Elektriğe dair ilk gözlemler Antik Çağ’a kadar uzanırken, günümüzde kullanılan elektrik sistemleri yüzyıllar süren bilimsel çalışmaların sonucunda ortaya çıkmıştır.

Elektrikle ilgili bilinen en eski gözlem, MÖ 600 yılında Yunan filozof Thales tarafından kehribarın sürtünme sonucu cisimleri çektiğinin fark edilmesiyle yapılmıştır. Bu gözlem, statik elektriğin ilk örneği olarak kabul edilmektedir. 1600’lü yıllarda İngiliz bilim insanı William Gilbert, elektrik üzerine sistemli çalışmalar yaparak "elektrik" terimini bilimsel literatüre kazandırmıştır.

Elektriğin doğa olaylarıyla ilişkisi ise 1752 yılında Benjamin Franklin tarafından gerçekleştirilen uçurtma deneyiyle bilimsel olarak ortaya konmuştur. Franklin’in çalışması, yıldırım ve şimşeğin elektriksel doğasını kanıtlaması açısından büyük önem taşımaktadır.

1777’de Charles Augustin de Coulomb, elektrik yükleri arasındaki kuvvetleri ölçerek temel elektrik yasalarının gelişmesine katkı sağlamıştır. 1800 yılında Alessandro Volta, sürekli elektrik akımı üreten ilk pili icat etmiş, bu buluş elektriğin pratik kullanımını mümkün kılmıştır.

Elektrik enerjisinin üretimi 1831’de Michael Faraday’in elektrik dinamosunu icat etmesiyle başlamıştır. Elektriğin iletiminde ise Thomas Edison’un doğru akım ve Nikola Tesla’nın alternatif akım sistemleri belirleyici olmuştur. Alternatif akım, uzun mesafeli iletimde sağladığı verimlilik nedeniyle yaygınlaşmıştır.

Elektrik, 19. yüzyılın ortalarından itibaren şehir aydınlatmasında ve sanayide kullanılmaya başlanmış; ticari elektrik üretimi 1882 yılında hayata geçirilmiştir. Aynı yıl ABD’de ilk hidroelektrik santrali kurulmuş, 1951’de ise nükleer enerjiden elektrik üretimi gerçekleştirilmiştir.

Türkiye’de elektrik üretimi 1888 yılında İstanbul Haliç Tersanesi’nde başlamış, 1914’te Silahtarağa Elektrik Santrali devreye alınmıştır. Bu santral, Türkiye’nin ilk büyük ölçekli termik santrali olarak enerji tarihindeki yerini almıştır.

Muhabir: Musa Azak