Siyaset

Yapıcıoğlu: Yüz yıllık Kürt meselesi ile 40 yıllık şiddet sorunu aynılaştırılamaz

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, partisinin Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programında teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Programdaki konuşmasında Meclis'teki komisyon sürecine değinen Yapıcıoğlu, şiddet sorunu ile Kürt meselesinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, yüz yıllık Kürt meselesi ile 40 yıllık şiddet sorunu aynılaştırılamaz" dedi.

Abone Ol

Bursa’da gerçekleştirilen programa il, ilçe, kadın ve gençlik kolları teşkilatının yanı sıra çok sayıda partili katıldı.

HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, iftar öncesi masaları tek tek dolaşarak misafirlerle sohbet etti.

Açılan iftarın ardından selamlama konuşması yapan Yapıcıoğlu, konuşmasına davete icabetlerinden dolayı teşkilata teşekkürlerini ileterek başladı.

Ramazan ayının dayanışma, kardeşlik ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çeken Yapıcıoğlu, teşkilat mensuplarının sahadaki çalışmalarının önemine vurgu yaptı.

Yapıcıoğlu, Türkiye gündemine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

"Devlet, internet konusunda acilen adım atmalı"

İnternette erişim engeline değinen Yapıcıoğlu, "Bazı sitelere erişim engelleniyor ama başka yöntemleri var. İnsanlar başka yöntemlerle o sitelere ulaşmanın bir yolunu bulabiliyorlar. Devletin bu konuda bazı adımlar atması lazım. İlk günden söyledik; bu bir tercih değil, zorunluluktur. Eğer önüne geçilmezse çocukları zombileştirip size karşı düşmanca tavırlar içerisine sürükleyebilir. Kendi neslinden gelen insanları size saldırtabilir.” diye konuştu.

"Gençliği kaybeden toplum işgale açık hâle gelir"

Gençliğin toplumların geleceği açısından hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Yapıcıoğlu, "Bir memlekette genç olmazsa yaşlılar savaşamaz. Gençler uyuşup zevkperest olursa memlekete ne olur? İşgale açık hâle gelir. Zihinler işgal edildiğinde, kendi nüfusu bulunduğu yerde düşmana çalışıyorsa, düşmanın gelip burayı masraf yaparak işgal etmesine gerek kalmıyor. Mutlaka önlemler alınması lazım. Birileri ‘Gençlik bozuluyor.’ diyor. Gençlere haksızlık etmeyelim. Gençlik durup dururken bozulmuyor. Genç temizdir, tehlikenin farkında değildir. Eğer şeytanlar onun etrafını kuşatmışsa ve biz de kendi dünyamıza dalıp onlardan habersiz işimizi yürütüyorsak, onları savunmasız bırakmışsak kabahat bizimdir" ifadelerini kullandı.

"Yüz yıllık Kürt meselesi ile 40 yıllık şiddet sorunu aynılaştırılamaz"

"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" sürecine değinen Yapıcıoğlu, "Şiddet herkese zarar verdi ve burada herkes mutabıktır. Gerekçeler farklı olabilir ama herkesin ortaklaştığı nokta şudur: Bu şiddet sona ermelidir. Bu değerlidir. Komisyonda talep ve çözümleri dile getirdik. Dedik ki, birbirinden bağımsız olarak Türkiye'nin bir şiddet ve terör sorunu var; bir de Kürt meselesi var. Bu şiddet, 40 yıllık bir sorun olarak baskındır. Ama Kürt meselesi en az yüz yıllık bir sorundur. Yüz yıllık bir sorunla 40 yıllık bir sorunu nasıl aynılaştırabilirsiniz? Nasıl ikisini aynı görürsünüz? Şiddet olmadan da bu sorun vardı. Bu iki meseleyi birbirine karıştırmamak gerekir" şeklinde konuştu.

"Şiddet sorunu ile Kürt meselesi birbirine karıştırılmamalı"

Yapıcıoğlu, Türkiye’de şiddet sorunu ile Kürt meselesinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Bir tarafta şiddet sorunu, bir tarafta da Kürt meselemiz var. Formül şu: Mesele ile sorunu birbirine karıştırmayın. Aynılaştırırsanız ikisini de çözmekte zorluk yaşarsınız. İkisinin çözüm yöntemleri ve muhatapları farklıdır. Komisyonda da bunları söyledik. Eğer şiddet ortamı biterse, silah devreden çıkarsa o zaman bütün meselelerimizi daha rahat bir şekilde konuşabiliriz, tartışabiliriz. Ama silah konuştuğunda duygular kabarır. Duygular kabardığında mantığa ve akla hitap etmek zorlaşır. Bu nedenle ileriye doğru atılmış iyi bir adım olarak görüyoruz. Şiddet nasıl herkese zarar vermişse, onun ortadan kalkması da herkese fayda verir. Şiddet herkese zarar verdi ama en büyük zararı Kürtler gördü. En fazla can kaybı Kürt nüfusunun yaşadığı yerlerde ve Kürt vatandaşlar arasında yaşandı. En fazla ekonomik kaybı yine Kürtler gördü. Yaşadıkları bölgelere ekonomik yatırımlar gitmedi, köyler boşaltıldı. Her hâlükârda en büyük zararı Kürtler gördü. Eğer şiddet sona ererse bunun en büyük kazanımını Kürt kardeşlerimiz görecektir. İnşallah şiddet bittikten sonra diğer meseleler daha rahat bir şekilde konuşulabilir ve onlar da çözüm yoluna girebilir" dedi.

"Bu bir süreç işidir, adım adım ilerleyecek"

Yüz yıldır devam eden bir meselenin yüz günde çözümünü beklememek gerektiğini ifade eden Yapıcıoğlu, "Bu bir süreç işidir. Yavaş yavaş, adım adım ilerleyecek. Şu anda yirmi sene önceki gibi değiliz. Yirmi sene önce de kırk sene öncesi gibi değildi. Seksen sene önce sokakta Kürtçe bile konuşamazdınız; yasaktı. Huzur ortamında herkes, meşru hakkı ne ise hepsine birden kavuşur. O günler çok uzakta değildir ve biz buna mecburuz" şeklinde konuştu.

"Sorunları diyalog ve adaletle çözmek tarihsel bir sorumluluktur"

Yapıcıoğlu, toplumsal sorunların çözümünde diyalog, siyaset ve adalet vurgusu yaparak, "Kendi aramızdaki sorunları diyalogla, siyasetle, adalet temelinde çözmezsek, bakın işte birer birer çöküyorlar. Kendi içini sağlam tutmayan toplumlar dışarıya karşı sağlam duramaz. Mutlaka bunu yapmak zorundayız. Bu tarihsel bir sorumluluk ve bir mecburiyettir. Keşke daha önce yapabilseydik. Ama sebep ne olursa olsun adaleti sağlamak her şart altında hedefimizdir. O hedef için kaç kişiyle beraber hareket edebilirsek, kendi adımıza yapacağız ve yapmaya devam edeceğiz. Kardeşliğin sadece edebiyatının yapıldığı değil, hukukun tesis edildiği günleri hep beraber göreceğiz" diye konuştu.

Programda Bursa teşkilatı tek tek dinleyen Yapıcıoğlu, konuşmaların ardından soru-cevap bölümü ile programı tamamladı.