New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, herhangi bir kalp rahatsızlığı bulunmayan 16 binden fazla kişinin kalp, boyun ve bacak damarları incelendi.
Araştırmacılar, katılımcıların damarlarında herhangi bir belirtiye yol açmadan oluşan damar sertliği ve plak birikimini araştırdı. Sonuçlara göre katılımcıların yüzde 57,1’inde damar sertliği tespit edildi.
Damar sertliğinin, dünya genelinde kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin önemli nedenlerinden biri olduğu belirtildi.
Araştırmada gençlerde de dikkat çekici bulgular elde edildi. 18-29 yaş grubundaki yaklaşık her 13 kişiden birinde damar sertliği belirtilerine rastlanırken, bu oran 60-70 yaş grubunda yaklaşık her 10 kişiden 9’una kadar yükseldi.
Çalışma, damar sertliğinin kadın ve erkeklerde farklı ilerlediğini de ortaya koydu. Hastalığın erkeklerde daha erken yaşlarda görülmeye başladığı, kadınlarda ise menopoz sonrasında hızlı şekilde arttığı belirlendi.
Araştırmacılar, gizli damar sertliği bulunan kişilerin önemli bölümünde tansiyon ve kolesterol gibi risk faktörlerinin yeterince dikkate alınmadığına dikkat çekti.
Ultrason görüntülemesinin damarlarda oluşan plakların tespit edilmesine yardımcı olabileceğini belirten araştırmacılar, erken dönemde fark edilen damar sertliğinin kalp ve damar hastalıklarını önleme açısından önemli bir fırsat sağlayabileceğini ifade etti.
Araştırma ekibinden Rigshospitalet Üniversite Hastanesi uzmanı Henning Bundgaard, mevcut bilimsel yaklaşımın hastalığın varlığını kesin olarak belirlemekten ziyade riskleri tahmin etmeye dayandığını belirterek, yıllarca fark edilmeden devam eden damar sertliği nedeniyle sağlık sorunlarını önleme fırsatlarının kaçırılabileceğine dikkat çekti.