Güncel

POPÜLASYONİST KÖPEKLER!

Amed Haber Yazarlarından Mehmet Emin Akkılıç'ın, "Popülasyonist köpekler!" başlıklı makalesi.

Abone Ol

Sokak köpeği popülasyonunun yönetimi, günümüzde yalnızca bir hayvan hakları meselesi olmaktan çıkmıştır. Halk sağlığı, kamu güvenliği ve ekonomik çıkarların kesiştiği karmaşık bir toplumsal soruna dönüşmüştür.

Bu sorunu anlamak için sadece duygulara değil, kültürel kodlara, uluslararası uygulamalara ve ekonomik gerçeklere birlikte bakmak gerekir.

İslam ülkelerinde sokak köpeklerine yaklaşım dini öğretiler ile hijyen hassasiyeti arasında şekillenir.

İslam dini "susuz bir köpeğe yardım etmeyi" cennetle müjdeleyen bir şefkat dili geliştirirken, köpeğin salyasını necis / kirli kabul ederek ev içine girmesine ve doğrudan temasa mesafeli yaklaşır ve merhamet ile hijyen hassasiyeti arasında dengeyi sağlar.

İslami dini öğretiler hayvana şefkati teşvik ederken, pratik yaşamda mesafe korunur.

Ancak bazı İslam ülkelerinde kontrolsüz artışın yol açtığı güvenlik ve kuduz riskleri, son yıllarda daha farklı politikaları gündeme getirmiştir. Yani merhamet ile beraber çözüm modellerini de geliştirmişlerdir.

Avrupa ise bu sorunu duygusal değil, sistematik bir yaklaşımla ele almıştır. Mikroçip zorunluluğu, hayvanını terk edene ağır cezalar ve sıkı denetim mekanizmaları sayesinde sahipsiz hayvan üretimi büyük ölçüde engellenmiştir. Sokakta yaşayan köpek neredeyse yoktur, tespit edilen hayvanlar hızla barınak sistemine alınır. Bazı ülkelerde uygulanan ötenazi ise sistemin tıkanmasını önlemek için yasal bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu yaklaşım serttir, ancak kontrol üretmektedir.

Türkiye'de ise sorun tam olarak bu iki model arasında sıkışmış durumdadır. Türkiye'de 4-6 milyon sokak köpeği bulunduğu tahmin edilmektedir. Barınak kapasitesinin 100 bin civarında kalması, yapısal yetersizliği açıkça ortaya koymaktadır. Kısırlaştırma oranlarının düşük kalması ise popülasyon artışını hızlandırmaktadır.

2024'te yürürlüğe giren yasal düzenlemeler, belediyelere daha geniş yetkiler tanısa da maalesef belediyelerin uygulamadaki eksiklikleri, ideolojik bakışları ve toplumsal kutuplaşma yaklaşımları çözümü zorlaştırmaktadır.

Sorunun bir diğer boyutu ise ekonomik yapıdadır. Bu konuyu bir sonraki yazımızda ele alacağımız için detaylara girmiyorum.!

Ancak şimdilik şunu söyleyebilirim; burada kritik olan asıl sorun, "Siyonist Yahudilerle bağlantılı (hayvan yemi-mama üreticilerinin) ekonomik çıkar mekanizmalarının" kazanç için manipülasyonlarda bulunmalarıdır.

Öte yandan sokak köpeği sorununun insani boyutu da göz ardı edilemez.

Türkiye'de son yıllarda 2022-2026 içerisinde köpek saldırıları veya köpeklerin neden olduğu trafik kazaları sonucunda 50'nin üzerinde çocuk olmak üzere 125 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu süreçte binlerce kişi yaralanmış ve kuduz riskli temas sayısı -her yıl 500 bin civarında insanın hayvan ısırığı ve kuduz endişesi nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvurması- meselenin halk sağlığı boyutunu net biçimde ortaya koymaktadır.

En son geçtiğimiz günlerde, Van'ın Saray ilçesinde sahipsiz köpeklerin saldırdığı 5 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti, 10 yaşındaki çocuk yaralanmıştı.

Son yıllarda artan saldırılar, özellikle çocuklar ve yaşlılar üzerinde ciddi sonuçlar doğurmuştur. Fiziksel yaralanmaların ötesinde, bireylerde kalıcı travmalar, kamusal alan kullanımında kısıtlanma ve toplumsal huzursuzluk ortaya çıkmaktadır.

Hukuki açıdan bakıldığında ise, sahipsiz hayvanların neden olduğu zararlardan kamu otoritelerinin sorumlu tutulduğu açıktır. Özellikle belediyeler ve valiliklerin tedbirlerini en üst düzeyde tutması önemlidir.

Bu durum, sorunun artık yalnızca etik değil, aynı zamanda idari ve hukuki bir mesele olduğunu göstermektedir.

Türkiye, sokak köpeği meselesinde karar vermek zorundadır. Duygularla yönetilen, denetimsiz ve sürdürülemez bir yapı mı? Yoksa kontrollü, şeffaf ve uzun vadeli bir sistem mi?

Çözüm için; Barınak kapasitesinin artırılması, sokaklardaki hayvanların toplanması, kısırlaştırmanın sistematik hale getirilmesi, sahipli hayvan terk edenlere ve sahipli hayvanların insanlara zarar vermesine karşılık hayvanın sahibine ağır cezai yaptırımlar getirilmesi gerekmektedir.

Son olarak şunu söylemek istiyorum "Merhamet, Akıl ve Toplumsal Düzen" bu üç unsurun dengeli biçimde bir arada uygulanması ile sokak köpeği sorunu çözülecektir.