Bartın Üniversitesi Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Erkartal yürütücülüğünde hazırlanan çalışma, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından yürütülen TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında destek almaya hak kazandı.
Erkartal, günümüzde savunma sanayii, havacılık, uzay teknolojileri, enerji sistemleri ve haberleşme altyapıları gibi birçok ileri teknoloji alanında kullanılan sistemlerin hem yüksek sıcaklıklara maruz kaldığını hem de yoğun elektromanyetik dalga etkileşimi altında çalıştığını ifade etti.
Bu durumun elektronik sistemlerde parazit, sinyal karışması ve performans kaybı gibi sorunlara yol açabildiğini aktaran Erkartal, başlatılan projenin bu sorunlara yönelik yeni bir malzeme geliştirmeyi amaçladığını söyledi.
Proje kapsamında gözenekli ve oldukça hafif bir yapıya sahip aerojel malzemeler tasarlanacak. Cam benzeri bir yapıya sahip olan bu malzemelerin, çevrede bulunan elektromanyetik dalgaları tutarak soğurması hedefleniyor. Proje yürütücüsü Erkartal, elektromanyetik dalgaların günlük yaşamda görülmese de pek çok cihazdan yayıldığını belirterek bu durumu, basit bir örnekle şöyle açıkladı:
“Sokaktan çok gürültülü bir araç geçtiğinde pencereyi kapattığınızda o sesi daha az duyarsınız. Bizim geliştirmeye çalıştığımız malzemeler de benzer şekilde, çevrede bulunan elektromanyetik dalgaları tutarak etkisini azaltmayı amaçlıyor.”
Doç. Dr. Mustafa Erkartal
“Elektromanyetik dalgaları etkili biçimde soğurabilecek”
Telefonlar, kablosuz ağ sistemleri ve birçok elektronik cihaz tarafından yayılan elektromanyetik dalgalar gözle görülmese de çevrede sürekli bulunduğunu dile getiren Erkartal, geliştirilecek malzemelerin bu dalgaların kontrol altına alınmasına yardımcı olabilecek yeni bir teknoloji alternatifi sunmasının amaçladığını kaydetti.
Çalışma kapsamında polimer türevli seramik yapılar ile metal-organik yapıların (MOF) türevlerinden elde edilen nanomalzemeler bir araya getirilerek hibrit aerojel sistemleri geliştirilecek. Bu sayede hem yüksek sıcaklıklara dayanabilen hem de elektromanyetik dalgaları etkili biçimde soğurabilen çok işlevli bir malzeme ortaya çıkarılması planlanıyor.
Geliştirilecek hibrit aerojelin savunma ve havacılık sistemlerinde radar izinin azaltılmasına katkı sunmasının yanı sıra elektronik cihazların elektromanyetik parazite karşı korunmasını sağlaması, yüksek güçlü sistemlerde daha güvenli çalışma ortamı oluşturması ve enerji ile uzay teknolojilerinde yüksek sıcaklık koşullarına karşı dayanım sağlaması öngörülüyor.
“Radar izini azaltabilecek”
Elektromanyetik dalga soğurma teknolojilerinin en önemli uygulama alanlarından biri savunma sistemleri olarak öne çıkıyor. Özellikle radar teknolojilerinde elektromanyetik dalgaların kontrol edilmesi ve radar izinin azaltılması büyük önem taşıyor.
Doç. Dr. Erkartal, geliştirilecek malzemelerin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, “Radar teknolojilerinin yoğun kullanıldığı savunma sistemlerinde elektromanyetik dalgaların soğurulması büyük önem taşıyor. Bu malzemeler radar izinin azaltılması gibi kritik alanlarda kullanılabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Projenin aynı zamanda sivil kullanım alanlarına da katkı sunması bekleniyor. Elektromanyetik dalgaların elektronik cihazlar üzerindeki etkilerinin azaltılması ve daha güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması da araştırmanın hedefleri arasında yer alıyor. Bu yönüyle çalışmanın, Türkiye’nin savunma ve ileri teknoloji alanındaki araştırma ve geliştirme çalışmalarına katkı sunabilecek alternatif malzeme çözümleri ortaya koyması amaçlanıyor.
Bu yönüyle çalışmanın, Yükseköğretim Kurulunun üniversitelerin araştırma ve geliştirme kapasitesini güçlendirmeye yönelik vizyonuna katkı sunması bekleniyor.