YAPAY ZEKA, YAPAY AKIL

Abone Ol

Yaratılışımıza bahşedilen organlar ve bunların işlevleri farklıdır. Ayak yürümek, el tutmak içindir.

Aynı organın birden farklı işlevi de olabilir. Ağız konuşmak için olduğu kadar yemek için de işlev gösterir. Düşünsenize yemek için ayrı organ, konuşmak için ayrı organ gerekseydi?

Sahip olduğumuz organlar yaşadıklarımızla paralel işlev üretir. Kalp candan bir dostun siluetini gözden alınca muhabbet, düşmanınkini alınca ekşimtırak bir işlev salgılar.

Üstelik her organın aynı işlevi keyfiyet farklılığına da sahiptir. Kalbin bir baba simasında ürettiği muhabbet ile candan sevdiği dostunda salgıladığı muhabbet keyfiyet olarak çok farklıdır.

Ayrıca; bir organla başka bir organa ait işlevi de yapabilirsiniz. El tutmak için olsa da amuda kalkıp ellerinizin üstünde yürüyebilirsiniz.

Her organ gibi beynimiz de birçok işleve sahiptir. Bedenin ana kontrol merkezi olması hesabıyla beynin işlevlerinin sekteye uğraması ölümcül etkilere sahiptir.

Beyin, işlevlerini eda ederken 3 enerji kaynağından beslenir

1- İçgüdü (Vücudun otomatiğe bağladığı, bir beyne sahip her canlıda bulunan reflektif döngü)

2- Akıl

3- Zekâ

Birincisine hiç girmeden bu yazıda ikinci ve üçüncü enerji kaynağına değinelim.

Sanılanın aksine akıl ve zekâ beynin işlevi değil enerji kaynağıdır. Sevmek kalbin, konuşmak ağzın işlevidir. Akıl ve zekâ ise işlev değil yakıttır. Akıl veya zekayla beslenen beyin diğer organlardan aldığı istihbarat ile kontrol ve müdahale mekanizmasını devreye sokar. Zehirli bir yiyeceğin ekran görüntüsünü gözden, kokusunu burundan aldığı istihbarat ile ağzı kilitler. Akıl ve zekâ nimetinden mahrum kişiler veya bu yetileri gelişmemiş bebekler zararlı şeyleri bu yüzden yer, içer…

Bir şeyin zehri veya zararı çok iyi gizlendiğinde yani beyin diğer organlardan kaynaklı istihbarat zaafı yaşadığında vücudu koruyacak tek kalkan Akıl ve zekâ kalır. Bu yüzden çok zeki ve akıllı insanlar perde arkasını bilmese de yer yer kendilerini zararlardan korur.

Akıl ve zekâ beyne ait iki soyut ameliyedir. Ama asla aynı şeyler değildir. Çok ama çok farklı iki kardeştir. Bundan dolayı akıllı bir insanla aynı seviyede zeki olan başka bir insanın yaklaşımları, davranışları, konumları da çok farklı olabiliyor. Akıl ve zekâ ledünni değil kesbi olsa veya tercihe bırakılsaydı ben her zaman 'Aklı' seçerdim. Daha zeki olmaktansa daha akıllı olmayı yeğlerdim. Akıllı her insanda belli bir düzeyde muhakkak zekâ vardır. Ama Zeki olan herkeste akıl olmayabiliyor. Yani

"Her akıllı zekidir ama her zeki akıllı değildir"

Yapay zekâ ve yapay akıl dedik demesine ama konuya bir türlü giremedik. İsterseniz misafir köşesini daha fazla işgal etmemek adına konunun devamını bir sonraki yazımızda devam ettirelim.

Sahibi emanetini almazsa bir sonraki yazımızda görüşmek üzere, Allah'a emanetsiniz…