Bilim & Teknoloji

Ülkelerin uzay rekabeti derinlik kazanıyor

21. yüzyılın yeni güç mücadelesi olarak tanımlanan küresel uzay rekabeti, son dönemde Ay programları, askeri uzay kabiliyetleri ve ticari fırlatma pazarındaki sert hamlelerle daha da hız kazandı. Özellikle ABD, Çin, Rusya, Avrupa ve yükselen özel sektör aktörleri arasında teknoloji, prestij ve stratejik üstünlük yarışı giderek keskinleşiyor.

Abone Ol

ABD öncülüğündeki NASA tarafından yürütülen Artemis Programı, insanlığı yeniden Ay yüzeyine indirmeyi hedefliyor. Program kapsamında astronotların Ay yörüngesine ve ardından yüzeye gönderilmesi planlanıyor. Ancak bütçe baskıları, teknik gecikmeler ve yönetimsel değişiklikler program takvimini zorlamaya devam ediyor.

Buna karşılık Çin, Chang’e Programı ile hem robotik görevlerde hem de insanlı Ay inişi planlarında hız kazanmış durumda. Pekin yönetimi 2030’a kadar taykonotları Ay’a indirmeyi hedeflediğini açıklarken, Rusya ile ortak Uluslararası Ay Araştırma İstasyonu projesi üzerinde de çalışıyor.

Uzmanlara göre Ay’ın güney kutbundaki su buzu rezervleri ve stratejik kaynak potansiyeli, bu bölgeyi rekabetin “jeopolitik sahası” haline getiriyor.

ABD – Çin teknoloji yarışı derinleşiyor

ABD’de özel sektör, devlet programlarının önüne geçmeye başladı. SpaceX’in geliştirdiği Starship sistemi, Ay ve Mars görevleri için kritik görülüyor. Yeniden kullanılabilir ağır roket teknolojisi, maliyetleri dramatik biçimde düşürme potansiyeli taşıyor.

Çin ise Long March roket ailesinin yeni nesilleri ve yeniden kullanılabilir sistemler üzerinde çalışarak fırlatma maliyetlerini düşürmeyi ve bağımsız uzay lojistiği kurmayı hedefliyor.

Analistler, ABD’nin inovasyon hızına karşılık Çin’in devlet destekli uzun vadeli planlama avantajına dikkat çekiyor.

Rekabet yalnızca keşif değil, güvenlik boyutunda da büyüyor.

ABD, United States Space Force ile uzayı resmî savaş alanı olarak konumlandırdı.

Çin ve Rusya’nın uydu karşıtı (ASAT) silah testleri Batı’yı alarma geçirdi.

Alçak Dünya yörüngesinde mega uydu takımyıldızları, hem iletişim hem istihbarat üstünlüğü sağlıyor.

Uzmanlar, uzayın “kritik altyapı alanı” haline geldiğini ve gelecekteki çatışmaların yörüngesel sistemlere bağımlı olacağını belirtiyor.

Ticari uzay ekonomisi büyüyor

Küresel uzay ekonomisinin trilyon dolarlık hacme ilerlediği hesaplanıyor. Fırlatma hizmetleri, uydu interneti, derin uzay madenciliği ve turizm rekabetin yeni cephelerini oluşturuyor.

ABD merkezli şirketler pazarda önde görünse de Çin, Hindistan ve Avrupa’nın agresif devlet teşvikleri dengeleri değiştirebilecek potansiyel taşıyor.