Diyarbakır OSB 2. etapta faaliyet gösteren DİSAN Yönetim Kurulu Başkanı Musa Dakak, üretimde karşılaşılan maliyet baskılarına ve bölgenin ihracat potansiyeline dikkat çekti.
Enjeksiyon makineleriyle üretim yaptıklarını belirten Dakak, artan lojistik giderlerinin üretim maliyetlerini yukarı çektiğini ifade ederek, bölgenin coğrafi konumunun doğru destek ve teşviklerle önemli bir ekonomik avantaja dönüştürülebileceğini söyledi.
"Nakliye maliyetleri çok yüksek"
Batıdaki limanlardan ve büyük şehirlerden temin edilen hammaddelerin yüksek taşıma maliyetleriyle Diyarbakır’a ulaştığını ifade eden Dakak, "Şu an özellikle limanlardan veya büyük şehirlerden temin ettiğimiz hammaddelerde nakliye maliyetleri çok yüksek. Bir tır hammadde buraya geldiğinde ciddi bir bedel ödüyoruz. Burada işlenip mamul haline gelen ürün tekrar batıya gönderildiğinde yeniden nakliye maliyeti oluşuyor. Bu geliş–gidiş süreci, ürün fiyatlarına doğrudan yansıyor ve batıdaki üreticilere göre dezavantaj yaşamamıza neden oluyor. Avantajlı olduğumuz nokta ise sınır bölgesine yakınlığımızdır. Gaziantep, Urfa ve Diyarbakır başta olmak üzere Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki üreticiler; Irak, İran, Suriye, Ortadoğu ve Doğu Afrika ülkelerine daha yakın konumdadır. Bu coğrafi avantaj doğru değerlendirilirse önemli fırsatlara dönüşebilir. Ancak bu pazarlara erişim için devletin teşvikleri, fuar destekleri ve dış pazarlara yönlendirme konusunda üreticilere daha fazla destek vermesi gerekmektedir." dedi.
"Tecrübe, bilgi ve teknik donanım açısından yeterli personel bulmakta zorlanıyoruz"
Genç nüfusun istihdamına katkı sunduklarını belirten Dakak, en büyük sorunlardan birinin kalifiye eleman eksikliği olduğunu dile getirerek, "Diyarbakır’daki genç nüfusun istihdamına katkı sağlıyoruz; ancak kalifiye eleman konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Tecrübe, bilgi ve teknik donanım açısından yeterli personel bulmakta zorlanıyoruz. OSB’lerde meslek liseleri ve sanat okullarının açılması, öğrencilerin doğrudan üretime entegre edilmesi bu sorunu büyük ölçüde çözecektir." ifadelerini kullandı.
"İmalatçılara özel imkanlar sunulmalı, üreticilerin yükünü hafifletecek adımlar atılmalı"
Valiz, çöp kovası, metal mutfak ve banyo ürünleri ile tel grubu ve süs eşyalarında geniş ürün yelpazesine sahip olduklarını belirten Dakak, "Ürünlerimiz kısa sürede Türkiye’nin birçok ilinde kendini göstermeye başladı. Sipariş hacmi istenen seviyede olmasa da marka bilinirliğimizi artırdık. Ürünlerimizin kalitesine ve çeşitliliğine güveniyoruz. Valiz, çöp kovası ve metal grubu ürünlerimizin yanı sıra mutfak, banyo, tel grubu ve süs eşyalarında da geniş bir ürün yelpazemiz bulunmaktadır. Hedefimiz Disan Group markasını Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırmaktır." diye belirtti.
Musa Dakak
Üreticiliğin zor ve maliyetli bir süreç olduğunu vurgulayan Dakak, imalatçılara özel destek mekanizmalarının geliştirilmesi ve üreticilerin görüşlerinin karar alma süreçlerinde dikkate alınması çağrısında bulunarak şunları kaydetti:
"Üreticilik zor ve maliyetli bir süreçtir. Hammaddenin temininden üretime, pazara sunumdan tahsilata kadar her aşama ciddi bir külfet gerektirir. Bu nedenle yöneticilerimizden imalatçılara özel imkanlar sunmalarını, üreticilerin yükünü hafifletecek adımlar atmalarını ve üreticilerin görüşlerini dikkate almalarını bekliyoruz. Talebimiz ve isteğimiz budur."