Batman

Fırıncılar: "İçerisi bazen 100 dereceyi buluyor"

Yazın sıcaklıkların 40-45 dereceyi bulduğu günlerde fırın ustaları, 250 ila 300 dereceyi aşan ocakların başında ekmek üretmeye devam ediyor.

Abone Ol

Batman ve bölge genelinde etkisini artıran yaz sıcaklıkları, fırın çalışanlarının mesaisini daha da ağırlaştırıyor. Dışarıda termometrelerin 40-45 dereceyi gösterdiği günlerde, fırınların üretim alanlarında hissedilen sıcaklık zaman zaman 100 dereceye kadar ulaşıyor.

Ateşin karşısında saatlerce çalışan ustalar, sıvı kaybını önlemek için gün boyunca su tüketirken, işletmeler ise vantilatör ve klimalarla çalışma koşullarını bir nebze olsun hafifletmeye çalışıyor.

Yaz mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte fırınlarda çalışma koşulları daha da ağırlaşıyor. Özellikle ekmek üretiminin yoğun olduğu saatlerde fırınların önünde hissedilen sıcaklık, dış ortamın çok üzerine çıkıyor.

Yüksek ısı nedeniyle yoğun sıvı kaybı yaşayan çalışanlar, gün boyunca bol su tüketerek ve kısa molalar vererek ayakta kalmaya çalışıyor. Tüm zorluklara rağmen üretime ara vermeyen ustalar, sıcak havaya karşı verdikleri mücadeleyi alın teriyle sürdürüyor.

İLKHA muhabirine konuşan ekmek pişirme ustaları, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte çalışma şartlarının daha da ağırlaştığını belirterek yaşadıkları zorlukları anlattı.

"Günde en az 15 litre su içiyoruz"

Yakup Tunç

Fırın işletmecisi ve ekmek pişirme ustası Yakup Tunç, yaz aylarında çalışma şartlarının oldukça ağırlaştığını belirterek şunları söyledi:

"Dışarıda 45 dereceyi bulan hava şartlarında çalışıyoruz. İçerisi ise fırından dolayı bazen 100 dereceyi buluyor. Fırının içi yaklaşık 300 derece sıcaklığa ulaşıyor. Bu şartlarda çalıştığımız için ister istemez etkileniyoruz. Ben ve kardeşlerim bu zorlu koşullara rağmen işimizi sürdürüyoruz. Nasıl zorlandığımızı sorarsanız, gerçekten oldukça zorlanıyoruz. Ancak rızkımızı kazanmak için çalışmak zorundayız. Çok terliyoruz; günde en az 15 litre su içiyoruz. Üzerimizdeki kıyafetleri terden dolayı günde en az 5-6 kez değiştiriyoruz. Bazen serinlemek için dışarı çıkıyoruz ama yine de ister istemez zorlanıyoruz."

"Fırıncılık kolay bir iş değil"

Mesleğin fedakârlık gerektirdiğini ifade eden Tunç "Yaz aylarında hava her zaman sıcaktır. Özellikle yazın en sıcak geçen iki-üç aylık dönemi bizim için daha da zorlu geçiyor. Bu süreçte ister istemez daha fazla etkileniyoruz. Fırıncılık zor bir meslektir; kolay bir iş değildir. Ne belirli bir tatili vardır ne de düzenli bir sosyal hayatı. Zor mesleklerden biridir. Ancak halka hizmet ediyoruz, ekmek üretiyoruz ve çalışmaya devam ediyoruz. İşimizi bırakacağımız zamana kadar da bu mesleği sürdürmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

"Fırının içi 250-300 dereceye kadar çıkabiliyor"

Siraç Şimşek

Bir diğer fırın işletmecisi Siraç Şimşek de yaz mevsimiyle birlikte çalışma şartlarının daha da ağırlaştığını belirterek şunları kaydetti:

"Fırıncıların zorlu mesaisi başlamıştır. Bu sıcaklarla birlikte sıcaklık arttıkça mesai şartları da zorlaşıyor. Ancak buna katlanmak gerekiyor. Dışarısı 50 dereceyi bulurken, fırının içi 250-300 dereceye kadar çıkabiliyor. Çalışmasanız bile bu sıcağın zorluğunu hissediyorsunuz; oturduğunuz yerde bile terliyorsunuz. Şu an önümdeki sıcaklık yaklaşık 100 derece civarında. Bu şartlar altında çalışıyoruz. Sürekli bol bol su tüketmeye çalışıyoruz. Çok fazla terlediğimiz için gün içinde sık sık su içiyoruz. Kaç litre içtiğimizi saymıyoruz ama sürekli su tüketiyoruz. Çalışanlar da sürekli su getirip içiyorlar."

"Eleman bulmakta zorlanıyoruz"

Yüksek sıcaklıkların yanı sıra personel yetersizliğiyle de mücadele ettiklerini ifade eden Şimşek "İşimiz zaten başlı başına zor. Yaz aylarında bu zorluk daha da artıyor. Bunun yanında eleman sıkıntısı da yaşıyoruz. Kimse bu sıcak ortamda çalışmak istemiyor. İnsanlar ekmek almak için fırına geliyor ama kapıdan içeri girmeden dışarıdan sipariş vermeyi tercih ediyorlar. Biz ise mecburen çalışmaya devam ediyoruz. Bu meslek bizim işimiz ve ekmeğimiz. Bu nedenle mesleğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Her şeye rağmen ibadetlerimizi de aksatmıyoruz. İşimizi yaparken ibadetlerimizi yerine getirmeye özen gösteriyoruz." dedi.

"Alın teriyle çalışmanın ayrı bir huzuru var"

Tüm zorluklara rağmen mesleklerini sürdürmeye devam edeceklerini belirten Şimşek "Alın teriyle çalışmanın ayrı bir huzuru var. Eve gittiğimizde rahat oluyoruz. Helal kazancımızı, emeğimizin karşılığını aldığımızı düşünerek huzur duyuyoruz. Şu an en büyük sıkıntımız havaların iyice ısınmış olması. Sıcaklık nedeniyle ciddi zorluk çekiyoruz. Bazen hamurlarımızı bile kontrol etmekte zorlanıyoruz. Eleman yetersizliği nedeniyle vardiya değişimi yapamıyoruz ve sürekli aynı kişiler çalışıyor. Üstümüzü sık sık değiştiriyoruz. Neredeyse saatte bir tişört değiştiriyor, elimizi yüzümüzü yıkayarak idare etmeye çalışıyoruz. Bu zorlu mesai muhtemelen eylül ayına kadar devam edecek. Aslında fırının içinde çalıştığımız sürece bu sıcaklıkla mücadele her zaman sürüyor." şeklinde konuştu.