Batman'da İLKHA muhabirine konuşan şeker üretim tesisi işletmecisi Veysel Gözkeser, şeker fiyatlarında son iki yılda yaşanan artışın üreticiler, toptancılar ve vatandaşlar üzerindeki etkisini değerlendirdi.
Artan maliyetlerin doğrudan satış fiyatlarına yansıdığını belirten Gözkeser, özellikle yerel marketlerin bazı ürünleri üreticilerin alış fiyatından daha düşük fiyata satmasının üreticilerin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini ifade etti.
Gözkeser, şeker fiyatlarındaki yükselişin yalnızca üreticileri değil, ürünün satış ve dağıtım sürecinde yer alan toptancıları ve son tüketiciyi de etkilediğine dikkat çekti.
Özellikle artan maliyetler nedeniyle üreticilerin satış gücünün azaldığını belirten Gözkeser, bazı marketlerin şekeri üreticilerin alış fiyatından daha düşük fiyatlarla satışa sunmasının sektörde rekabet sorununa yol açtığını ifade etti.
Şekerin temel tüketim ürünlerinden biri olduğuna vurgu yapan Gözkeser, fiyatların vatandaşın alım gücünü zorlamayacak seviyelere çekilmesi için üreticilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini söyledi.
'Şeker fiyatlarında son iki yılda yüzde 38,5 artış'
Veysel Gözkeser
Şeker fiyatlarında yaşanan artışın hem üreticinin hem de vatandaşın alım gücünü olumsuz etkilediğini belirten Gözkeser, maliyetlerdeki yükselişin sektörde faaliyet gösteren tüm kesimlere yansıdığını söyledi.
Gözkeser 'Şeker fiyatlarında son iki yıl boyunca ortalama yüzde 38,5 gibi bir artış oldu. Bunu enflasyonla ilgili bir öngörümüz olarak değerlendirebiliriz. Çünkü hem şekerden oldu hem de çayda böyle bir artış oldu. Böyle olduğu zaman da hem bizim hem de milletin alım gücü düşüyor. Çünkü kendimiz bir üretim yeri olduğumuz için ister istemez hem toptancı hem de yerel halk bu durumdan etkileniyor. Şöyle söyleyeyim: Bir kamyon şeker, örneğin 1 milyon 100 bin tutacaksa 1 milyon 200 bin tutuyor yaklaşık. Yani yüzde 15 paramız eriyor o şekilde.' dedi.
'Artan maliyetler vatandaşın alım gücünü düşürüyor'
Maliyetlerde yaşanan artışların satış fiyatlarına yansımak zorunda kaldığını ifade eden Gözkeser 'Tabii, ister istemez fiyatını üstüne atıyoruz. Maliyet artınca onların da alım gücü azalıyor bu şekilde. Gidişat, yani hâlen artma durumu var. Çünkü tam istediğimiz seviyede değil. Kiloluk şeker ortalama 45-47 civarında. Beş kiloluk için mesela şöyle söyleyeyim: Marketlerle, özellikle yerel marketlerle yarışamıyoruz. Kendi aldığımız fiyattan daha uyguna veriyorlar. Öyle olunca biz onlarla rekabet edemiyoruz tabii ki. Hatta onlardan gidip alsak daha kârlıyız, öyle söyleyeyim. Satış gücümüz düşüyor. Bizim kendi ürün verdiğimiz toptancılar bile gidip onlardan alıyor. Tüm imkânları, hemen hemen normal bir fabrikadan alınacak fiyattan daha iyi.' ifadelerini kullandı.
'Şeker beş temel üründen biri'
Şekerin günlük yaşamda yaygın şekilde kullanılan temel ürünlerden biri olduğunu vurgulayan Gözkeser, ürünün pastanelerden kahvehanelere, oradan da hanelere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu söyledi.
Gözkeser 'Tabii, beş temel üründen biri. Şeker her yerde kullanılan bir ürün. Pastaneden tutun kahvehane gruplarına kadar, yani evimize kadar giren bir ürün olduğu için önemli bir şey. Yani fiyatı şöyle söyleyeyim: Üreticiye bir destek vermeleri lazım. Çünkü marketten gidip şekeri oradan alacak değilim. Her marketin fiyatı da birbirini tutmuyor. Daha fazla vadeli şeker açılabilir ya da iskontolar uygulanabilir. Üreticiye bir destek çıkılabilir. Bu şekilde vatandaş daha uygun fiyata şeker alabilir. Yani bize bir destek çıkmaları lazım. Böylece vatandaş daha uygun fiyata şeker alabilir. Her markette uygun fiyata şeker alınamıyor.' şeklinde konuştu.
Gözkeser, üreticilere sağlanacak desteklerin maliyetlerin azaltılmasına ve vatandaşın şekere daha uygun fiyatlarla ulaşmasına katkı sağlayacağını belirterek, sektördeki fiyat baskısının hafifletilmesi gerektiğini kaydetti.