Uzmanlara göre bu artışta dijitalleşme, mobil bankacılık kullanımının yaygınlaşması ve sosyal mühendislik tekniklerinin gelişmesi belirleyici rol oynuyor.

En yaygın dolandırıcılık yöntemleri

Türkiye’de en sık karşılaşılan dolandırıcılık türleri; oltalama (phishing): Sahte banka, e-ticaret veya ödeme sistemi siteleri, SMS / “dava-icra” mesajları: Özellikle son dönemde patlama yaptı, sahte müşteri temsilcisi aramaları, sosyal medya üzerinden yatırım/kripto tuzakları, sahte kredi ve düşük faizli kampanya siteleri ve bahis ve çekiliş dolandırıcılıkları şeklinde sıralanıyor.

Verilere göre 2024’te finansal oltalama saldırılarının yüzde 42,6’sı bankaları taklit etti ve en yaygın yöntem haline geldi. 2025’te ise özellikle “dava/icra SMS” dolandırıcılığı yüzde 162 artışla öne çıktı.

Vatandaş en çok hangi yollarla kandırılıyor?

Uzmanlara göre vatandaşların en çok kandırıldığı kanallar; SMS ve WhatsApp mesajları

Sahte web siteleri (banka, e-ticaret), telefonla arama (kendisini polis/banka görevlisi tanıtma) ve sosyal medya reklamları ve DM mesajları.

Özellikle sahte siteler konusunda uyarı yapan kurumlar, düşük faizli kredi veya “ödül kazandınız” gibi vaatlerin çoğunlukla kişisel veri ve kart bilgisi çalmak amacı taşıdığını vurguluyor.

Dijital dolandırıcılık ne kadar arttı?

Veriler dijital dolandırıcılığın çok hızlı yükseldiğini gösteriyor. Türkiye’de kullanıcıların yaklaşık yüzde 25’i son 1 yılda çevrim içi saldırıya maruz kaldı, 2025’in ilk çeyreğinde bu oran yüzde 26,1’e kadar çıktı. Finansal tehditlerle karşılaşan kullanıcı oranı yüzde 5,7’ye yükselirken, kartlı ödeme dolandırıcılığı vakaları da yıllık yüzde 17 arttı.

Ayrıca Türkiye’de 121 milyonu aşan dijital bankacılık kullanıcısı, dolandırıcılar için geniş bir hedef kitlesi oluşturuyor.

İnsanlar neden bu tuzaklara düşüyor?

Uzmanlara göre dolandırıcılığın başarısının temelinde insan psikolojisi yatıyor.

Korku ve panik (icra, dava, hesap bloke mesajları), acil hareket ettirme (hemen tıklayın, aksi halde hesap kapanacak), açgözlülük / fırsat algısı (yüksek kazanç, ucuz kredi), kurumsal güven istismarı (banka, devlet kurumları taklidi) ve dijital okuryazarlık eksikliği gibi psikolojik ve didğer etkenler, insanların kolay bir şekilde kandırılmasına zemin hazırlıyor.

Sosyal mühendislik teknikleriyle yapılan bu saldırılar, artık yapay zekâ destekli içeriklerle daha inandırıcı hale geliyor.

Nasıl korunmalı? Uzmanlardan kritik uyarılar

Yetkililer ve güvenlik uzmanları vatandaşlara şu önerilerde bulunuyor:

"Temel güvenlik önlemlerinin bilincinde olarak banka ve kurumların asla şifre istemeyeceğini bilin, gelen linklere tıklamadan önce adresi kontrol edin, resmi uygulama ve siteler dışında işlem yapmayın ve bilinmeyen numaralardan gelen çağrılara itibar etmeyin."

Uzmanlar ayrıca "Çift aşamalı doğrulama (2FA) kullanın, güncel antivirüs ve güvenlik yazılımları kullanın ve sosyal medyada kişisel bilgileri sınırlı paylaşın." uyarılarında bulundu.

Şüpheli durumda yapılması gerekenler ise; bankayı hemen arayıp kartı bloke etmek, emniyet ve savcılığa başvurmak ve resmi kurumlara şikayet kaydı oluşturmak.

Uzmanlara göre Türkiye’de dolandırıcılık artık klasik yöntemlerden dijital ve organize suç modeline evrilmiş durumda.

Mobil bankacılık, e-ticaret ve sosyal medya kullanımının artmasıyla birlikte dolandırıcılık vakalarının da paralel şekilde yükseldiği, önümüzdeki dönemde ise yapay zekâ destekli saldırıların daha büyük risk oluşturacağı değerlendiriliyor.

Kaynak: İLKHA