TIBB-I NEBEVÎ VE BAL

Abone Ol

Hayatın idamesi, ibadetin devamı ve yaşamsal faaliyet olarak dinimiz beslenmeyi bize emir bir ibadet nazarı ile sunmaktadır. "Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz" ayetinde üç emir verilmekte yemeyi, içmeyi ve israf etmemeyi buyurmaktadır.

Bal, İslam geleneğinde hem besin hem de şifa vesilesi olarak öne çıkar. Tıbb-ı Nebevî'de bal, Kur'an-ı Kerim ve hadislerde övülen doğal gıdalardan biridir. Kur'an-ı Kerim'de bal "Rabbin bal arısına vahyetti... Onların karınlarından çeşitli renklerde bir şerbet (bal) çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir topluluk için ibret vardır." (Nahl 68-69) Bu ayette balın "insanlar için şifa" olduğu bildirilir. İslam âlimleri bunu, balın pek çok hastalığa faydalı olabileceği belirtmişlerdir.

Peygamber Efendimizin (sallallahu alleyhi vessellem) "Şifa üç şeydedir: Bal şerbeti içmek, hacamat yaptırmak ve dağlama. Fakat ben ümmetimi dağlamaktan men ederim." Hadisi şerifi de balın faydasını bizlere buyurmaktadır.

Bal dünyada bulunan ve 3.000 yıl bozulmayan bir gıdadır. İçeriği bakımından her türlü bakteri, virüs veya mantarların üremesini engelleyen maddelerin bulunduğu bilimsel olarak tespit edilmiştir. Ayette geçen bal arısının bunu ilahi bir ferman olarak yaptığı ve bal arısının ürettiği tüm gıdaların birer şifa kaynağı olduğu ile ilgili birçok bilimsel araştırmalar mevcuttur. Tıp dilinde apiterapi diye adlandırılan tedavi yöntemi birçok hastalığa şifa kaynağı olduğu artık aşikardır. Bir çok ülkede bal, polen, propolis, arı sütü, arı ekmeği gibi direk arı üretimi olan besin kaynaklarının yanında arı kovanının havası bile akciğer ve vücut için birer şifa kaynağına dönüşmüş durumdadır. Hatta birçok ülkede ve ülkemizde de uygulamaya konulan arı zehri tedavide kullanılmaya başlanmış ve Sağlık Bakanlığı bununla ilgili izinler alınmak suretiyle birçok hastalığa yardımcı tedavi izinleri vermektedir. Geleneksel tıp uygulamaları (GETAT) kapsamında ülkemizde Apiterapi merkezlerinde tedaviler yapılmaktadır. Astım, bronşit, gibi solunum hastalıklarının yanında, romatizma, hatta kanser tedavisine yardımcı olmak üzere bağışıklığı güçlendirme, yaraların iyileşmesine katkı sağlama, Sindirim sistemini destekleme, Antioksidan ve antibakteriyel özellikleri gibi alanlarda arı ürünleri kullanılmaktadır.

Tıbb-ı Nebevî'nin temel yaklaşımı; helal ve temiz gıdalarla beslenmek, ölçülü yemek, korunmayı öncelemek ve hastalık durumunda hem dua etmek hem de uygun tedaviye başvurmaktır. Bu çerçevede bal, Allah'ın insanlara sunduğu kıymetli nimetlerden ve şifa vesilelerinden biri olarak kabul edilir. Rabbimizin vahiy ettiği Kur'an'ın bir suresine isminin verildiği arı bize doğadan çiçeklerden topladığı şifa kaynağını sunmakta, bunu Rabbinin izniyle yapmaktadır. Doğal ortamı ayakta tutan bu küçücük canlılar büyük hizmetler yapmakta, hatta arıların yok olmasıyla yeryüzünde insanların yok olabileceği ile ilgili bilimsel teoriler de dile getirilmektedir. Bütün bu bilgiler ibret alan için Rabbimizin azametinin delilidir.

Sağlıkla kalın sağlıcakla kalın…