Ramazan ayının son on gününe girilirken, İslam medeniyetinde önemli bir yere sahip olan itikâf sünneti yeniden gündeme geldi.
Konuyla ilgili İLKHA mikrofonuna konuşan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tahir Gündüz, itikâfın mahiyeti, şartları ve manevi kazanımları hakkında önemli bilgiler paylaştı.
“Cami dışında itikâfa girmek doğru değildir”
İtikâfın kelime anlamı olarak özel şartlarla camide kalmak olduğunu belirten Gündüz, bu ibadetin rükünlerine değinerek, “İtikâf Arapçadaki anlamı ile özel bazı şartlarla camide kalmak demektir. Tabii elbette ki itikaf sadece camide kalmakla olmuyor bunun bazı rükünleri şartları var. Nedir şartları? Birincisi niyet etmektir, ikincisi camide durmaktır. Cami dışında itikâfa girmek doğru değildir. Niyet nasıldır? İtikafa girmeye niyet ettim. Her camiye girdiğimizde böyle niyet edersek namaz vakitlerinde bile bu itikaf sevabına nail olmuş oluruz. Peki itikaf ne zamandır? İtikaf aslında her zaman yapabileceğimiz bir sünnettir, bir ibadettir. Fakat maalesef sadece Ramazan ayında aklımıza geliyor. Ramazan ayında bile çoğumuzun aklına yine gelmiyor. Tabii bazı alimlere göre belki farz orucun itikaf için şart olmasından kaynaklandığı için oruçla itikafı özdeşleştirmiş bulunuyoruz.” ifadelerine yer verdi.
“İtikafa girilebilecek en kıymetli zaman Ramazanın son 10 günüdür”
İtikafa girilebilecek en kıymetli zaman Ramazanın son 10 günü olduğunu aktaran Gündüz, “Doğrusu Şafii mezhebine göre bir insanın itikafa girmesi için oruçta olması şart değil. Dolayısıyla sürekli camiye vakit namazlarında giderken bile hatta başka bir amaçla gidip orada oturup Kur'an okumak için girdiğimizde bile sürekli itikafa niyet etmemiz gerekir ki hem Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselamın bu sünnetini ihya edelim, camide iken zamanımızı değerlendirmiş olalım, itikafta girmiş olalım. Peygamber Efendimiz özellikle Ramazan ayının son 10 günü geldiğinde 10 gün veya 9 gün boyunca itikafa girerdi. Çünkü itikafa girilebilecek en kıymetli zaman Ramazanın son 10 günüdür. Çünkü son 10 günde hemen hemen alimlerin tamamına göre Kadir Gecesi bulunmaktadır. Dolayısıyla bizim de Kadir Gecesi'ni bulmamız için Ramazanın son on gününü gecesini iyi bir şekilde değerlendirmemiz, ihya etmemiz, elimizden geldiğince buna çalışmamız gerekiyor. Özellikle bizim aramızda halk arasında meşhur olan Ramazanın 27 gecesinin Kadir Gecesi olduğudur. Fakat kitaplara baktığımızda aslında 23.ve 21. günlerinde aynı şekilde hatta belki de daha kuvvetli bir şekilde Kadir Gecesi olma ihtimali olduğunu söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı
“Eğer Kur'an okuyorsak belli bazı programlarımız varsa onları camide itikaf halindeyken yapmaya çalışalım”
İtikaf için bir insanın camide 1 saat 10 saat kalması ya da 10 gün kalması şart olmadığını belirten Gündüz, “Dolayısıyla sadece bir gece değil, Ramazanın her gecesini özellikle son 10 gece içerisinde de özellikle tekli gecelerini daha ciddi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Bu gecelerde sahura biraz daha erken kalkmamız gerekiyor, kesinlikle teheccüd namazını kılmamız gerekiyor. Malumunuz itikaf için bir insanın camide efendim 1 saat 10 saat kalması ya da 10 gün kalması şart değildir. Birkaç saniye bile bir insan kaldığında niyet ederse itikaf sahihtir yerine gelmiş olur. Dolayısıyla bugünlerde yatsı namazına teravihe gelirken itikafa niyet etmemiz gerekiyor. Ondan sonra itikaf niyetiyle itikafta olduğumuzun şuurunda olarak biraz daha camide daha fazla durmamız gerekiyor. Eğer Kur'an okuyorsak belli bazı programlarımız varsa onları camide itikaf halindeyken yapmaya çalışalım.” Şeklinde konuştu
“Modern hayatın hız, renkliliği içerisinde maalesef çoğumuz dünyaya kapılıp gidiyoruz”
İtikâfın günümüz insanı için manevi bir reçete olduğunun altını çizen Gündüz, “İllaki geceleyin sabaha kadar o geceleri ihya etmemiz gerekmiyor ama elimizden geldiğince son 10 gece 1 saatte olsa, ikişer saat de olsa camide bunları değerlendirmemiz gerekiyor, itikafa niyet ederek camide beklememiz gerekiyor. Böylece bir nebze de olsa Peygamber Efendimiz aleyhissalatu vesselamın sünnetine ittiba etmiş olur hem de en önemlisi kendimize gelmiş oluruz. Modern hayatın hız, renkliliği içerisinde maalesef çoğumuz dünyaya kapılıp gidiyoruz. Dolayısıyla bir insanın uzlete çekilmesi, itikafa girmesi, Rabbi ile baş başa kalması, kendisini itikafa ibadete adaması velev ki birkaç saat için bile olsa bu hakikaten çok değerlidir ve insanın manevi gelişiminde ciddi bir katkısı olacaktır diye düşünüyorum. Öyleyse bu ibadete özellikle biraz temizlenmemiz, arınmamız, manevi açıdan gelişmemiz için bu uzlete, bu itikafa özellikle zaman ayırmamız, planımıza programımıza bunu koymamız gerekiyor." dedi.