istanbul

Klinik Psikolog Bozkuş: Ruh sağlığı problemlerinin görmezden gelinmesi sorunu büyütür

Ruh sağlığının toplum tarafından beden sağlığı kadar önemsenmediğini söyleyen Klinik Psikolog Ömürcan Bozkuş, bireylerin sorunlarının görmezden gelinmesinin problemi çözmekten çok daha da büyüttüğünü, bu anlamda hizmete ulaşmanın kolaylaştırılması gerektiğini ifade etti.

Abone Ol

Ruh sağlığının beden sağlığı kadar önemsenmemesi, modern toplumların en büyük yanılgılarından biridir. Oysa bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri, ruh ve beden sağlığının ayrılmaz bir bütün olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Fiziksel bir rahatsızlıkta bireyler çekinmeden doktora giderken, ruhsal bir problemde ise yaşadığı sorunu gizlemesi veya geçiştirmesinin arkasında çoğunlukla toplumsal baskı yatıyor.

Toplum baskısından kurtulmak adına ihmal edilen ruhsal sorunlar, bir süre sonra bedensel bazı kronik hastalıkları beraberinde getirebilir, yaşanan sorunlar bireyin biyolojik ve ekonomik dengesini de olumsuz etkileyebilir.

'Psikolojik destek almak temel bir insani haktır'

Ruh sağlığının toplum tarafından önemsenmemesinin arka planında yatan sorunların ortadan kaldırılması adına yapılması gerekenlere ilişkin İLKHA muhabirine konuşan Klinik Psikolog Ömürcan Bozkuş, Ruh sağlığı maalesef ülkemizde beden sağlığı kadar önemsenmiyor. Aslında eskiye oranla günümüzde farkındalık seviyesi arttı. Bunun en yaygın sebeplerinden birisi de ruhsal yardım aramanın hala bir zayıflık olarak görülmesidir. Kişiler, genellikle bir sıkıntıları olduğu zaman onları paylaştıktan sonra, sıklıkla damgalandıkları için paylaşmak da istemiyorlar. Onlar da kendilerince haklılar ama çoğunlukla psikolojik destek almak temel bir insani haktır.' dedi.

'Ruh sağlığı hizmetlerine erişim arttıkça toplumda damgalanma azalır'

Ruh sağlığına ilişkin farkındalığın artması için yapılması gerekenleri sıralayan Bozkuş, 'Öncelikle ruh sağlığı hizmetlerine ulaşım daha da kolaylaşmalıdır. Gün geçtikçe kolaylaşıyor. Ruh sağlığı hizmetleri herkes için ne kadar ulaşılabilir olursa, damgalamalar da o kadar azalır. Çünkü böyle olduğu zaman neredeyse herkes başvuracak ve damgalanmanın anlamsızlığı ortaya çıkacak.' diye konuştu.

'Yoğun stres ve kaygı sorunlarına doğru müdahale edilmezse kişilerin hata yapma oranı artar'

Psikolojik sorunları olan insanlar tamamen sorunsuz olduğu gibi bir algının doğru olmadığını ancak bedensel rahatsızlıklarda olduğu gibi ruhsal sorunlarda da bir uzmana başvurulabilmesi gerektiğini aktaran Bozkuş, 'Yoğun stres, kaygı durumları, kişinin karar verme gibi birçok konuda meselelerini olumsuz etkileyebilir. Özellikle ilişkilerini, iş yaşamını olumsuz etkileyebilir. İş yaşamından ötürü de kişi yoğun stresli, anksiyeteli olabilir. Ancak doğru müdahale yoksa kişinin bunlarla ilgili bir farkındalığı, adımı, çabası yoksa bu kişilerin genellikle iş yerinde ya da ilişkilerinde, sosyal hayatlarında yanlış kararlar verdiğini, belki hata boyutlarının çok çok daha yükseldiğini görüyoruz. O sebeple kendi farkındalığını oluşturmak ve müdahale etmek çok önemli diye düşünüyorum.' şeklinde konuştu.

'Zamanında müdahale edilmeyen ruhsal sorunlar bedensel hastalıklara neden olur'

Yoğun stresin mide sorunlarına yol açabildiğini vurgulayan Bozkuş, 'Stres ilk olarak mideye yansır. Tabii ki daha ileri boyutlarda kişinin somatik belirtileri de olabiliyor. Burada müdahale etmek gerekir. Kişi bir yardım arayışı içerisindeyken yaşadığı stres ilk olarak bedene vurur. Belki daha önce fark etse bedene gelmeden bir yardımı olacak. Burada damgalamak ya da toplumumuzda hala psikolojik yardım almanın lüks bir şey olarak zannedilmesi doğru değildir.' dedi.

Ailelere uyarı: Sorunları basite almak, görmezden gelmek doğru değil

Ruh sağlığının farkındalığıyla ilgili durum da ailelere çok önemli pay düştüğünü aktaran Bozkuş, 'Ergen çocuklar için çok önemli. Çocuğunuz bir şeyle karşılaştığı zaman, 'Bunda üzülecek ne var? Takma kafana, .yaşadığın şey aslında bir sorun bile değil, insanlar neler yaşıyor' gibi kıyaslamalar yaptığımızda, aslında çocuğumuzun yaşadığı psikolojik sıkıntıyı görmezden gelmiş oluyoruz. Böylece sorunları sadece atlamış ve ertelemiş oluyoruz. Bu tarz durumlarda çocuğumuzla, 'Nasıl hissediyorsun? Senin için neler yapabilirim?' tarzı konuşma dili, ruh sağlığı farkındalığı açısından oldukça önemlidir.' diye konuştu.

'Ruh sağlığı farkındalığının artması toplum için hayati öneme sahip'

Ülkemizde ruh sağlığına erişiminin günden güne daha da kolaylaştığını ancak toplumsal farkındalık oluşturulamadığı için hala bazı insanlar tarafından utanılacak bir şey olarak görüldüğünü belirten Bozkuş, son olarak şu ifadeleri kullandı:

'Birçok yerde ücretsiz hizmet mevcut ama oraya ulaşmada henüz farkındalık oluşturamadık. Sizler vasıtasıyla böyle şeyleri duyurarak daha çok farkındalık oluşuyor. Çoğu zaman, 'Takma kafana, boş ver, aldırma bir şey olmaz' diye başlanan cümleler aslında ruh sağlığında derin yaralar açabiliyor. Çünkü kişi anlaşılmamış, karşı tarafın kendisiyle empati yapmadığını hissettiği zaman problemini kendisi de atlamaya başlıyor. Bize yapılan başvurularda genellikle kişilerin çevresi tarafından hiç önemsenmediğini görüyoruz. Yani kişiler hiç önemsenmediğinde, duygularını yaşamadıkları zaman ruh sağlığı uzmanlarına başvuruyorlar. O yüzden ruh sağlığı farkındalığı toplumumuz için hayati öneme sahip. Bir şeyleri halının altına süpürerek gerçekten temizlemiş olmadığımız gibi ruh sağlığında da duyguları görmezden gelerek bir yere varamayız.'