarını tavsiye ederim.” şeklinde konuştu.





