BBC Verify tarafından incelenen uydu verileri ve görüntüler, savaşın başlangıcından bu yana İran İslam Cumhuriyeti'nin Orta Doğu'da ABD'ye ait veya ABD tarafından kullanılan en az 20 askeri tesisi hedef aldığını gösterdi.
Analizlere göre İran İslam Cumhuriyeti, Şubat ayından itibaren Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Irak, Ürdün, Bahreyn ve Umman'daki stratejik askeri noktalara yönelik operasyonlar düzenledi. Uzmanlar, gerçek sayının daha yüksek olabileceğini ve vurulan üs sayısının 28'e kadar çıkabileceğini belirtiyor.
Saldırılar sonucunda ABD'nin en gelişmiş savunma sistemleri arasında yer alan THAAD füze savunma bataryalarının yanı sıra radar sistemleri, yakıt ikmal uçakları ve gözetleme platformlarında ciddi hasar meydana geldi. Sadece sekiz adet bulunduğu bilinen THAAD sistemlerinden üçünün etkilenmesi, Washington açısından önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor.
Askeri uzmanlar, İran İslam Cumhuriyeti'nin çatışmanın ilk günlerinde yoğun füze ve İHA saldırılarıyla hava savunma ağlarını baskı altına aldığını, ilerleyen süreçte ise yüksek değerli hedeflere yönelik daha hassas operasyonlara geçtiğini ifade ediyor. Bu stratejinin, ABD'nin milyarlarca dolar değerindeki askeri ekipmanlarında önemli kayıplara yol açtığı belirtiliyor.
Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü'nde konuşlu yakıt ikmal ve gözetleme uçaklarının da İran İslam Cumhuriyeti operasyonlarından etkilendiği kaydedildi. Uydu görüntülerinde hasarlı uçaklar ve saldırı izleri açık şekilde görülebiliyor. Analistler, zarar gören platformlar arasında yüksek maliyetli erken uyarı ve gözetleme uçaklarının da bulunduğunu belirtiyor.
Kuveyt'teki Ali Al Salem Hava Üssü ve Camp Arifjan tesislerinde ise yakıt depoları, hangarlar, personel alanları ve uydu haberleşme altyapısının hedef alındığı bildirildi. Savunma uzmanları, meydana gelen hasarın ABD'nin bölgedeki operasyonel kapasitesini doğrudan etkileyebileceğini vurguluyor.
İran İslam Cumhuriyeti lideri Mücteba Hamaney, son açıklamasında bölgenin artık ABD üsleri için "güvenli bir alan" olmadığını belirterek, Washington'ın askeri varlığının geçmişteki konumunu koruyamayacağını söyledi.
Öte yandan ABD yönetimi uzun süredir İran İslam Cumhuriyeti'nin askeri kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini savunuyordu. Ancak ortaya çıkan yeni görüntüler ve uzman değerlendirmeleri, Tahran'ın karşı saldırılarının hem kapsam hem de hassasiyet açısından ABD'nin kamuoyuna açıkladığından daha etkili sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.
Uzmanlar, kırılgan ateşkesin bozulması halinde mevcut hasarlar nedeniyle ABD'nin Körfez bölgesindeki üslerinin yeni saldırılara karşı daha savunmasız hale gelebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca hava savunma stoklarının önemli ölçüde tüketildiği ve kısa vadede yenilenmesinin zor olduğu ifade ediliyor.