Küresel piyasalarda yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler, güvenli liman arayışını yeniden güçlendirirken altın ve değerli madenler üzerindeki hareketlilik de dikkat çekiyor.
Jeopolitik gerilimler, enerji ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, küresel enflasyon beklentileri, ABD Merkez Bankası'nın para politikaları ve doların geleceğine ilişkin tartışmalar, altın fiyatlarının seyrinde belirleyici unsurlar arasında öne çıkıyor.
HAKSİAD Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Güneş, Amedhaber'in sorularını yanıtlayarak altın fiyatlarındaki hareketliliğin arka planını değerlendirdi.
Güneş, küçük yatırımcıların spekülatif dalgalara karşı dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak, "Parayı dönemsel rüzgârlara göre değil, uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş stratejilere göre yönetmek gerekir." mesajı verdi.
Türkiye'de ekonomik göstergelerde yaşanan dalgalanmalar, vatandaşların tasarruflarını koruma arayışını da beraberinde getiriyor. Sizce vatandaş neden özellikle altın, gümüş ve dövize yöneliyor?
Türkiye'de ekonomik göstergeler dalgalandıkça, vatandaşlarımız paralarının değer kaybına uğramaması için çeşitli arayışlar içerisine girmektedir. Çoğu zaman büyük kârlar elde etmekten öte, "param değerini korusun, enflasyon karşısında erimesin" düşüncesiyle döviz alımına ya da değerli madenler olarak nitelendirdiğimiz altın ve gümüşe yöneliyor.
Son dönemde altın ve gümüş, yalnızca birikimleri koruma aracı olmaktan çıkıp kısa sürede yüksek kazanç sağlayacak yatırım araçları gibi görülmeye başlandı. Bu değişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yakın dönemde altın hakkındaki spekülatif haberlerin etkisiyle fiyatların çok daha fazla yükseleceğine inanan insanlar, Altın ve Gümüş'ü kısa sürede zengin edecek bir araç olarak görmeye başladı. Neredeyse her vatandaşın bütçesi oranında katıldığı bu yoğun yatırım dalgasının sonunda, maalesef birçok kişi ciddi zararlarla karşılaştı. Sadece elindeki nakitti değerlendirenlerin ötesinde, evini, arabasını ya da arsasını satıp altına yatırarak daha yüksek kâr amacı güdenlerin sayısı da bu süreçte azımsanmayacak kadar çoğaldı.
Peki, altın ve gümüşte aylarca süren düşüşün ardından yatırımcıların yaşadığı hayal kırıklığını nasıl okuyorsunuz?
Altın ve gümüşte aylarca süren düşüş, bu yatırımları yapanları ciddi şekilde ürküttü ve büyük bir hayal kırıklığına uğrattı.
Şimdilerde ise altının altı yeniden ısıtılmaya başlandı.
"Altının altı yeniden ısıtılıyor" diyorsunuz. Peki, bu hareketliliğin arkasındaki temel sebepler neler?
Herkes haklı olarak bu hareketliliğin arkasındaki temel sebebi merak ediyor.
Hepimizin bildiği gibi süreç, jeopolitik risklerin artması, Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler, enerji ve petrol fiyatlarının tırmanışı, küresel enflasyon beklentileri ve güvenli liman arayışlarının tetiklenmesiyle başladı.
ABD'nin attığı adımlar ve bölgedeki gerilimler, tüm dünyanın ekonomik dengesini altüst etti. ABD/Trump'tan gelen her açıklama sonrası piyasalarda çok hızlı inişli-çıkışlı grafikler görüyoruz.
Siyasi açıklamaların ve özellikle ABD kaynaklı kararların küresel piyasalar üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Siyasi aktörlerin dengesiz ve ani çıkışları, küresel ekonomide de derin bir istikrarsızlığa yol açmaktadır.
ABD'de Seçim dönemleri yaklaştıkça bu tarz popülist ve fevri açıklamaların dozu daha da artıyor. Sırf iç siyaseti dizayn etmek ve koltuğu korumak adına atılan adımlar, petrolün ve enflasyonun yükselmesine, askeri harcamaların artmasına neden olurken, küresel ölçekte ciddi bir güven kaybını da beraberinde getiriyor.
Belki de ABD, bölgedeki rolünü siyasi kaygılarla uzatmak çabasındadır ancak şu bir gerçek ki mevcut durumu kendi lehine çevirmekte zorlanmaktadır.
ABD Merkez Bankası FED'in politikaları da piyasalar açısından büyük önem taşıyor. FED cephesindeki gelişmeler altın fiyatlarını nasıl etkiliyor?
ABD Merkez Bankası (FED) cephesinden gelen açıklamalar da pek iyimser bir tablo çizemiyor.
ABD içerisinde faizlerin artırılması noktasında ciddi bir baskı oluştuğu bilinirken, diğer yandan dolar üzerindeki küresel baskı da kontrol edilemiyor.
