YAPAY ZEKA KAPIDA AMA CÜZDANLAR KİLİTLİ

Abone Ol

Son günlerde nereye baksak yapay zeka konuşuluyor. Televizyonu açıyorsunuz teknoloji programları, sosyal medyaya giriyorsunuz herkes bir şeyler anlatıyor. "Dünya değişiyor, çağ atlıyoruz" deniyor. Doğru, teknoloji yerinde durmuyor ama sokağa, sanayiye, bizim esnafa inince durum pek öyle ekranlardaki gibi değil.

Benim gördüğüm tablo şu: Yapay zeka ile yapılabilecek harika işler var ama piyasanın gerçeği buna müsade etmiyor.

Bugün bir işletme sahibini düşünün. Sermayeye ulaşmak zor ve piyasada ciddi bir nakit sıkıntısı (likidite sorunu) var. Adamın derdi işini büyütmek, teknolojisini yenilemek değil ki; adamın derdi dükkânı açık tutabilmek, mevcut işini muhafaza etmek. Hal böyle olunca, teknoloji yatırımları da mecburen "lüks" kategorisine giriyor ve erteleniyor.

Normal şartlarda, şu an kullandığımız her türlü yazılımın içine yapay zekanın girmesi gerekirdi. İster mahalledeki bakkalın veresiye programı olsun, ister bir mühendisin proje çizdiği AutoCAD gibi teknik programlar olsun; hepsinin "akıllanması" lazım. Bu teknolojinin yerel yazılımlara kadar inmesi işten bile değil. Ama bu süreç bizde çok gecikti. Sebebi teknolojik yetersizlik değil, tamamen finansal. Yazılım firması "Şimdi yatırım yapsam kim satın alacak?" diyor, müşteri de "Elimdeki çalışıyor, yenisine para veremem" diyor.

Oysa finansal sorunlar olmasa, yapay zekanın hayatımızı ne kadar kolaylaştıracağına dair çok basit bir örnek vereyim.

Diyelim ki bir muhasebe programı kullanıyorsunuz. Şu anki sistemde bir hata olduğunda, hatayı bulmak için saatlerinizi harcarsınız. Ama o programa yapay zeka entegre edilmiş olsa, ekranı açıp şunu sorabilirdiniz: "Kardeşim, programda kasamda 1000 TL var görünüyor ama banka hesabıma giriyorum 500 TL var. Nerede bu aradaki fark?"

Yapay zeka o an saniyeler içinde banka hareketlerini tarar, kesilen faturalara bakar, geçmiş kayıtları kontrol eder ve size cevabı verir: "Geçen Salı toptancıya yaptığın ödemeyi sisteme girmeyi unutmuşsun" ya da "Banka senden habersiz şu kadar işlem ücreti kesmiş" der.

Bu tür karmaşıklıklar, tutarsızlıklar gerçek hayatta insanın vaktini, enerjisini tüketir. İşte yapay zeka; entegrasyonlar, kişisel verilere erişim ve ana uygulamaların gelişmesiyle bu "angaryayı" üzerimizden alacak güce sahip. Ama dediğim gibi, henüz geliştirilmedi. Çünkü geliştirmek maliyet demek.

Peki gelecekte ne olacak? Eğer piyasalardaki bu finansal tıkanıklık aşılırsa, çarklar rahat dönerse, işte o zaman yazılımların büyük bir hızla dönüştüğünü göreceğiz. O gün geldiğinde, "akıllı" olmayan yazılımların yüzüne kimse bakmayacak. Ciddi bir talep patlaması olacak.

Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. "Yazılımcıların geleceği çok parlak" diyoruz ama uzun vadede orası da biraz karışık. Çünkü bugün o muhasebe programını yazan kişinin yaptığı kodlamayı da yarın yapay zeka yapabilecek duruma geliyor. Yazılımcılar kodu yazan değil yöneten ve kontrol eden hale geliyor.

Özetle; teknoloji hazır kıta bekliyor ama ekonominin düzelmesini bekliyor. Cüzdanlar rahatlamadan, kafalar teknolojiye odaklanamıyor. Umalım ki piyasalar bir an önce ferahlasın da biz de bu nimetlerden faydalanıp işimize gücümüze bakalım.