Yaz aylarında güneşle temas sonrası ortaya çıkan kızarıklık, kaşıntı ve kabarcıklar çoğu zaman sıradan güneş yanığıyla karıştırılıyor. Ancak uzmanlar, bazı kişilerde güneş ışınlarının ciltte alerjik reaksiyonlara yol açabileceği ve bu durumun günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebileceği konusunda uyarıyor.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Nur Saygı, "Güneş alerjisi her zaman basit bir güneş hassasiyeti değildir. Bazı kişilerde yalnızca hafif kaşıntı ve kızarıklık görülürken, bazı hastalarda günlük yaşamı kısıtlayan ciddi reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Özellikle belirtiler sık tekrarlıyorsa dermatoloji değerlendirmesi önemlidir." dedi.
"Her güneş reaksiyonu aynı değil"
Güneş alerjisinin farklı türleri bulunduğunu ifade eden Saygı, bazı reaksiyonların genetik yatkınlıkla ilişkili olabileceğini, bazılarının ise kullanılan ürünler nedeniyle ortaya çıkabildiğini söyledi.
Güneşe maruz kaldıktan birkaç saat sonra küçük kabarcıklar ve kızarıklıklarla görülen polimorf ışık erüpsiyonunun özellikle kadınlarda ve açık tenli kişilerde daha sık görüldüğünü belirten Saygı, bazı ilaçlar, güneş kremleri, makyaj ürünleri ve parfümlerin güneş ışığıyla etkileşime girerek fotoalerjik reaksiyonlara neden olabileceğini ifade etti.
Solar ürtiker adı verilen bazı güneş alerjisi türlerinde ise birkaç dakika içinde kurdeşen benzeri döküntüler gelişebildiğini vurgulayan uzman isim, bu tablonun nadiren ciddi sistemik belirtilere yol açabileceğini kaydetti.
Kaşıntı, kızarıklık ve yanma hissi en sık belirtiler arasında
Güneş alerjisinin belirtilerinin güneşe maruz kaldıktan dakikalar, saatler hatta günler sonra ortaya çıkabileceğini ifade eden Saygı, şikâyetlerin güneşte kalma süresine, ışığın yoğunluğuna ve kişinin cilt yapısına göre değişebildiğini söyledi.
Ciltte kızarıklık, kaşıntı, kabarcıklar, kurdeşen benzeri döküntüler, şişlik, pullanma ve yanma hissinin sık görüldüğünü belirten Saygı, bazı hastalarda sızıntılı yaralar ve kabuklanmaların da oluşabileceğini ifade etti.
Saygı, "Döküntüler çoğunlukla güneşe maruz kalan bölgelerde görülür. Ancak bazı alerji türlerinde cildin farklı bölgeleri de etkilenebilir. Nadiren baş dönmesi, mide bulantısı, nefes darlığı ve bayılma gibi daha ciddi belirtiler gelişebilir." diye konuştu.
"Bazı ilaçlar riski artırabiliyor"
Güneş alerjisinin herkeste görülebileceğini ancak bazı kişilerin daha yüksek risk altında olduğunu belirten Saygı, aile öyküsünün yanı sıra kullanılan bazı ilaçların da güneşe duyarlılığı artırabileceğini söyledi.
Özellikle antibiyotikler, mantar ilaçları, bazı antihistaminikler, doğum kontrol hapları, kolesterol ilaçları ve akne tedavisinde kullanılan retinoidlerin güneşe karşı hassasiyeti artırabileceğini belirten Saygı, ilaç kullanan kişilerin güneş maruziyetine karşı daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
"Güneşten korunma en etkili yöntem"
Güneş alerjisinde en etkili yaklaşımın korunma olduğunu ifade eden Saygı, özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini söyledi.
Sabah 10.00 ile öğleden sonra 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş temasından kaçınılmasını öneren Saygı, geniş kenarlı şapka, uzun kollu kıyafetler ve koruyucu aksesuarların kullanılmasının faydalı olduğunu belirtti.
Saygı, "En az 30 SPF içeren güneş koruyucular düzenli kullanılmalı ve iki saatte bir yenilenmelidir. Özellikle terleme veya yüzme sonrası tekrar uygulanması önemlidir." ifadelerini kullandı.
"Şiddetli belirtilerde vakit kaybetmeyin"
Güneş alerjisinin çoğu zaman basit önlemlerle kontrol altına alınabildiğini söyleyen Saygı, güneş sonrası gelişen ciddi halsizlik, göğüs ağrısı, nefes alma güçlüğü, bayılma ya da yaygın döküntü durumunda acilen tıbbi destek alınması gerektiğini belirtti.
Saygı, "Güneş sonrası gelişen her döküntü basit bir güneş yanığı olmayabilir. Tekrarlayan reaksiyonlarda uzman değerlendirmesi, doğru tanı ve uygun tedavi açısından büyük önem taşır." diye konuştu.