Hazırlanan iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesinin ardından, olayla bağlantılı olduğu öne sürülen 7 kişi ilk kez hâkim karşısına çıktı.

Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıkların, iki kişiyi planlı biçimde ve ağırlaştırıcı nedenlerle öldürmekle suçlandığı belirtildi. Savcılık, her sanık için iki kez ağırlaştırılmış müebbet cezası talebinde bulundu.

Olay yanan araçta ortaya çıkmıştı

19 Mayıs 2025 günü Sur ilçesinin kırsal kesimindeki Köprübaşı Mahallesi yakınlarında boş arazide duran bir kamyonetin yandığını gören vatandaşlar durumu yetkililere bildirdi. Bölgeye ulaşan ekipler yangını söndürdükten sonra araç içerisinde iki kişinin cesedine ulaştı.

Kimlik tespiti sonucunda ölenlerin Remzi Sati ile oğlu Muhammed Sati olduğu belirlendi. Yapılan ilk incelemelerde, baba ve oğlun silahla vurulduktan sonra araçla birlikte ateşe verildiği değerlendirildi. Uzman raporlarında, yangının doğal nedenlerle çıkmadığı ve olay yerinde yanıcı madde kullanılmış olabileceği yönünde tespitlere yer verildi.

"Kayıp hayvan" gerekçesiyle bölgeye çağrıldıkları iddiası

Savcılığın hazırladığı dosyada, cinayetin önceden planlandığı yönünde ayrıntılar bulundu. İddiaya göre Remzi Sati ile aralarında ticari anlaşmazlık bulunan A.M.İ, olay günü Sati’ye ulaşarak kaybolduğu söylenen bir büyükbaş hayvanı aramak için kendisini bölgeye çağırdı.

Dosyada yer alan bilgilere göre Remzi Sati, oğlu Muhammed ile birlikte belirtilen noktaya gitti. Burada taraflar arasında tartışma çıktığı, ardından A.Mİ'nin silah kullanarak baba ve oğlunu öldürdüğünü kabul ettiği öne sürüldü. Savcılık, olaydan sonra suç izlerini ortadan kaldırmak amacıyla kamyonetin ateşe verildiğini ve şüphelilerin dikkatleri başka tarafa çekmek için çeşitli kişilere mesaj gönderdiğini ileri sürdü.

Telefon kayıtları ve kriminal bulgular iddianamede

Soruşturma sürecinde elde edilen telefon sinyalleri, kamera kayıtları, uzman raporları ve kriminal incelemeler de dava dosyasına eklendi. Bazı şüphelilerin olay saatinde bölge çevresinde bulunduğu, kimilerinin telefonlarını kapattığı ve bazı kıyafetlerde ateşli silaha ilişkin kalıntılar saptandığı belirtildi.

Savcılık, bütün bu verilerin sanıkların birlikte hareket ettiğine işaret ettiğini savunarak cinayetin tesadüfî değil, önceden hazırlanmış bir planın sonucu olduğunu değerlendirdi.

Sanıklar suçlamaları kabul etmedi

Duruşmada ifade veren sanıklardan M.D, olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını söyledi. Cinayet günü bir nişan organizasyonunda olduğunu öne süren M.D, akşam saatlerinde A.M.İ. ile kısa süre görüştüğünü ancak olağan dışı bir durum fark etmediğini belirtti.

M.D. ayrıca, gece saatlerinde birlikte bir akaryakıt istasyonuna gittiklerini, daha sonra eve döndüklerini anlattı. Ertesi sabah çevresindeki kişilerden "ortağı ve oğluna bir şey olmuş" şeklinde konuşmalar duyduğunu söyledi.

Bir diğer sanık İ.K. da benzer şekilde olay günü nişanda bulunduğunu savundu. İ.K, A.M.İ. ile araç alım satımı hakkında konuştuklarını, daha sonra yakıt istasyonuna gittiklerini ancak kendisinin araçtan inmediğini ifade etti.

Mahkeme süreci sürecek

Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu nedeniyle tutuklu sanıkların cezaevinde kalmasına karar verdi. Eksik görülen bazı incelemelerin tamamlanması ve tanıkların dinlenmesi amacıyla dava ileri bir tarihe ertelendi.

Muhabir: Musa Azak