Röportaj

Diyarbakır'da mevsimsel enfeksiyonlara karşı uzman uyarısı

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Zahit Taş, Diyarbakır'da solunum yolu enfeksiyonlarının arttığını belirterek hijyen ve aşılamanın önemine dikkat çekti.

Abone Ol

Diyarbakır'da mevsimsel enfeksiyonlar artış gösterirken, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Zahit Taş önemli uyarılarda bulundu.

Dr. Taş, özellikle solunum yolu virüslerinin ön planda olduğunu belirterek grip (influenza), COVID-19, RSV ve çocuklarda sık görülen rotavirüse bağlı ishallerin bu dönemde yaygınlaştığını söyledi: "Diyarbakır özelinde baktığımızda, kendi hastanem için konuşayım. Salgın, yani mevsimsel açıdan baktığımızda solunum yolu virüsleri ön planda. İkili virüsler bile görebiliyoruz. Genellikle grip, yani influenza, COVID-19'un kendisi; ekstradan nezle, RSV dediğimiz hastalık tablosu çocuklarda ve yaşlılarda görülebiliyor. Çocuklarda özellikle rota virüse bağlı ishaller sık görülüyor."

"COVID-19 ilk çıktığı döneme kıyasla biraz daha hafif gidiyor"

Solunum yolu enfeksiyonlarında ateş, boğaz ağrısı, öksürük, baş ve vücut ağrıları gibi benzer şikâyetlerin görüldüğünü ifade eden Taş, "Solunum yolu enfeksiyonları açısından baktığımızda, ekseri çoğu kişideki genel şikâyetler; ateş, ani başlangıçlı ya da aşama aşama ilerleyen baş ağrısı, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, öksürük, kuru öksürük, bazen balgamlı öksürük, yaygın vücut ağrısı, eklem ağrıları, bel ağrısı, sırt ağrısı şeklinde oluyor. Çok böyle şikâyete bakıp ayırmak mümkün olmayabiliyor. Ama en önemlileri grip ve COVID-19; birbirine benzer seyrediyor. COVID-19 eskiye göre, ilk çıktığı döneme kıyasla biraz daha hafif gidiyor. Ama hâlen yaşlı ve düşkün kişilerde, bağışıklığı baskılanmış kişilerde yoğun bakım yatışı ve ölüme varacak düzeyde ağır gidebiliyor." dedi.

"El hijyeni enfeksiyonların yüzde 60-80'ini engeller"

Toplumun enfeksiyonlardan korunması için en etkili yöntemin el hijyeni olduğunu belirten Dr. Taş, şunları kaydetti:

"Birincisi, en önemlisi, ilk basamak ve en basiti el hijyeni. En basit ve uygulanabilir, herhangi bir işlem gerektirmeyen bir şey. El hijyeni enfeksiyonların yüzde 60-80'ini engeller. Hem solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonları hem mide-bağırsak yoluyla bulaşan enfeksiyonları ve zehirlenmeleri azaltır. Hastanede de bu böyledir. El hijyeni için su ve sabun diyoruz. Su ve sabunla en az 20 saniye yıkamak gerekir. Bulamazsanız da alkol bazlı, yüzde 60-70 alkol içeriği olan el antiseptiği ile el hijyeninin sağlanmasını öneriyoruz.

Toplumda yemek yeme öncesi, tuvaletten çıktıktan sonra, kalabalık yerlerde, özellikle hasta kişilerle temastan sonra mutlaka el yıkanmasını, el hijyenini özellikle öneriyoruz. Gıda işiyle uğraşanların el hijyeni bizim sağlığımızın da bir parçası. Onların da el hijyenini sağlamasını özellikle öneriyoruz. El hijyeni dışında solunum yolu açısından önlemler var. Neler var? Kapalı ortamlarda çok uzun süre kalmamak; mümkünse salgın ya da hasta kişilerin olduğu, havalanmayan ortamlarda maske takmak. El hijyenini sağlamak. Özellikle kışın okul, kreş, ofis gibi ortamlarda çapraz havalandırma yapmak, en azından günde bir-iki defa. Havalanma, havalandırma bulaş açısından da önemli; havayı temizleme açısından da. Ve temas. Hasta kişilere temastan mümkün mertebe kaçınmak gerekiyor. Ateşi, öksürüğü, boğaz ağrısı, ishali olan kişilerin mümkün mertebe sağlıklı kişilerle temasını azaltmak gerekiyor. Bu kişilerin hastane ziyaretlerine gitmesini engellemek, maske kullanmalarını sağlamak özellikle önemli."

"Çocukların hijyen eğitiminin sağlanmalı ve aşılamaların tamamlanması gerekiyor"

Hasta çocukların okula veya kreşe gönderilmemesi, hijyen eğitiminin verilmesi ve aşıların eksiksiz yapılması gerektiğini söyleyen Dr. Taş, "Çocuklar açısından baktığımızda, çocuklarda ne yazık ki özellikle 5-6 yaşa kadar hijyen alışkanlığı çok sınırlı; yetişkinler gibi değil. O açıdan çocuklara yapabildiğimiz ölçüde hijyen eğitiminin sağlanması, tuvalet eğitiminin verilmesi ve aşılamaların tamamlanması gerekiyor. Hasta olduğu dönemde çocukların kreşe ya da okula mümkünse gönderilmemesi, iyileşene kadar evde tutulması önemli. Aileler kendileri hastaysa çocuğa temas ederken dikkat etmeli. İshal açısından da çocuklar için rotavirüs gibi aşıların zamanında yapılması önemli." diye belirtti.

"Kronik hastalığı olanlar ve yaşlılar mevsimsel aşılamalarını yapmalı"

Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için mevsimsel grip ve zatürre aşılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Taş, "Kronik hastalığı olanlar ve yaşlılar açısından baktığımızda da bu grup için mutlaka mevsimsel aşılamaların yapılması gerekiyor. Risk grubuna önerilen; 65 yaş üstüne, KOAH ya da astım tabloları olanlara, yaşlılara zatürre aşısını öneriyoruz. Bunların eksiksiz yapılması önem arz ediyor. Bunlara dikkat ettikten sonra, yani temel önlemlere dikkat edildiğinde enfeksiyon sıklıkları belirgin ölçüde zaten azalıyor." ifadelerini kullandı.