Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan ve insanlık tarihinin en eski yerleşim alanlarından biri kabul edilen Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yapılan incelemelerle, Neolitik ve Tunç Çağı’nda bölgede yaşayan toplulukların genetik yapısı ortaya çıkarılıyor.

Diyarbakır'da 255 Insan Iskeleti Mezopotamya Ve Kafkas Bağlantılı Çıktı 9

1963 yılında yüzey araştırmaları sırasında keşfedilen alan, 1964’te Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından kazılmaya başlandı.

Göçebelikten yerleşik yaşama, avcı-toplayıcılıktan tarıma geçişin izlerini taşıyan Çayönü, dünya uygarlık tarihi açısından büyük önem taşıyor.

1991 yılında güvenlik gerekçesiyle ara verilen kazılar, yaklaşık 10 yıl önce yeniden başlatıldı. Çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle 2025 yılının mayıs ayında tekrar hız kazandı.

Diyarbakır'da 255 Insan Iskeleti Mezopotamya Ve Kafkas Bağlantılı Çıktı 7

Kazılar ve buluntular kayıt altına alınıyor

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında yürütülen kazılara, Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Dilek Erdal koordinasyonunda çok sayıda arkeolog ve antropolog katılıyor. 2025 sezonunda yapılan kazılar aralık ayında tamamlandı.

Kazı alanında gün yüzüne çıkarılan tüm buluntular, Çayönü Tepesi Kazı Evi’nde tek tek kayıt altına alındı. Ardından Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü laboratuvarlarına gönderilen kemikler üzerinde detaylı analizler yapılarak bireylerin yaşam öykülerine dair veriler toplanıyor.

Diyarbakır'da 255 Insan Iskeleti Mezopotamya Ve Kafkas Bağlantılı Çıktı 3

Neolitik ve Tunç Çağı’na ait önemli yapılar bulundu

Son dönemde Çayönü Tepesi’nde, Neolitik Dönem’e tarihlenen yaklaşık 9 bin 500 yıllık “Kamusal Yapı”, Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem B evresine ait ızgara planlı dört yapı, Tunç Çağı’na ait bir su kanalı ve toplam 8 mezar ortaya çıkarıldı.

“Yoğun bir mezarlık alanı tespit ettik”

Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, 2025 yılında yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda yoğun kazı çalışmaları yürütüldüğünü belirtti. Türkiye genelinde 10 üniversiteden akademisyenlerin kazılara katkı sunduğunu aktaran Sarıaltun, kazı alanında farklı dönemlere ait yoğun mimari ve mezarlık alanlarıyla karşılaşıldığını söyledi.

Diyarbakır'da 255 Insan Iskeleti Mezopotamya Ve Kafkas Bağlantılı Çıktı 1

Sarıaltun, bulunan 8 mezardan 7’sinin İlk Tunç Çağı’na, birinin ise Neolitik Dönem’e ait olduğunu belirterek, mezarlarda çanak çömlek, bakır ve tunç eşyalar, aletler, hançerler ile iki mühür bulunduğunu ifade etti. Bu mühürlerin, dönemin ticari ilişkileri ve toplumsal yapısına dair önemli veriler sunduğunu kaydetti.

DNA çalışmalarıyla ilişki ağları çözülüyor

Kazılarda elde edilen kemikler üzerinde yapılan DNA analizleriyle, Çayönü’nde yaşayan toplulukların Mezopotamya, Kafkasya ve Anadolu ile olan ilişkilerinin araştırıldığı bildirildi. Sarıaltun, bu çalışmaların uzun soluklu olduğunu ve elde edilecek sonuçların 2026–2027 yıllarında kamuoyuyla paylaşılmasının planlandığını söyledi.

“Yaklaşık 255 birey incelendi”

Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Dilek Erdal ise bugüne kadar yaklaşık 255 bireyin incelendiğini belirtti.

Çayönü topluluğunun oldukça heterojen bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Erdal, farklı gömü gelenekleri bulunmasına rağmen barışçıl bir topluluk izlenimi verdiğini aktardı.

İskelet analizlerinin, çocukların bile erken yaşta tarımsal faaliyetlere dahil edildiğini gösterdiğini söyleyen Erdal, yerleşimin düzenli mimari yapısının güçlü bir toplumsal organizasyona işaret ettiğini dile getirdi.

“Mezopotamya ve Kafkasya ile bağlantılı bir topluluk”

DNA verilerinin, Çayönü topluluğunun dış bağlantılarını ortaya koyduğunu belirten Erdal, Mezopotamya ve Kafkasya’dan gelen bireylerin zamanla bölgeye yerleştiğini ve yaşamlarını burada sürdürdüklerini söyledi.

Toplumsal yapıda kesin bir sınıf ayrımı tespit edilmezken, cinsiyete dayalı iş bölümünün izlerinin iskeletlerde net şekilde görüldüğü kaydedildi.

Kaynak: AA