DEM Parti’nin özgürlük söylemlerindeki samimiyetsizlik ve toplumsal değerlere yönelik iki yüzlü tutumu, son gözaltı olaylarının ardından bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. İnanç düşmanlığını "mizah", marjinal dayatmaları "özgürlük" olarak pazarlayan parti, konu aziz İslam dini ve Müslümanların kutsalları olduğunda adeta bir şer kalkanına dönüşüyor.
Son olarak Kur'an-ı Kerim'le alay eden Deniz Göktaş'a sahip çıkarak; ''Yaptığı stand-up gösterisinin ardından çeşitli çevreler tarafından hedef gösterilen ve hakkında “dini değerleri aşağıladığı” iddiasıyla soruşturma başlatılan Deniz Göktaş, yurt dışı dönüşünde havalimanında gözaltına alındı.
Düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılar kabul edilemez, politik mizah yargılanamaz.
Linç kültürüyle beslenen ve araçsallaştırılmış yargı eliyle hakim kılınmaya çalışılan bir baskı ortamının hiçbir yurttaşımıza faydası yoktur.
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılmalıdır.'' açıklaması yaptı.
"Politik mizah yargılanamaz" çığırtkanlığı yapan DEM Parti, milyonlarca insanın inancıyla alay edilmesini pişkinlikle savunuyor. Geçmişte de Peygamber Efendimize hakaret eden Leman Dergisi’ne meclis kürsülerinden sahip çıkacak kadar ileri giden bu yapı, kutsallara saldırıyı "ifade özgürlüğü" kılıfıyla meşrulaştırmaya çalışıyor.
Ancak aynı DEM Parti, geçtiğimiz aylarda Rahmi Koç’un anlattığı Kürt kadınlarına alenen hakaret eden sözde bir fıkra karşısında haklı bir tepkiyle suç duyurusunda bulunmuştu. Peki İslam’a ve Kur’an-ı Kerim’e yapılan saldırılarda niye "Zalimlerin kabusu mizah" deniliyor?
"Mizah tarih boyunca zalimlerin kabusu olmuştur" diyerek mukaddesatla alay edenlerin arkasında duran DEM Parti’ye sormak gerekiyor: Sizin zalim dedikleriniz, milyarlarca insanın iman ettiği Kur'an-ı Kerim'e ve yüce İslam inancına sahip çıkan Müslümanlar mıdır?
DEM'in bu özgürlük seçiciliği de yeni değil. Bu ülkenin inancına ve kültürüne yabancılaşan bu zihniyet, toplumun en temel direği olan aile yapısını koruma çabaları söz konusu olduğunda "kadın düşmanlığı" olarak lekelemeye çalışırken, ne idüğü belirsiz sapkın oluşumların meydanlarda boy göstermesi için de mihmandarlık yapıyor. Ya da eline taş ve silah verilen çocuklar özgür iradeli oluyor, başörtüsü takanlar camiye gidenler baskı altında kalmış oluyor..