Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Dr. Ali Osman Özçelik, özellikle erişkinlerde sık görülen boğaz ağrısı ve öksürük şikâyetlerinin nedenleri, korunma yolları ve tedavi seçenekleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Özçelik, bu şikâyetlerin basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi ciddi hastalıkların da habercisi olabileceğine dikkat çekti.
Günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve çoğu zaman hafife alınan boğaz ağrısı ile öksürüğün, yanlış alışkanlıklar ve çevresel etkenlerle daha da kronik hale gelebildiğini ifade eden Özçelik, erken dönemde alınacak koruyucu önlemlerin birçok hastalığın önüne geçebileceğini belirtti.
Özellikle sigara kullanımı, sağlıksız beslenme, hava kirliliği ve burun solunumunun bozulmasının bu şikâyetleri artıran başlıca faktörler arasında yer aldığını vurgulayan Özçelik, doğru tanı ve tedavi için uzman kontrolünün önemine işaret etti.
"Sigara ve reflü önemli risk faktörleri"
Boğaz ağrısı ve öksürüğün en sık nedenlerine değinen Özçelik, "Boğaz ağrısı ve öksürük, özellikle erişkinlerde oldukça yaygın görülen problemlerdir. Bu şikâyetlerin en önemli nedenlerinden biri sigaradır. Sigara, boğaz ağrısı ve öksürüğün başlıca sebepleri arasında yer alır. Bir diğer önemli neden reflüdür. Reflü, mide problemleriyle ilişkilidir ve büyük ölçüde beslenmeye bağlı olarak gelişir. Mide asidinin yemek borusuna ve boğaza kaçması öksürüğe ve boğaz ağrısına yol açabilir. Özellikle asitli, baharatlı ve acı yiyecekler ile bazı içecekler bu şikâyetleri artırabilir." dedi.

"Ağız, diş ve burun sağlığı ihmal edilmemeli"
Ağız ve burun sağlığının önemine dikkat çeken Özçelik, "Ağız ve diş bakımının yetersiz olması da boğaz ağrısına neden olabilir. Bunun yanı sıra, tozlu ortamlar, sigara dumanı, hava kirliliği ve kimyasal gazlara maruz kalmak da boğaz ağrısı ve öksürüğe sebep olabilir. Burun tıkanıklığı yaşayan kişilerde de bu şikâyetler sık görülür. Burun kemiği eğriliği, et büyümesi ya da alerjik nedenlerle burundan rahat nefes alamayan hastalar ağızdan nefes almak zorunda kalır. Oysa fizyolojik olarak solunumun burundan yapılması gerekir. Burundan alınan hava temizlenir, nemlendirilir ve ısıtılır; böylece en uygun şekilde boğazdan ve akciğerlere iletilir. Burun tıkalı olduğunda bu doğal süreç bozulur ve doğrudan boğaza ulaşan hava boğaz ağrısı ve öksürüğe neden olabilir." ifadelerini kullandı.

"Kronik öksürük göz ardı edilmemeli"
Kronik şikâyetlerin altında daha ciddi nedenlerin yatabileceğini ifade eden Özçelik, şu uyarılarda bulundu:
"Ayrıca hava yollarında, gırtlakta, soluk borusunda, akciğerlerde veya boğazda yer kaplayan bir lezyon ya da tümör varlığı da kronik öksürük ve boğaz ağrısına yol açabilir. Alt solunum yollarına ait problemler, özellikle akciğer hastalıkları, balgam, öksürük ve nefes darlığı ile kendini gösterebilir. Bu nedenle tedavi, mutlaka altta yatan sebebe yönelik olmalıdır. Tedavi seçenekleri; diyet, ilaç tedavisi ya da gerekli durumlarda cerrahi olabilir. Daha ciddi bir durumun olup olmadığını değerlendirmek için kulak burun boğaz uzmanına, öksürük ön plandaysa göğüs hastalıkları uzmanına başvurmak önemlidir."
"Kış aylarında risk artıyor"
Kış mevsiminde çevresel koşulların şikâyetleri artırabileceğini belirten Özçelik, "Kış aylarında kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi ve havanın daha kirli olması da boğaz ağrısı ve öksürüğü artırabilir. Bu nedenle ortamların iyi havalandırılması, sigara dumanından uzak durulması ve kirli, tozlu ortamlardan kaçınılması gerekir. Kimyasal gazlara maruz kalınan işlerde ise gerekli koruyucu önlemler alınmalıdır. Reflüsü olan hastalarda en etkili tedavi diyet düzenlemesidir. Daha hafif, sağlıklı gıdaların tercih edilmesi önemlidir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulabilir ancak ilaç ve cerrahi her zaman en son tercih olmalıdır. Koruyucu önlemlere rağmen şikâyetler devam ediyorsa, o zaman ilaç ya da cerrahi seçenekler değerlendirilmelidir." vurgusunda bulundu.
"Ses kısıklığı önemli bir belirti olabilir"
Kötü huylu tümörlerde belirtilerin farklı seyredebileceğini ifade eden Özçelik, "Kötü huylu tümörlerde genellikle ağrı ön planda olmaz. Daha çok kronik öksürük, boğazda takılma hissi ve özellikle gırtlak tümörlerinde ses kısıklığı dikkat çeker. Ağrı görülebilir ancak genellikle ikincil plandadır. Nefes darlığı da eşlik edebilir. Sonuç olarak, her zaman koruyucu önlemler ön planda tutulmalıdır. İlaçların ve ameliyatların yan etkileri olabileceği unutulmamalı, ancak gerektiğinde fayda-zarar dengesi gözetilerek bu tedavilere başvurulmalıdır." şeklinde konuştu.




