Evet, yazımızın başlığı "PAT" diye seçilmedi, çünkü uluslararası gelişmeler "pat" diye meydana gelmez!
Her gelişmenin mutlaka bir ön çalışması vardır, sebepler ve nedenler düşünülerek bir sonuca bağlanır.
Pakistan- Arabistan- Türkiye
Bu üç ülkenin baş harflerini yan yana getirdiğimizde, yazımızın başlığı da kendiliğinden ortaya çıkmış oluyor.
Geçen hafta varılan anlaşmaya göre, üç ülkeden birine yapılan saldırı diğer ülkelere de yapılmış kabul edilecek.
Burada sormak gerekiyor, Türkiye, önemli bir NATO üyesi olduğu halde neden böyle bir ittifaka ihtiyaç duydu?
Bu kararın NATO toplantısının ardından alınmış olması akıllarda ciddi soru işaretleri bırakıyor.!
İlk bakışta gayet olumlu bir adım gibi görünse de mesele irdelendiğinde, hiç de göründüğü kadar masum bir oluşum olmadığı anlaşılacaktır.
Türkiye'nin etrafında Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken ve israil, ABD'nin desteğiyle başta İran olmak üzere Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen'e saldırarak Orta Doğu'yu adeta bir savaş sahnesine çevirmişken bu adımın atılması, oldukça riskli ve yıkıcı sonuçlar doğurabilir.
Böylesi bir ateş çemberinin tam ortasındayken, Türkiye'nin taahhüt altına girdiği bu yeni ittifak, bizi doğrudan bölgesel vekalet savaşlarının bir parçası haline getirme riski taşımaktadır.
İran, ABD'nin Suudi Arabistan'da bulunan askeri üslerini bombalıyor, çünkü bu üsler İran'a yönelik saldırılarda kullanılıyor.
Öte yandan Arabistan Yemen'e saldırıyor, Yemen de bu saldırılara karşılık vererek Arabistan'ı hedef alıyor.
Türkiye'nin devlet aklıyla bu süreçte daha ferasetli davranması ve arabuluculuk görevini hakkıyla yerine getirmek için çabalamaya devam etmesi gerekiyor.
Oysa Türkiye, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda çok itidalli bir politika izlemiş, birbirine düşman olan iki ülkeye de eşit mesafede kalarak diplomatik ilişkilerini başarıyla muhafaza etmiştir.
Benzer şekilde, israil ve ABD'nin İran'a yönelik saldırganlığı karşısında da Türkiye'nin birtakım diplomatik girişimlerde bulunduğunu basından takip ediyoruz.
Ortada henüz fol yok yumurta yokken böyle bir anlaşmanın yapılması kime fayda sağlayacak?
israilin Türkiye'ye saldırma olasılığına karşı Pakistan ve Suudi Arabistan'ın Türkiye'ye yardıma koşacağını kim iddia edebilir?
Orta Doğu'daki hangi gelişme ABD'den bağımsız gerçekleşebilir ki?
ABD'nin israili koruma refleksini çok iyi okumak gerekir.
Bu anlaşmanın nihayetinde israile fayda sağlayacağını şimdiden görebiliyoruz.
Hatta bu ittifakın ilerleyen süreçte İran'ı iyice köşeye sıkıştıracak bir hamle olduğunu hep birlikte yaşayıp göreceğiz.
Keşke soykırımcı israil Filistin-Gazze'de katliam uygularken bu PAT ülkeleri, birlik için bir araya gelip anlaşma sağlasalardı.
Anlaşmanın yeri de çok düşündürücü gelmiyor mu?
Askeri ve teknolojik bakımdan daha güçlü olan Türkiye ve Pakistan'da değil de hatta Arabistan'ın başkenti Riyad'ta değil de her ne hikmetse anlaşmayı kutsal belde Mekke'de imzaladılar.
Anlaşmaya kutsallık mı sağlamak istiyorlar?
Tarihsel süreçte ABD endeksli politikalar izleyen Arabistan yönetimi ile nükleer güç unsuru olan Pakistan'ın yapısal farklılıkları, bu ittifakın kalıcılığını ve samimiyetini zaten en başından gölgelemektedir.
Maalesef Orta Doğu'da İran, Lübnan ve Yemen dışında ABD ile israilin emir ve isteklerine boyun eğmeyen ülke kalmadı.
Bu kararın NATO toplantısının ardından alınmış olması akıllarda ciddi soru işaretleri bırakıyor.!
Her üç ülkenin de ABD ile ilişkilerinin en üst seviyede olduğu düşünüldüğünde, bu ittifakın Amerika'dan bağımsız yapıldığını kimse iddia edemez.
Bugün bölgede "Amerika'nın onaylamayacağı hamleleri ancak ve sadece İran yapabilmektedir."
Tam da bu yüzden, söz konusu üçlü anlaşmaya İran ve Mısır'ın dahil edilmemesi, hepimizin aklına gelen ilk soru oldu.
Bu ittifak, Orta Doğu sahnesinde sadece güçlü aktörlerin çıkarlarına hizmet eden bir vitrin projesi olarak mı kalacak? Hep birlikte göreceğiz
Yazımızı oldukça masum bir soruyla tamamlayalım:
Kasım 1988'de Filistin'i resmi bir devlet olarak tanıyan Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın kurduğu bu ittifaka Filistin Devleti,
"Ben de bu birliğe dahil olmak istiyorum"
derse, onu aralarına kabul edecekler mi?