"Asri" kelimesinin kökeni Arapçaya dayanıyor ve "asır" kelimesinden türediği kabul ediliyor. "Asr" kelimesi "zaman" anlamına gelirken, buna nispet eki getirilmesiyle oluşan "asrî" kelimesi çağdaş, modern ve yeni anlamlarını taşıyor.
Bu nedenle asri mezarlık ifadesi, çağdaş anlayışla oluşturulan yeni mezarlıkları tanımlamak için kullanılıyor.
Asri mezarlık terimi neden kullanıldı?
Cumhuriyet'in ilanından sonra birçok alanda olduğu gibi mezarlıkların düzenlenmesi ve mimarisinde de değişiklikler yaşandı. Osmanlı döneminden kalan tarihi mezarlıklarda Osmanlıca kitabeler, kavuklu ve fesli mezar taşları bulunurken, Cumhuriyet döneminde şehirlerin gelişmesiyle birlikte yeni mezarlık alanları oluşturuldu.
Özellikle şehir merkezlerinde kalan bazı tarihi mezarlıklar kaldırılırken, ihtiyaç duyulan bölgelerde yeni mezarlıklar açıldı. Bu yeni mezarlıklar "asri mezarlık" olarak adlandırıldı.
Asri mezarlıklarda kabirlerin içinin beton duvarlarla örülmesi ve üzerlerinin beton kapaklarla kapatılması gibi uygulamalar görüldü. Bazı kabirler birden fazla defin yapılabilecek şekilde düzenlendi. Mezarların dış görünüşlerinde ise farklı kâgir malzemeler kullanıldı.
Kimler asri mezarlığa gömülür?
Asri mezarlıkların temel özelliği, belirli bir din veya toplumsal gruba özel olmamasıdır. Bu nedenle farklı kişilerin defnedilebildiği mezarlıklar olarak kullanılmıştır.
Bazı asri mezarlıklarda kimsesizler ve şehitler için ayrılan özel bölümler de bulunuyor. Bu yönüyle asri mezarlıklar, toplumun farklı kesimlerinden kişilerin defnedilebildiği mezarlıklar arasında yer alıyor.
Türkiye'deki ilk asri mezarlık
Türkiye'de oluşturulan ilk asri mezarlığın, 1935 yılında faaliyete geçen Ankara'daki Cebeci Asri Mezarlığı olduğu belirtiliyor.
Cebeci Asri Mezarlığı'nın ardından İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok kentinde benzer mezarlıklar oluşturuldu. Asri mezarlık ifadesi de zamanla modern şehir mezarlıklarını tanımlamak için yaygın şekilde kullanılmaya başlandı.