HÜDA PAR Diyarbakır İl Başkanı Zeynul Abidin Gülsever, Diyarbakır Ulu Camii ile Hazreti Süleyman Camii başta olmak üzere tarihi ve manevi öneme sahip mabetlerde bazı ziyaretçilerin ibadet mekânlarının adabına uygun olmayan kıyafet ve davranışlar sergilediğini belirterek, bu durumun hem vatandaşların tepkisine neden olduğunu hem de ibadet ortamını olumsuz etkilediğini söyledi.

Gülsever, söz konusu sorunun giderilmesi için cami girişlerinde ziyaretçilere uygun kıyafet temin edilmesi ve gerekli tedbirlerin vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

"Yarı çıplak bir şekilde caminin avlusunda ya da içerisinde millet namaz kılarken önlerinden geçmek suretiyle dolaşıyorlar"

Diyarbakır'ın peygamberler ve sahabelerle anılan kadim bir şehir olduğunu ve özellikle Diyarbakır Ulu Camii ile Hazreti Süleyman Camii'nin hem ibadet hem de ziyaret açısından önemli merkezler olduğunu ifade eden Gülsever "Maalesef yıllardır dile getirip defaatle söylediğimiz hâlde uygulamaya geçirilmeyen bir sorunla karşı karşıyayız. Bu sorun sürekli partimize de intikal etmektedir. Halkımız bu sorunu bize getiriyor. Diyorlar ki bu camilerimizde, bu mabetlerimizde insanlarımız kaide ve kurallara uymayarak gelip oralarda geziyorlar. Yani kadınlar yarı çıplak denilecek vaziyette, neredeyse denize ya da plaja girecekleri kıyafetlerle gelip caminin avlusunda, caminin içerisinde millet namaz kılarken önlerinden geçmek suretiyle dolaşıyorlar ve bu tepkiye yol açıyor." dedi.

"Halkımızın tepkisi büyük"

Ayasofya gibi mabetlerde uygulanan tesettür uygulamasının Diyarbakır'da uygulanabileceğini belirten Gülsever "Bazen ara ara halktan bazı insanlar bunlara müdahale ediyor. Müdahale ettiği zaman da hukuki bir süreç oluyor. Müdahale eden suçlu görülüyor. Bu yanlıştır. Bu uygulamadan derhal vazgeçilmesi lazım. Bakın, dünyanın her yerinde ve Türkiye'mizde İstanbul'da Ayasofya'ya, Sultanahmet'e gidin; bu uygulama var. Nedir uygulama? Kapının önüne başörtüsü, kıyafetler ve etekler verilmiş. Gidenler onu giyiyor. Biz demiyoruz gelip gezmesinler. Gelsinler, gezsinler, fotoğraflarını çeksinler. O tarihî mekânı, manevi havayı teneffüs etsinler. Burası manevi bir mekândır. Beşinci Harem-i Şerif'tir. Sahabe-i kiramın medfun olduğu yerdir. Maalesef Diyarbakır'ımızda bu bir türlü uygulanamıyor. Halkımızın da büyük bir tepkisi var, bizim de tepkimiz var. Bununla ilgili elimizden ne gelirse onu yapacağız inşallah." ifadelerini kullandı.

"Ayasofya'da olduğu gibi cami girişlerinde görevlilerce tesettür uyarısında bulunulması turizmi etkilemez"

Söz konusu uygulamanın turizmi olumsuz etkileyeceği yönündeki değerlendirmelere katılmadığını belirten Gülsever, tarihi ve manevi mekânlarda kurallara uyulmasının ziyaret deneyimini olumsuz değil, aksine daha anlamlı hâle getireceğini ifade ederek şunları kaydetti:

"Diyorlar ki eğer biz bu uygulamayı, yani tesettüre ilişkin bir uygulama getirirsek turistler buralara gelmez. Hayır canım, alakası yok. Ayasofya'ya turistler gitmiyor mu? Sultanahmet'e gitmiyor mu? Ya da dünyanın çeşitli yerlerindeki gerek kiliselere gerek mabetlere gerek camilere, tarihî mekânlara yine aynı uygulamalarla gitmiyorlar mı? Gidiyorlar. Ve hatta daha da hoşlarına gidiyor. O tesettüre büründükleri zaman onlarda manevi bir atmosfer oluşuyor. Buraları ne için geziyorlar? Sadece tarihî taşları görmek için mi, yoksa buradaki manevi atmosferi teneffüs etmek için mi? Biz istiyoruz ki insanlarımız gelsin, bu manevi atmosferi teneffüs etsin. Bunun kesinlikle turizmle, turizmi sekteye uğratmayla alakası yok. Diyarbakır'ın turizminin artırılması için en büyük çabayı sarf edenlerden biri benim. Sürekli her yerde bunu anlatıyorum. Bu, bununla alakalı değil."

Özellikle yerli turistlerin uygunsuz kıyafetlerle tarihi camilerde gezdiklerini söyleyen Gülsever, mülki idare, ilgili kurumlar ve vakıfların gerekli düzenlemeleri yapmasını isteyerek, ibadet edenlerle ziyaretçilerin karşı karşıya gelmesini önleyecek tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

"Bir an önce söz konusu soruna çare bulunmalı"

Gülsever, son olarak şunları kaydetti:

"Yetkililere de buradan sesleniyorum. Bakın, defaatle size söyledim. Mülki amirlere söyledik, Diyanet İşleri'ne söyledik, Vakıflar Müdürlüğü'ne söyledik ve tekrar tekrar söylüyoruz. Buna bir an önce bir çare bulunsun. Çaresi de çok kolaydır. Bir iki tane nöbetçi koyacaklar oraya ve oralara güzelce elbiseler koyacaklar. Bununla ilgili sponsor gerekiyorsa biz de bulalım.

Bu uygulama derhal hayata geçirilmelidir. Aksi hâlde bazı insanların, bazı gençlerin, bazı Müslümanların ya da namaz kılan, ibadet edenlerin tepkisel tavırları hukuki sorunlara yol açacak ve Diyarbakır'ı daha kötü tanıtmış olacaklar. Bunlara yol açılmaması için bir an önce buna müdahale edilmesi gerekir ve biz de bunun takipçisi olacağız inşallah."

Muhabir: Hamza Zeren