Diyarbakır genelindeki tüm camilerde okunacak hutbede, namazın müminin hayatındaki merkezi rolüne dikkat çekildi.
Hutbede, namazın insanı hem dünyada huzura hem de ahirette ebedi mutluluğa ulaştıran en temel ibadetlerden biri olduğu ifade edildi. Namazın, kulun yönünü Rabbine çevirdiği bir kulluk yolculuğu olduğu belirtilerek; bedenin kirlerden, kalbin günahlardan arındığı, ruhun sükûnete erdiği aktarıldı.
Namazın tekbirle başlayıp selamla tamamlanan bir ibadet olduğu hatırlatılan hutbede; her tekbirin tevhidin ilanı, her kıyamın zulme karşı duruşun sembolü, her secdenin ise Allah’a teslimiyet olduğu vurgulandı. Namazın Kur’an-ı Kerim ile bağı güçlendirdiği, müminleri tevazuya ve kardeşliğe davet ettiği ifade edildi.
Hutbede ayrıca, hayatın her anında namazın rehber edinilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Zorluk, hastalık ve sıkıntı anlarında namazla Allah’a sığınmanın önemi anlatılırken, camide, evde, iş yerinde ve hayatın her alanında namazla ilahi rahmet ve mağfirete yönelmenin gerekliliği vurgulandı. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s) “Cennetin anahtarı namazdır” hadisine yer verilerek, namazın mümini kötülüklerden uzaklaştıran en güçlü bağ olduğu ifade edildi.
Namazı ihmal etmenin ve ertelemenin, kulluk bilincini zayıflattığına dikkat çekilen hutbede, Kur’an-ı Kerim’de yer alan “Ailene namazı emret, kendin de ona sabırla devam et” ayeti hatırlatıldı.
Hutbenin son bölümünde ise, Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece idrak edilecek olan Miraç Kandili’ne değinildi. Miraç gecesinin, beş vakit namazın hediye edildiği mübarek bir gece olduğu belirtilirken; Mescid-i Aksa’nın ve camilerin önemine dikkat çekildi. Vatandaşlara camilerde bir araya gelme, tövbe etme ve dua etme çağrısı yapıldı.
Hutbe, Miraç Kandili tebrikiyle sona ererken, namazlarını titizlikle kılan müminlerin kurtuluşa ereceği ve Firdevs Cenneti’ne nail olacağı müjdesiyle tamamlandı.