SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK

Abone Ol

Son dönemde çocuklar arasında suça karışmanın tanınırlık kazanma aracına dönüşmesi, suç işlemenin bir popülerite haline gelmesi ve özellikle suç örgütlerinin çocukları kullanmasıyla beraber Türkiye kamuoyunda en sık tartışılan kavramlardan biri "suça sürüklenen çocuk" olmuştur. Bu yazımızda çocuk kavramı, çocukların cezai sorumluluğu ve yasama erkinin neden "suça sürüklenen" kavramını kullandığı üzerinde duracağız.

Suça Sürüklenen Çocuk Kavramı

Türkiye'nin 1990 yılında imzalayıp 1995 yılında onayladığı Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre 18 yaşını doldurmamış her birey çocuktur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 6/1-c maddesinde de 18 yaşını doldurmamış her bireyin çocuk olduğu belirtilmektedir. "Suça sürüklenen çocuk" kavramı Çocuk Koruma Kanununun 3.maddesinde "kanunda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuktur" şeklinde tanımlanmıştır.

Çocukların kötü bir birey olarak yetişmesi aslında toplumsal bir problemdir. Çocuğun doğuştan suç işlemeyi bilerek dünyaya gelmiş olması mümkün değildir. Suç sonradan öğrenilen bir şeydir yani aslında suç mirastır. Adoplhe Quetelet'e göre suçun temel sebebi kişinin çevresidir. Bir bakıma "Suçu cemiyet hazırlar, fert işler" sözü suça sürüklenen çocuklar için yapılmış en uygun tanımlardan birisidir. (Halil Selçuk Kandemir, "Suça Sürüklenen Çocuk Kavramı ve Uygulama Üzerine", dergipark, Erişim Tarihi: 12.02.2026) İşte yasama erkinin de bu kavramı kullanmasının altında yatan anlayış çocukların davranışlarının çoğu zaman çevresel etkenler sonucu ortaya çıktığı ve çocukların suça itildiği anlayışıdır.

Çocukların Cezai Sorumluluğu

Kanunlarda çocuklara hem yargılama da hem de infaz aşamasında çocuğun üstün yararı gözetilerek birtakım ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu ayrıcalıklar cezasızlık manasına gelmemekte sadece çocuk olmayan şahıslara göre daha lehe bir düzenleme içermektedir. Suç örgütlerinin özellikle çocukları kullanmasının altında yatan sebep de çocuklara özgü ayrıcalıkları kullanmak istemeleridir. Peki çocuklara tanınan bu ayrıcalıklar nelerdir?

Türk Ceza Kanunun 31.maddesinde yaş küçüklüğü düzenlenmiştir. Maddeye göre yaş küçüklüğü cezada indirim sebebi olarak kabul edilmiştir. Buna göre;

0-12 yaş arası çocukların cezai sorumlulukları bulunmamaktadır. Ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.

12-15 yaş arası çocuklarda; işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olmayanların cezai sorumluluğu bulunmamaktadır. Ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. İşledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olanlar ise alacakları cezada kanunda belirlenen sınırlar çerçevesinde indirim almaktadır.

15-18 yaş arası çocuklarda; cezai sorumlulukları bulunmakla beraber kanunda belirlenen sınırlar çerçevesinde cezasında indirim almaktadır.

Çocuk Koruma Kanunun 21.maddesinde "Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemeyeceği" hükmü yer almaktadır.

Söz konusu indirimler dışında çocukların yargılanması ve infazına ilişkin ilgili kanunlarda daha fazla lehe düzenlenme yer almaktadır. Ancak yazımızda özellikle suç örgütlerinin suça sürüklenen çocukları neden kullandığına ilişkin maddelere yer verilmiştir. Belirtmek gerekir ki günümüzde çocuklar; sosyal medya, ekonomik şartlar, bilinç eksikliği ve aidiyet yoksunluğu gibi sebeplerle artık suça sürüklenmekten ziyade suçla özdeşleşmiş durumdadırlar. Bu durum toplumda adalete olan güven duygusunu sarsmakta ve cezasızlık algısı yaratmaktadır.