ABD'de istihdam piyasası ve enflasyon verileri, ülkenin alışık olduğu ekonomik normların üzerinde seyrediyor. Enflasyon sorunu tam anlamıyla çözülemediği için faiz artışını savunanlar ile ekonominin soğumasından korkanlar arasında ciddi bir fikir ayrılığı yaşanıyor.
Bu ortamda profesyonel yatırımcıların dolardan uzaklaşıp değerli madenlere yöneldiğini söyleyebilir miyiz?
Finansal okuryazar yatırımcılar, kâğıttan kaplan Amerika'nın parasının da kâğıt değerinden başka bir değerinin olmadığını bildiklerinden, bir an önce dolardan kurtulmak için altın ve değerli madenlere yöneliyorlar.
İç borç stoku 40 trilyon doları aşmış bir ülke ekonomisinin çökeceğini profesyonel yatırımcılar çok net görebiliyorlar. Bu da uzun vadede değerli madenlerin yükselme eğilimlerinin devam edeceğini gösteriyor.
O halde küresel piyasalardaki belirsizlik, zayıflayan dolar algısıyla birlikte altının yükselişini destekleyen temel unsurlardan biri mi?
Küresel piyasalardaki bu belirsizlik ise zayıflayan dolar algısıyla birlikte altının yukarı yönlü ivmesini besleyen temel aşamaya geçişi sağladı.
Anlaşılan o ki, egemen güçler kendi siyasi iktidarlarını ve küresel tahtlarını korumak uğruna, dünyanın geri kalanındaki ülkelerin ve en sade yaşayan vatandaşların ekonomisine zarar vermekten çekinmiyor.
Amerika'daki tüm bu makroekonomik olumsuzluklar ve belirsizlikler, altının küresel ölçekte tekrar ısıtılmasına neden oluyor.
Tüm bu gelişmeler bize küçük yatırımcı açısından ne söylüyor? Vatandaş nasıl hareket etmeli?
Bu durum, finansal okuryazarlığın küçük yatırımcı için ne kadar hayati bir kalkan olduğunu bizlere yeniden hatırlatıyor. Küresel baronların kendi aralarında yürüttüğü bu filler savaşında ezilen her zaman, kulaktan dolma bilgilerle veya panikleyerek hareket eden küçük tasarruf sahipleri oluyor. Yatırım yaparken tüm varlığı tek bir sepete koymanın, evini veya arabasını satarak spekülatif dalgaların ortasına atlamanın temel nedenlerinden biri finansal okuryazarlığın yetersiz olmasıdır.
Peki, finansal okuryazarlık açısından vatandaşlara en önemli tavsiyeniz ne olur?
Algı yönetimleriyle yönlendirilen piyasalarda hayal kırıklığına uğramamak için soğukkanlılığı korumak gerekiyor. Parayı dönemsel rüzgârlara göre değil, uzun vadeli ve çeşitlendirilmiş stratejilere göre yönetmek gerekir.
Bir yatırım aracının sürekli yükseleceği düşüncesiyle bütün varlığınızı tek bir alana yatırmak son derece risklidir. Özellikle evini, arabasını veya arsasını satarak spekülatif bir yatırım dalgasına katılmak, kişiyi çok daha büyük finansal risklerle karşı karşıya bırakabilir.
Önümüzdeki dönemde altın fiyatları açısından nasıl bir tablo bekliyorsunuz?
Önümüzdeki dönemde de küresel güç savaşları, merkez bankalarının sıkışan para politikaları ve jeopolitik kırılmalar devam ettiği sürece altının altı daha çok kez ısıtılacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki küresel sistemin aktörleri kendi kazançlarını garanti altına almadan hiçbir oyunun perdesini kapatmazlar.
Son olarak, özellikle küçük tasarruf sahiplerine vermek istediğiniz mesaj nedir?
Bizlere düşen, bu büyük ve acımasız durumu doğru okumaktır. Fırtınalı denizlerde büyük dalgalarla yarışmak yerine limanımızı doğru seçmeli, selamet sahiline yakın durmalı ve küresel spekülasyonların faturasını kendi geleceğimizle ödememeliyiz.
Altın, gümüş, döviz veya başka bir yatırım aracı… Hiçbir yatırım aracının gelecekte kesin kazanç sağlayacağının garantisi yoktur. Bu nedenle yatırım kararlarında söylentilerden, panikten ve kısa vadeli beklentilerden uzak durmak; finansal okuryazarlığı geliştirmek ve riskleri çeşitlendirmek büyük önem taşıyor.
Bugün altının altı yeniden ısıtılıyor olabilir. Ancak asıl mesele, o ateşin kim tarafından yakıldığını ve bu ateşin kimin cebini ısıtırken kimin cebini yaktığını doğru okuyabilmektir.