Yapay zekanın derlediği verilere göre, yaşam kalitesi, çevresel faktörler, nüfus yoğunluğu ve sosyal yaşam verilerini dikkate alarak yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin en huzurlu 10 şehrini şöyle açıkladı.
Diyarbakır, yapay zekanın verilerine göre Türkiye'nin huzurlu ilk 10 şehri arasında yer almadı.
İşte Türkiye’de huzurlu bir yaşam denince ilk akla gelen 10 şehir:
1. Muğla
Ege ve Akdeniz’in kesişim noktasında yer alan Muğla; temiz havası, doğal koyları ve sakin yaşam tarzıyla listenin zirvesinde yer alıyor. Bodrum ve Marmaris gibi turistik ilçelerine rağmen merkez ve kırsal bölgelerde huzurlu yaşam korunuyor.
2. Artvin
Yeşilin her tonunu barındıran Artvin, düşük nüfus yoğunluğu ve güçlü doğa ile iç içe yaşam imkânı sayesinde özellikle stresli şehir hayatından kaçmak isteyenlerin gözdesi.
3. Sinop
Türkiye’nin en mutlu şehirleri arasında sıkça yer alan Sinop, Karadeniz’in sakin yapısı, düşük suç oranı ve yavaş yaşam temposuyla dikkat çekiyor.
4. Aydın
Ilıman iklimi, tarımsal üretimi ve sakin ilçeleriyle Aydın, huzurlu ve dengeli bir yaşam arayanlar için öne çıkıyor.
5. Çanakkale
Tarihi dokusu, denizi ve sakin şehir yapısıyla Çanakkale, özellikle emeklilerin tercih ettiği huzurlu şehirler arasında yer alıyor.
6. Isparta
“Güller Diyarı” olarak bilinen Isparta; temiz çevresi, güvenli yaşam koşulları ve sakin sosyal hayatıyla huzur arayanların listesinde üst sıralarda bulunuyor.
7. Rize
Doğayla iç içe yaşamı sevenler için Rize, yaylaları, yeşil alanları ve görece sakin şehir yapısıyla huzurlu bir alternatif sunuyor.
8. Bolu
İstanbul ve Ankara’ya yakın olmasına rağmen doğasını korumayı başaran Bolu, gölleri ve ormanlarıyla stres seviyesini düşüren şehirler arasında gösteriliyor.
9. Burdur
Sessiz, sakin ve düşük yaşam maliyetine sahip Burdur; huzurlu bir şehir hayatı isteyenler için öne çıkan illerden biri.
10. Seferihisar (İzmir)
Türkiye’nin ilk Cittaslow (Sakin Şehir) unvanına sahip ilçesi olan Seferihisar, yavaş yaşam felsefesini benimseyen yapısıyla huzurun simgesi olarak kabul ediliyor.
Uzmanlar, “huzurlu şehir” kavramının kişisel beklentilere göre değişebileceğini belirterek; doğa, iş olanakları, sosyal çevre ve ekonomik koşulların da tercihleri etkilediğini vurguluyor.