Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından duyurulan mega endüstri bölgeleri projesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hak Sanayici ve İş Adamları Derneği (HAKSİAD) Genel Başkan Yardımcısı Selahaddin Güneş, Diyarbakır ve bölge şehirlerinin de bu projeye dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın yıl başında yaptığı açıklamayla gündeme gelen mega endüstri bölgeleri projesinin Türkiye'nin sanayi yapılanmasında önemli bir dönüşüm hedeflediğini belirten Güneş, Anadolu'da toplam 16 mega endüstri bölgesinin kurulmasının planlandığını hatırlatarak şunları kaydetti:

"Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır 2026 yılı başında yaptığı açıklamada Türkiye'nin sanayi yapılanmasında önemli bir dönüşüm hedefleyen yeni bir projeyi duyurdu. Resmî Gazete'de yayımlanan karara göre Anadolu'da toplam 16 mega endüstri bölgesi kurulacak. Yaklaşık 59 bin hektarlık yatırım alanını kapsayan bu bölgelerin Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat gibi şehirlerde kurulması planlanıyor. Proje genel olarak Samsun–Mersin hattı üzerinde konumlandırılmış durumda. Bu girişimin temel amacı Türkiye'de uzun yıllardır tartışılan bir soruna çözüm üretmek, sanayinin aşırı şekilde Marmara Bölgesi'nde yoğunlaşması. Türkiye'de üretimin büyük bir bölümü Marmara çevresinde sıkışmış durumda bulunuyor. Bu durum hem lojistik hem de nüfus baskısı açısından sürdürülebilir görülmüyor. Bu nedenle hükümet, sanayiyi Anadolu'nun farklı şehirlerine yayarak hem üretim kapasitesini artırmayı hem de bölgesel kalkınmayı daha dengeli hale getirmeyi hedefliyor."

Selahaddin Güneş

"Doğu ve Güneydoğu Anadolu şehirleri Mega Endüstri Bölgeleri Projesine dahil değil"

"Kurulması planlanan mega endüstri bölgeleri yalnızca klasik organize sanayi bölgeleri gibi düşünülmemelidir." diye belirten Güneş, "Projenin planlanan yapısına bakıldığında oldukça kapsamlı bir sanayi ekosistemi hedeflendiği görülmektedir. Bu bölgelerin demir yolu hatlarıyla limanlara bağlanması, güçlü lojistik altyapıların kurulması, çalışanlar için modern lojman alanlarının oluşturulması ve aileler için sosyal yaşam alanlarının geliştirilmesi planlanmaktadır. Ayrıca sanayiye yönelik mesleki eğitim sağlayacak teknoloji ve sanayi kolejleri ile nitelikli iş gücü yetiştirilmesi hedeflenmektedir. Tüm bunların yanında üretimin yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir sanayi ilkeleri doğrultusunda yapılması da projenin önemli unsurlarından biri olarak belirtilmektedir. Bu yönleriyle bakıldığında mega endüstri bölgeleri projesi, Türkiye'nin üretim modelini dönüştürme potansiyeline sahip büyük bir kalkınma hamlesi olarak değerlendirilebilir. Ancak bu büyük projenin planlanmasında gözden kaçmaması gereken önemli bir nokta bulunmaktadır: Doğu ve Güneydoğu Anadolu şehirlerinin bu süreçte yeterince yer almaması." ifadelerini kullandı.

"Diyarbakır böyle bir projede mutlaka değerlendirilmesi gereken şehirlerden biridir"

Böylesine büyük bir sanayi hamlesinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu şehirlerinin yeterince yer almamasının önemli bir eksiklik olabileceğini vurgulayan Güneş, özellikle Diyarbakır'ın bu projede değerlendirilmesi gereken şehirlerin başında geldiğini ifade etti.

Güneş, "Özellikle Diyarbakır bölgenin ekonomik, demografik ve stratejik yapısı açısından böyle bir projede mutlaka değerlendirilmesi gereken şehirlerden biridir. Diyarbakır sadece tarihî ve kültürel bir merkez değil, aynı zamanda Güneydoğu Anadolu'nun en büyük ekonomik ve ticari merkezlerinden biridir. Şehir, geniş ulaşım ağı, gelişen organize sanayi bölgeleri ve güçlü ticaret geleneği ile önemli bir üretim potansiyeline sahiptir." diye belirtti.

