İşgal rejiminin Filistinli esirler hakkında almış olduğu idam kararına tepkiler gelmeye devam ediyor.
Diyarbakır Dicle üniversitesinde bir araya gelen öğrenciler, söz konusu karara tepki amaçlı basın açıklaması düzenledi.
Yapılan açıklamayı Dicle Üniversitesi Öğrenci Toplulukları adına Yakup Kaya okudu.
Açıklamaya "Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir." Ayet-i kerimesi mealiyle başlayan Kaya, 1967'den bu yana bir milyondan fazla Filistinlinin, siyonist zindanlarında esir edildiğini, işkencenin en barbar ve vahşi yöntemlerine maruz bırakıldığını kaydederek kana, gözyaşına ve talana doymak nedir bilmeyen işgal rejimi, esir aldığı Filistinlileri katletmek üzere tarihin karanlık sayfalarında yer alacak bir karara imza attığını söyledi.
"İdam kararlarına sessiz kalan devletler, işgal rejiminin suçlarına ortak olmaktadır"
Sözde yasa tasarılarıyla Filistinli esirlerin idam edilmesine dair işgal rejiminin almış olduğu bu kararın gayri meşru bir karar olduğunun altını çizen Kaya, "Filistinli esirlerin idam kararı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Söz konusu idam kararı, bir halkın yok edilmesine yönelik soykırım suçunun en ağır tablosunu sergilemektedir. Evleri, şehirleri, çadırları bombalayan, kadın, bebek, çocuk ve sivilleri katleden işgal rejiminin Filistinli esirlere yönelik idam kararına karşı sessiz kalınmamalıdır. Filistinli esirlere yönelik idam kararlarına sessiz kalan devletler, işgal rejiminin suçlarına ortak olmaktadır. Uluslararası hukukun çiğnendiği ve her türlü barbarlığın yaşandığı, orman kanunlarında dahi görülmemiş bu zulümlere artık dur diyecek ortak bir irade sergilenmelidir."
Kaya, "Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze sadece Filistinlilerin değil, özelde tüm ümmetin genelde ise tüm insanlığın ortak değeridir. Bugün ümmetin ortak değerlerine yönelik pervasızca zulümler yapılırken, bu zulümlere sessiz kalmak kardeşlik hukukuna ve insanlığa ihanettir. Her ihanetin dünya ve ahiret vebali vardır. Bu vebalin altında kalmamak için, büyük bedeller ödemek gerekmektedir. Siyonist işgal rejimine karşı somut adımlar atılmalı, zulümlerini durduracak siyasi, askeri ve diplomatik yaptırımlar uygulanmalıdır." ifadelerini kullandı.
"İttihat, birlik ve beraberlik içinde hareket etmek zaruret haline gelmiştir"
Gazze'de, Kudüs'te ve Mescid-i Aksa'da katmerleşen zulmün artık tüm coğrafyayı kuşatmış duruma geldiğini sözlerine ekleyen Kaya, "Ülkeler işgal edilmekte, okullar, hastaneler, evler, binalar ve sivil yerleşim yerleri tüm dünyanın gözleri önünde bombalanmaktadır. Bebekler, çocuklar, kadınlar ve siviller acımasızca katledilmektedir. Şehirler harabeye dönüştürülmekte, insanlığa dair tüm değerler çiğnenmektedir. Başta İslam ülkelerinin liderleri olmak üzere tüm ümmet sorumluluk altındadır. Artık zalime ve zulümlere dur deme vakti çoktan gelip geçmiştir." şeklinde konuştu.
"İttihat, birlik ve beraberlik içinde hareket etmek zaruret haline gelmiştir" diyen Kaya, sözlerini şu ifadeler ile sürdürdü:
"Şüphesiz ki bu zulmün beslendiği ilk kaynak, Gazze'yi çevreleyen ablukadır. Ateşkesle son bulmayan abluka, Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında yaşayan sivillerin gıda, temiz su, sağlık hizmeti ve insani yardıma erişimini ciddi bir şekilde kısıtlamaktadır. Sağlık, teknoloji, gıda, ahlak ve daha pek çok alanda dünyanın başına bela olan siyonizmden elbette Filistin ve tüm insanlık bir gün kurtulacaktır. Bu Allah'ın vaadidir, hepimiz buna iman ediyoruz."
Kaya, "Kardeşlerim; malumunuzdur ki hukuksuzluğa karşı küresel bir vicdan çağrısı olarak 2010 yılında Mavi Marmara ile yola çıkmıştık. Bu mücadelenin mirası olan Özgürlük ve Sumud Filosu'nu geçtiğimiz sene Gazze'ye uğurladık. Uluslararası hukuka aykırı olmayan girişimlerimiz sonucunda hiçbir hukuk sistemine ve anayasaya sığmayacak şekilde aktivistlerimiz ve gemilerimiz uluslararası sularda alıkonulup, siyonist rejimin alçakça saldırılarına hedef olmuştur." diye belirtti.
Yakup Kaya
"Küresel Sumud Filosu 12 Nisan 2026'da 150 farklı ülkeden yüzlerce tekneyle yola çıkacak"
Yeniden yola çıkacak Sumud Filosunun duyurusunu paylaşan Kaya, "Bugün bütün engelleme girişimlerine rağmen siyonist rejim karşısında mücadelemiz büyüyerek devam etmektedir. Her başlattığımız filo çalışmasında olduğu gibi bugün de tüm dünyaya haykırıyoruz: Biz geldik. Tekrar geleceğiz ve daha kalabalık olacağız! Bu vesileyle Avrasya Sumud Filosu'nu sizlere duyurmak istiyoruz. Küresel Sumud Filosu 12 Nisan 2026'da, 150 farklı ülkeden yüzlerce katılımcı ve yüzlerce tekneyle İspanya ve İtalya'dan yola çıkacak inşallah. Bugün yeniden bir araya gelen bu girişimin temel amacı; ablukayı kırmak, deniz yoluyla insani yardım koridoru oluşturmak, temel ihtiyaçları ulaştırmak ve uluslararası sularda suç ortaklığını ifşa etmektir." ifadelerine yer verdi.
İşgal rejimine karşı yetkilileri tavır almaya davet eden Kaya, "Bu noktada üniversite gençliği olarak bizlere çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Sizleri insani yardım için çeşitli çalışmalara destek olmaya ve filoyu gündemden düşürmemeye davet ediyoruz. Dünyanın tüm vicdan sahibi halklarını, ateşkes için hükümetler üzerinde baskı oluşturmaya, hukuksuz uygulamalara son verilmesi için sorumluluk almaya çağırıyoruz." dedi.
Kaya, "Kıymetli kardeşlerim; unutmayalım ki özgürlüğe yelken açan bu gemiler, aynı zamanda tüm insanlığın onurunu ve umudunu yüklenmiştir. Bu bilinçle ve Mescid-i Aksa'nın yeniden esenlik yurdu olduğunu göreceğimize inanarak eylemlerimizi sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz. Yolumuz açık, seferimiz mübarek olsun." şeklinde konuştu.





