SAĞLIK VE TIBB-I NEBEVİ

Abone Ol

Geçen yazımızda sağlığın tanımını yapmıştık. Sağlığın tanımında sağlığın sadece bedenen değil ruhen ve sosyal iyilik hali olduğunu yazmıştık. Sağlığın tüm kurumlarca kabul edilen bu tanımında bedenin iyi olması sağlıklı olduğu anlamı taşımaz. Ruh halinin ve sosyal halinin de iyi olması lazım gelir. İşte sağlığın bu üç halinin iyi olması sadece ilaç, hastane, serum, vs. araçlarla yalnız başına olmaz. Bunların yanında inanç, itikad, toplumsal iyilik gibi ruha hitap eden, iyilik halleri de olması lazımdır. Medeniyetimizin ve inancımızın önemi burada ortaya çıkmaktadır.

İslam medeniyetinde sağlık anlayışı, Tıbb-ı Nebevi olarak adlandırılan ve Hazreti Peygamber'in (Sallallahu Aleyhi Vesellem) sözleri, uygulamaları ve tavsiyeleriyle şekillenen tasavvurun adıdır. Bu anlayış, hastalığı yalnızca bedensel bir bozulma olarak değil, insanın hayat düzeniyle yakından ilişkili bir sonuç olarak ele alır.

Tıbb-ı Nebevi'nin temelinde koruyucu hekimlik vardır. Sağlığın, sağlıklı olmanın ruhsal ve toplumsal iyilik yanını tamamlar. Tıbb-Nebevi'nin tedavi için önerdiği birçok kural ve kaide vardır. "Mideniz hastalıkların evidir, perhiz ise ilacın başıdır" hadisi, bugün modern tıbbın da sıkça vurguladığı perhiz ve sağlıklı beslenme ilkesini özetler niteliktedir. Abdest ve gusül gibi günlük ve düzenli temizlik alışkanlıkları, yalnızca ibadet için değil, aynı zamanda hijyen için de önemli birer uygulamadır. Nitekim "Temizlik imanın yarısıdır" hadisi, sağlığın inançla ne kadar iç içe olduğunu gösterir.

Tıbb-ı Nebevi'de doğal gıdalar ve şifa kaynakları özel bir yere sahiptir. Bal, çörek otu, hurma ve zeytinyağı gibi besinler hem besleyici hem de tedavi edici özellikleriyle öne çıkar. Özellikle "Çörek otunda ölümden başka her derde deva vardır" hadisi, Tıbb-ı Nebevi'nin ruhsal ve toplumsal iyilik halinin yanında bedenin tedavisine yönelik hem maddi hem de manevi bir reçete hükmündedir. Bugün bu gıdaların pek çoğu bilimsel araştırmalarla da desteklenmektedir.

Sonuç olarak sağlık konusunda dinimizin emirlerini ve tavsiyelerini içeren Tıbb-ı Nebevi, ahlaki, ruhsal ve yaşam tarzına dayalı bir sağlık rehberimiz olmalıdır. Bugün teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, sağlıklı bir hayat için ölçü, denge, temizlik ve ruh huzuru vazgeçilmezdir. Belki de asıl, "Hastalanmadan önce sağlığın kıymetini bilmek" ilkesini benimsemeliyiz.

Sağlık, sadece tedaviyle değil; bilinçle, ahlakla ve yaşam tarzıyla korunur. İşte Tıbb-ı Nebevi bize tam da bunu hatırlatır.

Sağlıkla kalın. Sağlıcakla kalın.