Sağlık

Çay ve kahve tüketiminin kemik sağlığına etkisi var mı?

Uzmanlar, kemik sağlığında tek başına çay ve kahve tüketimine odaklanmak yerine yeterli ve dengeli beslenme, kalsiyum ve D vitamini gereksiniminin karşılanması ile kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitenin birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtiyor.

Abone Ol

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hakan Özer, kemik sağlığının tek bir besin ya da içecekle açıklanamayacağını belirterek, çay ve kahve tüketiminin de kişinin genel beslenme düzeni ve yaşam tarzı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Kahvenin, günlük yaşamın en yaygın alışkanlıklarından biri olduğunu söyleyen Özer, 'Ancak yaş ilerledikçe kemik sağlığının korunmasında yalnızca kalsiyum ve D vitamini değil, günlük beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarının bütünü önem taşıyor. Özellikle ileri yaşlarda ve menopoz sonrası dönemde yüksek kafein tüketiminin kemik sağlığı üzerindeki olası etkileri dikkat çekiyor.' dedi.

Kemik yoğunluğu yaşla birlikte neden önem kazanıyor?

Özer, 'Kemik dokusu yaşam boyunca sürekli olarak yenilenir. Yeni kemik yapımı ile mevcut kemik dokusunun yıkımı arasındaki denge, kemik kütlesinin korunmasında önemli rol oynar. Yaşın ilerlemesiyle birlikte bu denge değişebilir ve kemik kaybı hızlanabilir. Kadınlarda, menopoz sonrasında hormonal değişikliklerin de etkisiyle kemik mineral yoğunluğundaki azalma daha belirgin hale gelebilir.' ifadelerini kullandı.

Kemiğin mineral yoğunluğunun azalmasının, osteoporoz ve buna bağlı kırık riskinin değerlendirilmesinde önemli göstergelerden biri olduğunu aktaran Özer, 'Yaş, genetik özellikler, beslenme, fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımı, bazı hastalıklar ve kullanılan ilaçlar bu süreçte birlikte değerlendirilmelidir.' diye ekledi.

Kahve tüketiminde miktar önemli

Özer, kahve tüketimi ile kemik sağlığı arasındaki ilişkinin yalnızca içilen fincan sayısıyla açıklanabilecek kadar basit olmadığını; günlük alınan toplam kafein miktarı ve kişinin beslenme alışkanlıklarının da önem taşıdığını kaydetti.

Özer, 'Sağlıklı yetişkinler için günlük toplam kafein alımının 400 mg'ı aşmaması genel bir referans olarak kabul edilmektedir. Ancak bir fincan kahvedeki kafein miktarı; kahvenin türüne, hazırlanma yöntemine ve porsiyon büyüklüğüne göre önemli ölçüde değişebilir. Bu nedenle günlük tüketimi değerlendirirken yalnızca fincan sayısına değil, toplam kafein alımına da dikkat edilmelidir.' değerlendirmesinde bulundu.

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Hakan Özer, şöyle devam etti:

'Ölçülü kahve tüketiminin tek başına kemik mineral yoğunluğunu azalttığını ya da osteoporoza neden olduğunu söylemek doğru değildir. Bununla birlikte yüksek miktarda kafein tüketimi, özellikle ileri yaşlarda veya kemik kaybı açısından ek risk faktörleri bulunan kişilerde dikkate alınması gereken yaşam tarzı unsurlarından biri olabilir.

Bu nedenle amaç kahveyi tamamen bırakmak değil; tüketim miktarını kişinin yaşı, beslenmesi ve bireysel risk faktörleri ile birlikte değerlendirmektir.

Kafeinin kemik sağlığı açısından gündeme gelmesinin nedenlerinden biri kalsiyum metabolizması üzerindeki olası etkileridir. Yüksek miktarda kafein tüketiminin kalsiyum emilimi ve vücuttaki kalsiyum dengesi üzerinde sınırlı bir etkisi olabileceği düşünülmektedir.

Bu etkinin kişinin günlük kalsiyum alımı ve genel beslenme düzenine göre değişebileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Tek başına kahve tüketimine odaklanmak yerine yeterli ve dengeli beslenme, kalsiyum ve D vitamini gereksiniminin karşılanması ile kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitenin birlikte değerlendirilmesi önem taşır.'

Çay içmek kemikleri korur mu?

Çayın içerdiği kateşinler ve diğer biyoaktif bileşenlerin kemik metabolizması üzerindeki etkilerinin de bilimsel olarak incelendiğini aktaran Özer, 'Çay tüketimi ile kemik mineral yoğunluğu arasında olumlu bir ilişki olabileceğine yönelik bulgular bulunmakla birlikte, çayı osteoporozdan koruyan bir içecek olarak değerlendirmek doğru değildir. Bu nedenle kemik sağlığı amacıyla çay tüketimini artırmak yerine beslenme ve yaşam tarzının bütününe odaklanılması gerekir.' dedi.

Kemik sağlığında bütüncül yaklaşım önemli

Op. Dr. Hakan Özer, kemik sağlığının birçok faktörden etkilendiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

'İleri yaşlarda kemik kaybını yalnızca kahve tüketimi gibi tek bir alışkanlık üzerinden değerlendirmek doğru değildir. Genetik özellikler, yaş, menopoz, beslenme düzeni, fiziksel aktivite düzeyi, sigara ve alkol kullanımı, bazı kronik hastalıklar ve kullanılan ilaçlar kemik sağlığını birlikte etkileyebilir. Özellikle yüksek miktarda kafein tüketen kişilerde günlük kalsiyum alımı ve genel beslenme düzeninin de göz önünde bulundurulması önemlidir.

Kahveden tamamen vazgeçmek yerine tüketim miktarının genel beslenme ve yaşam tarzı içerisinde değerlendirilmesi önem taşıyor. Kemik mineral yoğunluğu, osteoporoz ve kırık riski ise kişinin yaşı ve bireysel risk faktörleri doğrultusunda sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmelidir.'