"Mega sanayi yatırımları, bölgedeki gençler için istihdam oluşturabilir"

Bölgenin en büyük avantajlarından birinin genç nüfus olduğunu vurgulayan Güneş, "Diyarbakır'ın en büyük avantajlarından biri ise sahip olduğu genç nüfus potansiyelidir. Türkiye'nin birçok bölgesinde yaşlanan nüfus tartışılırken, Diyarbakır ve çevre illerde genç nüfus oldukça yüksektir. Bu durum doğru yatırımlar ve doğru sanayi politikaları ile birleştiğinde büyük bir ekonomik avantaja dönüşebilir. Mega sanayi yatırımları, bölgedeki gençler için istihdam oluşturabilir ve özellikle büyük şehirlere yönelen göçü önemli ölçüde azaltabilir." dedi.

"Diyarbakır Ortadoğu pazarlarıyla bağlantı kurabilecek stratejik bir üretim merkezi olma potansiyeline sahiptir"

Sanayi yatırımlarının sadece belirli bir Anadolu hattında yoğunlaşmasının bazı riskler doğurabileceğini dile getiren Güneş, "Sanayinin yalnızca belirli bir Anadolu hattında yoğunlaşması ise bazı riskleri beraberinde getirebilir. Eğer yatırım teşvikleri ve büyük sanayi projeleri sadece belirli şehirlerde toplanırsa, Diyarbakır ve çevresindeki yatırımcıların da bu avantajlardan yararlanmak için yatırımlarını o bölgelere taşıma ihtimali ortaya çıkacaktır. Böyle bir durum bölgedeki mevcut sanayi girişimlerinin zayıflamasına ve yerel ekonominin daralmasına yol açabilir. Oysa Diyarbakır'ın coğrafi konumu düşünüldüğünde, şehir sadece Türkiye için değil aynı zamanda Ortadoğu pazarlarıyla bağlantı kurabilecek stratejik bir üretim merkezi olma potansiyeline de sahiptir. Bölgenin lojistik olarak Irak, İran, Suriye ve diğer komşu pazarlara yakınlığı, sanayi yatırımları açısından ciddi bir avantaj sunmaktadır. Bu potansiyelin değerlendirilmesi, Türkiye'nin ihracat kapasitesine de katkı sağlayabilir." diye belirtti.

"Bölgenin sanayi potansiyelini ortaya koyan kapsamlı projeler hazırlanmalı"

Güneş, sözlerinin devamında şunları söyledi:

"Bu nedenle Diyarbakır'ın mega endüstri bölgeleri projesi kapsamında değerlendirilmesi yalnızca bölgesel bir talep değil, aynı zamanda ulusal kalkınma stratejisi açısından da rasyonel bir yaklaşım olacaktır. Böyle bir adım hem bölgesel eşitsizlikleri azaltacak hem de Türkiye'nin üretim kapasitesini daha dengeli bir şekilde yayacaktır.

Bu noktada önemli bir sorumluluk da bölgenin yerel aktörlerine düşmektedir. Diyarbakır'daki yerel yönetimler, ticaret ve sanayi odaları, bölge milletvekilleri ve mülki idare amirleri ortak bir vizyon ortaya koyarak Ankara ile güçlü bir iletişim kurmalıdır. Bölgenin sanayi potansiyelini ortaya koyan kapsamlı projeler hazırlanmalı ve mega endüstri bölgeleri planlamasına dahil edilmesi için aktif girişimlerde bulunulmalıdır."

"Kalkınma politikaları ülkenin tüm bölgelerini kapsamalı"

Güneş, sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:

"Sonuç olarak Türkiye'nin sanayi yatırımlarını Anadolu'ya yayma hedefi son derece doğru ve stratejik bir yaklaşımdır. Ancak bu yaklaşımın gerçek anlamda başarıya ulaşabilmesi için kalkınma politikalarının ülkenin tüm bölgelerini kapsaması gerekir. Diyarbakır ve çevre illerin de mega endüstri bölgeleri projesine dahil edilmesi, yalnızca bölgesel kalkınma açısından değil Türkiye'nin uzun vadeli ekonomik dengesi açısından da önemli bir adım olacaktır. Böylece hem yerel yatırımcılar kendi şehirlerinde üretimlerini büyütecek hem de genç nüfusun üretime katılımı artarak bölgesel kalkınma daha güçlü bir şekilde desteklenecektir."

Muhabir: Hamza Zeren