TCK 158 MAĞDURLARI (!)

Abone Ol

Son zamanlarda belki de hepimizin çevresinde duyduğu bir mesele var gündemimizde: IBAN kullandırtanlar başka bir deyişle TCK 158 mağdurları. Peki TCK 158 nedir, bu kavram neyi anlatmaktadır ?

Türk Ceza Kanununun 158.maddesinde dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. Özellikle yazımızın gayesini oluşturan asıl fıkra ise "Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle" bu suçun işlenmesidir. Peki ortada bir suç varsa bu mağdur olanlar kimdir?

Mesela Ahmet isminde bir şahıs internet üzerinden şüpheli bir sitede araba yedek parçası satın almak için verilen IBAN'a parayı gönderdi. Ancak aradan geçen süreye rağmen ne yedek parça geldi ne de bir daha iletişime geçtiği şahsa ulaşamadı. Dolandırıldığını anlayan Ahmet, adliyeye gidip suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Ahmet'in para gönderdiği IBAN sahibi olan Cemil dosyaya şüpheli olarak eklendi. Cemil ifadesinde banka hesabını -IBAN'ını- mahalleden arkadaşı olan Kemal'a verdiğini ve banka hesabını onun kullandığını beyan etti. Kemal ise şüpheli olarak verdiği beyanında Cemil'i tanıdığını ancak hesabını kullanmadığını beyan etti. Yargılama sonucunda ise banka hesabındaki hesap hareketinden ötürü suçlu bulunan Cemil üç yıl ile on yıl arasında bir cezayla karşı karşıya kaldı. (Genellikle 4 yıl ceza almaktadırlar) Burada hem gerçek manasıyla Ahmet mağdur oldu hem de Cemil ceza almak suretiyle mağdur oldu.

Türkiye'de özellikle gençlerin sosyal medya üzerinden daha kolay ve zahmetsiz bir şekilde para kazanmaya çalıştıkları bilinen bir gerçektir. Bunu bilen çoğu kötü niyetli insanlar genellikle sosyal medya araçları üzerinden (Instagram, Telegram vs.) ilan vererek, belli bir ücret karşılığı insanların banka hesaplarını kullanmak istemektedir. Bu ilana denk gelen çoğu kişi ise "bundan ne zarar gelebilir" düşüncesiyle hareket ederek, belirli bir ücret karşılığında kendi adlarına birden fazla banka hesabı açıp, bu hesapları ilan sahibi kötü niyetli insanlara vermektedirler. (Belirtmekte fayda var ki birtakım insanlar ise bilerek ve sonuçlarını ön görerek banka hesaplarını kullandırtmaktadırlar. Bu tür insanların herhangi bir şekilde mağdur olduğunu söylemek mümkün değildir) Banka hesaplarını verdikten sonra ise çoğu zaman bu hesaplarda neler olduğunu bilmezler. Ancak ifadeye çağrıldıkları zaman durumun vahametini kavrarlar. O zaman da iş işten geçmiş olacaktır. İşte bu ve buna benzer banka hesaplarının kullandırılması suretiyle dolandırıcılık suçlarının işlenmesi adliyede dosya sayısını arttırmaktan ziyade artık toplumsal bir mesele haline gelmiştir. Burada hem gerçek manasıyla dolandırıcılık suçunun "gerçek" mağduru olan vatandaşlar bulunmakta hem de banka hesabını kullandırtarak ceza alan ve mağdur (!) olan insanlar bulunmaktadır. Peki TCK 158 mağduru olmamak için ne yapmak lazım?

Günümüzde banka hesapları kullanılmak suretiyle sadece dolandırıcılık suçu değil bunun yanı sıra yasa dışı bahse aracılık, terörizmin finansmanı ve başkaca suçlar da işlenmektedir. Kendimizi söz konusu suçlardan korumak için ilk olarak banka hesaplarımızı sadece kendimiz kullanmalıyız. Hiçbir surette ve ne olursa olsun banka hesaplarımızı başkalarıyla paylaşmamalıyız. Hesabımıza gelen her paranın ne için geldiğini bilmeliyiz. Hesabımıza gelen ancak kaynağını bilmediğimiz paraları ise mutlaka bankaya haber verip iade etmeliyiz. Mümkünse hesabımıza gelen her para için açıklama yazılmasını talep etmeliyiz. Göndereceğimiz her para için de mutlaka açıklamasını yazmalıyız. Banka hesapları üzerinden şüpheli şahıs/şirketlere para göndermemeliyiz, göndereceksek de gerekçesini açıklamaya mutlaka yazmalıyız. Mecburi bir şekilde başka bir işte banka hesabınız kullanılacak ise bu durum mutlaka yazılı bir metin ile ortaya konulmalıdır.

Kanaatimizce toplumda bu konuda yeteri kadar bilinç oluştuktan sonra hem yargıdaki dosya sayısını azaltmak hem de gerçek manasıyla mağdur olan vatandaşların mağduriyetlerini giderebilmek adına; TCK 158 kapsamında, belirli bir tarihe kadar işlenen suçlar için mağdurların zararının giderilmesi halinde dosyada düşme kararı verilmesi yerinde olacaktır. Nitekim günümüzde mağdurların zararının giderilmesi halinde sadece cezada belli oranlarda indirim yapılmakta ve neticesinde sanıklar yine ceza almaktadır. Bundan dolayı çoğu sanık zararı giderme konusuna şüpheci yaklaşmaktadır. Ancak düşme kararı uygulamaya geçirilirse sanıklar açısından zararın tamamen karşılanması yönünde bir çaba harcama gayesi oluşacak ve neticesinde yargıda büyük bir iş yükü azalmış olacaktır.