Korkmaz, insan vücudundaki yağlanmanın her zaman eşit şekilde dağılmadığını ifade ederek, "Kimi zaman tüm vücutta kilo kaybı yaşansa da bazı bölgelerde yağlanma ısrarla kalıcı olabilir. Bu durum birçok kadının motivasyonunu düşürse de aslında altında yatan bilimsel sebepler vardır." dedi.
Bölgesel yağlanmanın en önemli nedenlerinden birinin hormonal dengesizlikler olduğunu vurgulayan Korkmaz, "Östrojen fazlalığı, insülin direnci ya da tiroit problemleri özellikle basen, karın ve bel çevresinde yağ birikimini tetikler. Ailede benzer bölgelerde yağlanma varsa, genetik yatkınlık söz konusudur." ifadelerini kullandı.
Hareketsiz yaşam ve yanlış egzersiz etkili
Hareketsiz yaşam tarzının ve yanlış egzersiz alışkanlıklarının da yağlanmayı artırdığını dile getiren Korkmaz, "Tek tip egzersizler, sadece kardiyo yapmak veya hiç spor yapmamak bu bölgelerin dirençli kalmasına neden olur. Sık sık rafine karbonhidrat tüketmek, fazla tuz almak ve öğün atlamak bu süreci olumsuz etkiler." dedi.
Çözüm kişiye özel olmalı
Bölgesel yağlanmayla mücadelede kişiye özel yaklaşımın önemine değinen Korkmaz, şu önerilerde bulundu:
"Beslenme kişiye özel olmalı, tek tip diyetlerden uzak durulmalı. Karın ve basen gibi inatçı bölgeler için direnç antrenmanları ve bölgesel egzersizler eklenmeli. Ve en önemlisi sabır. Vücut zamana ihtiyaç duyar, değişim bir anda değil, adım adım olur."
Korkmaz, her vücudun farklı olduğunu hatırlatarak, "Aynı yolu yürümüyoruz, bu yüzden çözümlerimiz de özel olmalı." şeklinde konuştu.





