Dünya

Petrol fiyatları savaş öncesi seviyelere geriledi

ABD ile İran arasında sağlanan anlaşmanın ardından petrol fiyatlarında düşüş sürerken, Hürmüz ticaretinin canlanması küresel piyasalarda iyimserliği artırdı.

Abone Ol

ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından küresel enerji piyasalarında düşüş eğilimi devam ediyor. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilimin azalmasıyla birlikte petrol fiyatları, savaş öncesi dönemin en düşük seviyelerine geriledi.

Çatışmalar sırasında üretim ve sevkiyatın aksaması nedeniyle yükselen petrol fiyatları, taraflar arasında sağlanan uzlaşmanın ardından yeniden düşüşe geçti. Küresel piyasalarda Hürmüz Boğazı'nın ticarete açılacağı yönündeki beklentiler, enerji fiyatları üzerindeki baskıyı artırdı.

Denizcilik veri platformu MarineTraffic'in verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği son 24 saatte iki katına çıkarak şubat ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bölgedeki hareketliliğin yeniden artması, küresel enerji arzına ilişkin endişelerin azalmasına katkı sağladı.

Petrol fiyatlarındaki gerilemeye paralel olarak, küresel piyasalarda altın ve kripto para birimlerinde de düşüş yaşandı. Güçlenen dolar ve artan faiz beklentilerinin etkisiyle altının ons fiyatı uzun bir aradan sonra 4 bin doların altına inerken, Bitcoin de 60 bin dolar seviyesinin altına geriledi.

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD-İran mutabakatını bölge ülkelerine anlatmak ve destek sağlamak amacıyla Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn'i kapsayan diplomatik temaslarda bulunuyor. Söz konusu ülkelerin anlaşmaya temkinli yaklaşan aktörler arasında yer aldığı belirtiliyor.

Buna karşın, İran'ın nükleer programına ilişkin anlaşmazlıklar taraflar arasındaki en önemli sorun başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Tahran yönetimi, uluslararası müfettişlerin nükleer tesislere tam erişim sağlayacağı yönündeki iddiaları reddederken, bazı ABD'li yetkililer ise İran'ın daha önce bu ziyaretlere onay verdiğini öne sürüyor.

Uzmanlar, kısa vadede enerji piyasalarında rahatlama yaşansa da kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için nükleer program başta olmak üzere temel anlaşmazlıkların çözülmesi gerektiğine dikkat çekiyor.