Op. Dr. Şerife Eskalen, her gebeliğin kendine özgü olduğunu belirterek, 'Anne adayının genel sağlık durumu, gebeliğin kaçıncı haftasında olduğu ve ek bir hastalığının bulunup bulunmadığı oruç kararında belirleyicidir' dedi.
"İlk 3 ay daha riskli"
Gebeliğin özellikle ilk trimester döneminde bulantı, kusma ve iştahsızlık gibi şikâyetlerin yoğun görülebildiğini ifade eden Op. Dr. Şerife Eskalen, uzun süreli açlık ve susuzluğun sıvı kaybına yol açabileceğini vurguladı. Bu durumun tansiyon düşüklüğü, halsizlik ve bayılma riskini artırabileceğini söyledi.
"Riskli gebeliklerde oruç önerilmiyor"
Şeker hastalığı, tansiyon problemi, kansızlık, erken doğum riski veya gelişme geriliği bulunan gebelerde oruç tutulmasının önerilmediğini belirten Op. Dr. Şerife Eskalen, "Bu tür durumlarda uzun süreli açlık hem anne hem de bebek açısından ciddi riskler oluşturabilir. Mutlaka hekim kontrolünde karar verilmelidir." diye konuştu.
Oruç tutacak gebelere öneriler
Sağlık açısından engeli bulunmayan ve doktor kontrolünde oruç tutmasına izin verilen gebelere de önemli tavsiyelerde bulunan Op. Dr. Şerife Eskalen, "Sahur mutlaka yapılmalı ve protein ağırlıklı beslenilmelidir. Gün içinde susuz kalmamak için iftar ve sahur arasında yeterli sıvı tüketilmelidir. Aşırı sıcak ve efor gerektiren ortamlardan uzak durulmalıdır. Baş dönmesi, kasılma, bebek hareketlerinde azalma gibi durumlarda oruç hemen bırakılmalı ve sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Anne adayları dini sorumluluklarını yerine getirmek isterken sağlıklarını ikinci plana atmamalıdır. İslam dininde sağlık önceliklidir. Bu nedenle her gebelik için bireysel değerlendirme şarttır." ifadelerini kullandı.





